Naim Babüroğlu
Bir fotoğraf ve büyük tuzak
Münih Güvenlik Konferansı... Dünyanın en önemli güvenlik ve dış politika forumlarından biri. İlki, 1963’te düzenlendi. ★★★ 1998’den bu yana konferansın giderleri, Alman Savunma Bakanlığı bütçesinden karşılanıyor. Katılım ise, davet usulü. Devlet ve hükümet başkanları, dışişleri ve savunma bakanları, BM, NATO ve AB’nin üst düzey temsilcileri, güvenlik uzmanları, akademisyenler ve etkili medya mensupları davet ediliyor. ★★★ 62’nci Münih Güvenlik Konferansı, 13-15 Şubat 2026 tarihlerinde yapıldı. Bu yıl konferansa, 60’tan fazla devlet ve hükümet başkanı ile 100’e yakın dışişleri ve savunma bakanı ile... NATO, AB ve G7 ülkelerinin büyük bölümü katıldı. ★★★ Her yıl, konferansın başlangıcından bir gün önce, bir rapor yayımlanır. Bu rapor, stratejik öngörü açısından ciddi ve kapsamlı analizler içerir. ★★★ Bu yıl, konferansa Türkiye’den katılım dikkat çekici: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakan Yardımcısı, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın yer aldığı belirtiliyor. ★★★ Konferansa, İran’da yeniden Şah rejimini kurmak isteyen Rıza Pehlevi davet edildi. Ancak, İran hükümetinden hiçbir yetkili çağrılmadı. ★★★ Daha çarpıcısı... PKK’nın Suriye kolu SDG/YPG başı Mazlum Abdi ile SDG Yürütme Kurulu eş başkanı İlham Ahmed de davetliler arasında. Oysa Mazlum Abdi, Türkiye’nin kırmızı bültenle arananlar listesinde yer alıyor. ★★★ Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de konferanstaydı. ABD Dışişleri Bakanı, Suriye Dışişleri Bakanı, terörist başı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed aynı masada protokol kurallarına uygun şekilde görüştüler. Ve o toplantı fotoğrafı servis edildi. ★★★ ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, bu fotoğrafı paylaşarak şu notu yazdı: “Bir fotoğraf bin kelimeye bedeldir, yeni bir başlangıç.” ★★★ Gerçekten de öyle... O karede, yalnızca toplantı yoktu... Önemli bir mesaj vardı... ABD, “Suriye’de söz sahibi benim” diyordu. Ve SDG başı Mazlum Abdi’yi, adı konulmamış bir yapının siyasi muhatabı olarak görüyordu. ★★★ Mazlum Abdi bununla da kalmadı... ABD Kongre üyeleriyle ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’yla da görüştü. Ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Mazlum Abdi’yi 40 yıllık dostu gibi kucakladı. ★★★ Daha da ilginci... Mazlum Abdi başka bir ülkenin dışişleri bakanı gibi, kendi ülkesinin, Suriye Dışişleri Bakanı’yla görüştü. ★★★ Mazlum Abdi’nin bu diplomasi trafiği, sıradan değildi... Özel bir anlamı vardı. Suudi Arabistan’la İsrail; Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den koparılacak topraklarla bir Kürt Devleti’nin kurulması konusunda, zaten 2015’te anlaşmıştı. Fransa, bir Kürt Devleti’nin kurulmasını öteden beri destekliyor. ABD, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, Kürt Devleti’nin kuruluşunu istiyor. İsrail, zaten Kürt Devleti’nin kuruluşunu “Büyük İsrail Projesi” kapsamında görüyor. ★★★ Bana sorarsanız... Türkiye’ye kurulan tuzağın fotoğrafıdır, servis edilen... ★★★ Evet, küresel düzenin sarsıldığı doğru... Ama, terörist başının yer aldığı konferansa, Türkiye’den bakan düzeyinde katılımın olması, dış politikadaki ilkelerin artık dikkate alınmadığının da bir göstergesi. ★★★ Soru şu: Türkiye, küresel ölçekte düzenlenen bu konferansa, terörist başının davetini engelleyemedi mi? Asıl soru: Türkiye’nin kırmızı listesinde yer alan SDG başı, kimin ve hangi ülkenin temsilcisi olarak davet edildi? ★★★ Oysa, kısa bir süre önce... Suriye’de, SDG/PKK varlığının büyük ölçüde yok edildiği söyleniyordu. Şam yönetiminin tek otorite olduğu belirtiliyordu. ★★★ Türkiye, 2011’den itibaren Esad rejimine karşı bir politika izledi. ABD ve İsrail’in hedefi de Esad’ı devirmekti. Sonunda Esad gitti, El Şara getirildi. ★★★ Suriye, Türkiye ile İsrail arasında tampon bir coğrafyaydı. Esad devrilince, o tampon ortadan kalktı, Türkiye İsrail’le komşu konumuna geldi. Suriye, ABD ve İsrail’in ön bahçesi oldu. ★★★ İsrail, Suriye’nin güneyini işgal etti. PKK’nın kolu SDG, kuzeydoğu Suriye’de Haseke-Ayn el Arap hattına çekilmek zorunda kaldı. Ve bu hatta, varlığını korudu. SDG’nin bulunduğu hat, aslında 1919’da İngilizlerin çizdiği “Kürt Devleti”nin Suriye topraklarının sınırlarını gösterir. İngiliz Binbaşı Noel’in meşhur haritası... ★★★ 11 yıl önce... Mayıs 2015’te Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, ABD’yi ziyaret eder. Başkan Obama ve ardından Başkan yardımcısı Biden ile görüşür. Biden, Barzani’ye şu sözleri söyler: “İkimizin de ömrü, Kürdistan’ın bağımsızlığını kendi gözlerimizle görmeye yetecek...” ★★★ “Devrim”, “Devrim” diyoruz ama... “Devrim” dediğimiz... İran’dan sonra, sıranın Türkiye’ye gelmesidir. Ve o fotoğraf, aslında Türkiye'ye kurulan tuzağın kendisidir.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.