Halkın Sayfası

Halkın Sayfası

Atla uçağa Hac'dasın, atla uçağa evindesin. Tıpkı tak gözlüğü Hac'dasın, çıkar gözlüğü evindesin gibi.

Hazreti İbrahim eşi Hacer'le oğlu İsmail’i Filistin’den Mekke’ye götürüp bırakır.

Mekke'de yalnız kalınca Safa ve Merve tepelerine çıkıp su arayan ve döndüğünde de İsmail’in kayıp olduğunu anlayan Hacer, iki tepe arasında koşarak aradığı oğlunu Zemzem kuyusunun yanında bulur. İki tepe arasında koşuşturmasının 7 kere olduğuna inanılır.

Ailesinin yanına geri dönen ve gökten indirilen koç sayesinde de oğlunu kurban etmekten son anda kurtulan Hz. İbrahim, Kabe’yi ve köşesine haccın başlangıç ve bitişini göstersin diye ''Hacer-ül Esved’i''  inşa eder.

Hicri 10. yılda da Hazreti Muhammed hacca gider ve hac ibadetinin esaslarını gösterir.

Sonraki yıllarda Osmanlılar tarafından gidilen haclarda, hacı adayları İstanbul’dan Mekke ve Medine’ye kervanlarla gitmiştir.

Yani Hac yolculuğu 19. yüzyılın sonlarına kadar at veya deve sırtında yapıldı. Mekke’ye doğru ilerleyen on binlerin oluşturduğu kervanlar. İdaresi, güvenliği ve finansmanları da vardı elbet.

İstanbul, Şam, Kahire, Bağdat gibi şehirlerden yola çıkan hac kervanlarına katılmak için hacılar, aylar öncesinden küçük gruplar halinde memleketlerinden yola çıkarlar, Mekke’ye doğru ilerledikçe yolları kesişir birleşirler, her biri kendi sancağının yanı sıra ‘Emîrü’l-Hac’cı olarak yönetilirlerdi. On binlerce kişi, Arafat vakfesini kaçırmamak için oldukça organize olur ve yönetilirlerdi. Velhasıl zahmetli, çileli ve önemli bir bölümü yolda geçen bir ibadetti o zamanlar yaklaşık sekiz ay süren hac yolculuğu. 

Süveyş Kanalı’nın açılması, ardından demiryolu ve motorlu araçların kullanılması ve uçakların devreye girmesiyle Hac yolculuğu süresi kısaldı. İnsanlarda çağın sağladığı imkanları kullanarak hac faaliyetlerini yerine getirdiler. 

Bu geçiş döneminde de, ''hac böyle 8 ay falan sürmeyecek uçarak 1 günde gidip dönecek olsanız, hac görevini gerçekleştirmiş olur musunuz, olmaz mısınız?'' diye sormamışlar mıdır?   

Eminim o zamanda itirazlar yükselmiş ''olmaaaz'' demişlerdir, '' öyle iman içinde, sabırla, zorluklarla aylarca emek harcayarak olmalı'' hatta, ''Hazreti İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail’i Filistin’den Mekke’ye nasıl götürdüyse bizde öyle gitmeliyiz''  itirazları bile yükselmemiş midir?

Ancak ne kadar, neye itiraz ederseniz edin çağ değişiyor ve çağın kolaylıkları insanlar tarafından, kim ne derse desin kullanılıyor, kullanılacaktır.

Daha önce Hac’a gidiş-dönüş, hazırlıklarıyla birlikte aylar sürüyordu ve o sırada insanlar bunun heyecanını, maneviyatını yaşıyorlardı tamam, şimdi de sabah çıkıp akşam dönülebilecek durumda olmanın kolaylığını bu maneviyata tercih ediyorlar hepsi bu. İnsan bir anda modern hayattan, kendini o maneviyat içine geçiş yaparken, hemen sonrada modern hayata geri dönmüş bulabiliyor, yani tıpkı Suudi Arabistan'ın yüklediği müslümanların Kabe’yi sanal olarak ziyaret etmelerini sağlayacak Metaverse de olduğu gibi. Atla uçağa, hac'dasın,  atla uçağa evindesin. Tıpkı tak gözlüğü haçtasın, çıkar gözlüğü evindesin gibi. 

