Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

Erzurum'daki saldırı İmamoğlu'na değil, seçime, demokrasiye saldırıdır

                           

Eyvah ki eyvahlar olsun, aylardır ‘konuşulan, beklenen’ saldırı bütün Türkiye’nin gözü önünde gerçekleşti. Allahtan hem Ekrem İmamoğlu’nun sağduyulu tavrı, hem de Erzurum meydanında ellerinde Türk bayraklarıyla toplanmış olan kalabalığın sağduyusu olayların büyümesinin, ölümcül olayların yaşanmasının önüne geçti.

Erzurum’da olmasa başka bir ilde olacaktı. Çünkü aylardır ne konuşuluyor ‘iktidar seçimi kaybedeceğini anlarsa 2015 Haziran Kasım arasında yaşanan terör benzeri olaylar tekrar yaşanır.’ Yapılan tüm kamuoyu araştırmalarının hepsinde Erdoğan birinci çıkmadığı gibi, cumhur ittifakı da Meclis çoğunluğunu elde edemiyor. Aman son haftaya dikkat, deniyordu. Beklenen oldu, son haftaya girmeden saldırı sesleri Pazar günü Erzurum’dan geldi.

 EKREM İMAMOĞLU’NA YAPILAN SALDIRIYA GÖZ MÜ YUMULDU?

İmamoğlu yönetenlerin ‘aklını almış olmalı ki’ işleri güçleri onunla uğraşmak. Şimdiye kadar olanları tekrara gerek yok. Cumhurbaşkanlığı yardımcılığıyla birlikte tempoyu artıran ve gittiği her yerde hatırı sayılır kalabalıklara hitap eden İmamoğlu anlaşılan iktidarı tedirgin etmiş. Önce Gaziantep mitingini yasaklamak istediler sonra Erzurum’da miting yapacağı alana AKP’li belediye sözde otobüs tanıtımı adı altında otobüslerle doldurmuş. Sonra alan boşaltılmış ve mitinge izin verilmiş.

Gelin saldırının olduğu andan itibaren ekranlara yansıyanlardan ve İmamoğlu’nun Sabiha Gökçen Havaalanına toplanan on binlere anlattıklarından bakalım.

Ekranlarda Çorum, Sivas’tan sonra Erzurum mitingini takip ediyoruz. Bütün engellemelere rağmen belli bir kalabalık ellerinde Türk bayraklarıyla alana toplanmış. Seçim otobüsünün alana gelmesiyle birlikte arkada 200-300 kişilik bir tahrike ve saldırıya hazır bir grup konuşlanmış. İmamoğlu konuşmaya başlamasıyla birlikte kafa büyüklüğünde parke taşların atıldığını ekranlardan görüyoruz. Saldırıyı canlı canlı biz izliyoruz, saldırıyı önlemesi gereken emniyet güçleri de sadece izliyor! Doğal olarak miting daha fazla sürdürülemiyor. İmamoğlu kendisine ve otobüse yoğun saldırılara rağmen alandakilerin güvenliği sağlanmadan, yaralıların durumunu öğrenmeden kentten ayrılmayacağını haykırıyor.

İmamoğlu’nun Sabiha Gökçen Havaalanında karşılanacağı duyuruları üzerine, Sabiha Gökçen’e gittik. On binler toplanmış, VİP’e girdiğimizde CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve ittifak partilerinin il başkanları, belediye başkanları, milletvekilleri, ilçe başkanları başkanın ve ekibinin gelmesini bekledik. 22:10 sularında başkan ve ekibi geldi. Alanda bekleyen on binlerin coşkulu tezahüratı altında birkaç kez ‘beni dinleyin’ demek zorunda kaldığı konuşmasını yaptı.

Miting öncesi ilin valisiyle sürekli temas kurulmuş, ilin valisi gerekli güvenlik tedbirlerinin sağlandığını, mitingin yapılacağını hem İmamoğlu’nun danışmanlarına hem de CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’a güvence vermiş.

Haklı olarak İmamoğlu soruyor, 1-İlin Emniyet müdürü kimdir? Emniyet müdürü polise nasıl bir talimat verdi ki polis yerinden kıpırdayamadı? 2-Elindeki Türk Bayraklarıyla buraya gelmiş binlerce insana taş yağıyor dememe rağmen nasıl talimat aldınız da kılını kıpırdatmadın emniyet müdürü sana soruyorum. 3-Emniyet müdürü validen bile talimat almayacaksın diye bir talimat almış mıdır? Hesabını verecek. 4-Onlarca insan; ben iki buçuk saat havalimanında bekledim 12-13 tane ulaşabildiğim yaralılarla görüntülü konuştum. Vali bilgi vermek için aradı 7 kişi dedi ben 12 kişi ile konuştum. Yandaki Telekom binasında kamerayla çekim yapan polisler de var. Bu saldırıyı yapan 200-300 kişiden kaçı gözaltına alında bana bilgi gelmedi haber ve cevap bekliyoruz.

Belediye başkanı halkı insanları provoke eden bir dil ve anlayışla oraya o otobüsleri koyarken, niçin seyirci kalında. Vali bey 5 bin polisle tedbir alındığını söylemesine rağmen niçin sahada o sayıyı göremezken havalimanına giderken niçin yanımızda tek bir polis bulunmadı. İki buçuk saat havalimanında beklememe rağmen tek bir yetkili kardeşim ne oldu geçmiş olsun diyemedi.

BU TAŞLAR EKREM İMAMOĞLU’NA ATILMADI; Bu taşlar kardeşliğimize atılmıştır. Bu taşlar memleketin inancına değerlerine atılmıştır diyen İmamoğlu haklıdır. Bu milletin ortak değerlerine karşı yapılmış bir provokasyondur.

Çok yazık, Erzurum Belediye başkanı ‘’CHP’liler kendi kendine aldırdı’ derken bütün bu olayları önlemekle görevli İçişler Bakanı her zamanki gibi ‘kötücül’ bir dille ‘’Ekrem İmamoğlu’nun kendisi provokatördür, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük yalancısıdır. Olayları önleyecek bakan ‘’Erzurum’daki herkesin milliyetçi damarı en üst noktadadır’’ sözleriyle aslında saldırıyı bir anlamda meşrulaştırmaktadır.

Devleti yönetenleri görevi sokakları terörize edenlere göz yummak, toplantı, miting yapılamaz hale getirmek değil, sükûneti ve güvenliği sağlamaktır, aksine davranışlar devletin teröre göz yummasıdır.

Ve tabi ki seçimi darbe olarak gören anlayıştan sağduyulu bir yönetim anlayışı beklemek fazla iyimserlik olur. Eğer seçim iktidara karşı darbe olarak görülecekse seçime ne gerek var!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.