Dr. Girayalp Karakuş

Dr. Girayalp Karakuş

Yanlış Anlaşılan Pro-Aktif Dış Politika Anlayışı

AKP, 22 yıldır Türkiye siyasetinin marka değeri en yüksek partisi olma özelliğine sahiptir. Kendilerini muhafazakâr-demokrat bir parti olarak niteleseler de aslında 2000’li yılların sonlarından itibaren otoriterleşmeye başlayan bir siyasi partiden bahsediyoruz. Bu değişimde yasama, yürütme ve yargıda tek söz sahibi olmalarının da etkisi vardır. Günümüzde AKP iktidarı demokrat bir çizgiden ziyade muhafazakâr bir parti görünümü aldığı söylenebilir. Parti kültürel kodlarının da etkisi ile Ortadoğu’ya özel bir önem atfetmektedir. Dindar olmak, Pan-İslamist bir söylem benimsemek ve Kur’an’dan referanslar vererek siyaset meydanlarında konuşmak iktidara göre Ortadoğu’da başat faktör olmak için yeterlidir. AKP’liler Mısır’da etkili olabilmek için Seyid Kutub’u okumanın yeterli olacağını sanıyor. Ayrıca AKP’liler Osmanlı’nın bölgedeki eski konumuna özlem duymaktadırlar. Oysa bunlar bir fantazmadır. Çünkü Araplar Osmanlı Devleti’ni bizim gibi iyi yad etmemektedirler. Onlara göre; geri kalmışlıklarının en önemli sebeplerinden birisi Osmanlı egemenliğinde kalmalarıdır. A priori olarak Osmanlı emperyalist bir devletti. Yani Arap dünyası Osmanlı’nın dirilmesini istediği beklentisi hayalden ibarettir. Ortadoğu’nun sorunları karmaşıktır. Bu bölgede taraf olmak diğer onlarca mezhebi veya etnik kökeni karşına almak demektir. (1)

            Türkiye’nin büyük bir bölümü mezhepsel olarak Sünni/Hanefidir. Türkiye; Suriye, Lübnan ve İran’da mezhepsel retoriğini (Hanefi) kullandığında ne derece başarı kazanabilir? Somutun zenginliğinde soyutlamak gerekirse Türk dış politikasının sorunlara mezhepsel açıdan yaklaşması doğru değildir. 21. yüzyılda İran bile dış politika ilkelerini bu ilkeye göre odaklamamaktadır. Örneğin; Ermenistan-Azerbaycan Savaşı’nda İran ile Azerbaycan aynı mezhepten olmasına rağmen İran Devleti Ermenistan’ı desteklemiştir. Çünkü reel-politiği bunu gerektirmektedir. Azerbaycan bizim kardeş ülkemiz olmasından dolayı her ne kadar bu duruma sitem etsek de İran Devleti Azerbaycan’ın güçlenmesini kendisine tehdit olarak gördüğü için böyle bir politika izlemektedir.  AKP, Arap milliyetçiliğini de tanımamaktadır. Araplar, kendi aralarında onca soruna rağmen Türkiye bu olaylara müdahale ettiğinde birbirlerini desteklemektedirler. Hiçbir Arap ülkesi Türkiye’nin taraf olmasını istememektedir. Örneğin; Arap Birliği Türkiye’nin Rakka’dan çıkmasını oy birliği ile kabul etmişti. Aramızın iyi olduğu Katar ve Suudi Arabistan’da bu karara destek vermiştir. (2)

            Türkiye’nin yapması gereken Ortadoğu’daki sorunlarda taraf olmaması ve yeni dış politika paradigmaları ortaya koyabilmesidir. Örneğin; Avrasya coğrafyası dünyadaki toplam gayrisafi milli hasılaların yüzde 60’ını, enerji kaynaklarının ¾’ünü bünyesinde barındırmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri bile jeopolitik çekim merkezi olarak Avrasya’yı kendisine yakın görmektedir. Rusya, Çin, İran ve Orta Asya ülkeleri bir ittifak yapar ve Ortadoğu’da denetim sağlarsa bu durum ABD’nin sonunu getirecektir. (3) ABD bu durumu iyi analiz ettiği için Avrasya’ya önem vermektedir.  Ancak Rusya, Çin, İran ve Orta Asya ülkelerinin de bir handikapı vardır. Bu ülkelerde demokratik kurumsallaşma ve hukukun üstünlüğü tam olarak tesis edilememiştir. Dolayısıyla Türkiye demokratikleşme serüveni açısından Batı’nın görece iyi demokrasi anlayışından kopmamalıdır. Ama Türkiye Devleti’de hiçbir ülkenin havuç-sopa stratejisi ile kendilerine yaklaşmasına izin vermemelidir. İsmet İnönü 1964 yılında kendisine küstah ifadelerle dolu bir mektup yollayan Başkan Johnson'a cevabında; "Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur" demişti. (4) Evet Türkiye ülke çıkarları doğrultusunda alternatif bloklara yönelebilir. En azından bunu koz olarak da kullanabilir. Çünkü Türkiye jeopolitik ve jeostratejik açıdan başka ülkelere benzemeyecek kadar önemli bir ülkedir.

Kaynakça

  1. Barış Doster, Yönünü Arayan Türkiye, Halk Kitabevi, İstanbul, 2017, s. 112.   
  2. Doster, age, s. 113.
  3. Soner Polat, Türkiye İçin Jeopolitik Rota, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2020, s. 89.
  4. https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/yeni-bir-dunya-kurulur-ve-orada-yerimizi-aliriz/674667 Son Erişim Tarihi: 28.06.2024.

Önceki ve Sonraki Yazılar