Hac olayından her yıl köşeyi dönen Suudi Arabistan, müslümanların Kabe’yi sanal olarak ziyaret etmelerini sağlayacak bir Metaverse girişimi başlattı. Yani müslümanların “Sanal Hacerülesved” (Virtual Blackstone) adı verilen teknoloji girişimiyle ‘Sanal Hac’ yapılabilir artık.  

(Çağın getirdiklerinden kaçış yok, Araplar baktılarki mekan zaman içinde kazanç kapısı olmaktan çıkacak, aslına bakarsanız petrol zengini ülke için artık pek kazanç kapısı da sayılmaz hatta tercih edilir olmaktan çıkmış bile olabilir;  ben yüklüyeyim dedi tabii.)

Söz konusu girişim, Kabe ve Mescidi Nebevi İşleri Genel Başkanı Şeyh Dr. Abdulrahman bin Abdulaziz el Suud tarafından gerçekleştirildi. Sanal Hacerülesved inisiyatifi, Suudi Kraliyeti Sergi ve Müze İşleri Ajansı’nın bir parçası olarak Dijital Sergiler Genel İdaresi tarafından temsil edilecek.

Kullanıcılar sanal gerçeklik (VR) gözlüğü takarak Hacerülesved taşının dokusuna benzetilerek yapılan bir cisme dokunuyor ve böylece hacdalarmış gibi bir his yaşamaları amaçlanıyor. Tam olarak hac ibadeti yerine getirilmese de bu sayede umre ziyaretine benzer bir deneyim yaşanabileceği belirtiliyor. Simülasyon sayesinde, özellikle yaşlı ve engelli hacı adaylarının, sanal da olsa bu deneyimi yaşamaları mümkün hale gelebilir.

Arabistan’ın Mekke’deki hac mekânlarını sanal âleme açması her yenilikte olduğu gibi tartışma konusu oldu. Bunun gerçek hac yerine geçip geçmeyeceği tartışıldı ve ilahiyatçılar sanal hac olamayacağına hükmetti. 

Aynı ilahiyatçılar televizyona da karşı çıkmışlar, ' eve sokulması, seyir edilmesi günahtır buyurmuşlardı;  bakınız şimdi tüm tarikatların, cemaatlerin televizyon kanalı var, kanallarında kadir geceleri, mevlidi şerifler, hatta diyanetin fetvaları yayınlanıyor. 

Madem ki Ayette de dikkat çekildiği gibi hac ibadeti Hz. İbrahim’in tüm insanlığa çağrısıdır. Hac ibadeti, farklı dil, renk ve kültüre sahip tüm dünya müslümanlarının ortak ibadet ve buluşma, ortak bir ruhu paylaştıkları manevi anlamda arınma mekânıdır. Bırakınız maddi gücü yetmeyen ya da sağlığı imkan vermeyen insanlarda bu maneviyatı yaşamaya Metaverse aracı etsinler.

Allah bilmez mi kabul edip etmeyeceğini, bir parazit yapmasanız, biliyorum soradan televizyonlarda olduğu gibi köşeleri kapacaksınız zaten.

Ha bu arada şöyle de bir şey var; hac sırasında müslüman erkeklerin bürünmesi gerektikleri, iki parçadan oluşan, dikişsiz, kefenimsi beyaz bir örtü, yani ihram diye bir şey var, hacılar hacda kullandıkları ihramlarını saklar ve ailelerine, öldüklerinde onu kefen olarak kullanmalarını vasiyet ederler.

Böyle yaparak hesap günü için yeniden dirildiklerinde, dünyada yaşadıkları en kutsal günlerindeki halleriyle hazır olmayı amaçlarlar. 

Erkeklerin dirildiklerinde kadınlardan ayrıcalıklı olmalarını sağlayacak bu durum Metaverse nasıl uyarlanır, uyarlanamazsa daha mı iyi olur, cinsiyetçiliği ayrımcılığı ortadan kaldırdığı için Metaverse daha sevap olabilir mi, aklımda deli sorular. Cevaben Allah bilir diyelim mi?

Ama helal olsun; Metaverse bak ya, sağlıklı sağlıksız, zengin fakir, kadın erkek ibadette bari eşitleyiverdi müslümanları. (Eşitledi derken heralde bilgisayar gözlük falan ödünç verir müslüman müslümana diye düşündüğümden öyle dedim)

 

Selma Şenel Sevinç 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.