Ertuğrul Özkök
Milano’nun en cool Türk tasarımcısından 243 parça elbise, 97 pijama altı alan finansçı kim?
Geçen hafta Milano Moda Haftası’nın yıldızı hiç kuşkusuz Ralph Lauren’di.
Amerikalı tasarımcı, 20 yıldan beri ilk defa sadece bir erkek koleksiyonu ile podyuma çıktı.
Ama ne çıkış…
Hem kendi çizgisine, hem erkek giyim tarzına sanki bir defa daha yeniden hiza verdi.
Tam anlamıyla rengârenk el örmesi babaanne kazaklarının, hırkalarının muhteşem dönüşüydü koleksiyon.
RALPH LAUREN TİK TOK NESLİNİN
GÖZDE BİR TASARIMCISI OLMUŞ
Bir Amerikan klasiğinin, 21’inci yüzyılın artık baskın tarzı hâline gelen “üst üste giyme” stilini de bir anlamda “herkes için giyinilebilir” hâle getiren yeni bir çizgiydi bu.
Yani sokak Ralph Lauren’le buluştu.
Bu arada öğrendik ki, Ralph Lauren aynı zamanda bir “TikTok kuşağı” tasarımcısı hâline gelmiş.
Demek ki Amerika’nın benim yaşımdaki nesilleri ile bugün arasında bir köprü kurmayı başarmış.
Baksanıza “Teddy Bear” (Tonton Ayı) desenli kazaklarını benim 60 yaşındaki arkadaşlarım da rahatlıkla giyiyor…
PODYUMA ÇIKMAYAN
BİR MAĞAZANIN ŞOVU
Ancak Milano’nun Ralph Lauren’den sonra en çok konuşulan tasarımcısı bir Türk oldu bu yıl.
Üstelik de podyuma çıkmadığı hâlde konuşuldu.
Ümit Benan…
Aslında Milano Fuarı’na katılmadı.
Ama fuardan bir hafta önce Milano’da Via Bigli’de açtığı showroom tarzındaki mağazası New York Times’ın Milano Fuarı haberlerinin açılış sayfasına kadar girdi.

YARIM SAATTE 243 PARÇA
ELBİSE, 97 PİJAMA ALTI
Onunla ilgili haberleri okurken, araya girmiş küçücük bir cümle dikkatimi çekti.
Fuardan kısa süre önce “bir finansçı” mağazasına gelmiş ve yarım saat içinde 243 parça satın alıp gitmiş.
Yazıda bu finansçının adı yok.
Bir ayrıntı daha.
Yine bir finansçı 97 adet pijama pantolonu sipariş etmiş.

BU FİNANSÇI SİZCE
KAÇ DOLAR ÖDEMİŞTİR
Ne demektir bu o mağazadan bir öğleden sonra yapılan satış?
Rakamını öğrenemedim.
Fiyatlar hakkında birkaç bilgi vereyim, yarım saatte yapılan alışverişin toplam faturasını kendiniz çıkarın.
Ümit Benan’ın bir erkek takımı 8 bin dolar.
Şal yakalı yumuşak bir palto 7 bin dolar.
Ben paçal bir hesap yaptım.
Onun 1500 dolarlık parçaları da var.
“Ortalama bir parça 2 bin dolardır” deyip hesapladım.
500 bin dolara yakın etti.
Ama kabul edelim, afaki bir rakam.

BRAD PITT VE PEDRO
PASCAL ONUN FAN’I
Geçen yıl Fashion Network’te yayımlanan bir yazıya göre en büyük fan’larından biri Brad Pitt’miş.
Christian Bale ve ünlü F1 pilotu Lewis Hamilton da ondan giyiniyormuş.
Şu an Hollywood’un en gözde erkeklerinden biri olan Pedro Pascal da ondan giyinenler arasında.
Ceketleri ve takımları Parma yakınındaki efsane erkek giyim dikimevi Caruso’da dikiliyor.
ST BARTH VE PUNTA DEL ESTE
KADINLARI İÇİN KOLEKSİYON
Erkekten sonra kadın giyimine de girdi…
Kadın koleksiyonunun adı “Ümit Benan Paradiso…”
Müşteri profili?
Çok iddialı.
Dünya jet-set’inin iki gözde tatil mekânı…
St. Barth ve Punta del Este…
Tabii fiyatlar da oraya uygun.
Şimdi hedefi Los Angeles ve Londra’da yeni butikler açmak.
Ama o asla butik veya mağaza demiyor.
Onun için tasarımlarını sattığı mekân “ilişki noktası…”

EN ÜNLÜ MODA OKULUNDA
DERS ALAN ALTINCI TÜRK
Kimdir bu Milano’nun “en cool guy’ı” (en cool adamı) denilen Türk?
Rıfat Özbek, Hüseyin Çağlayan, Bora Aksu, Özgür Mansur ve Dilara Fındıkoğlu gibi Central Saint Martins School of Art okulunda okumuş Türk tasarımcı.
Yani Galliano’nun, Alexander McQueen’in, Stella McCartney’nin, Phoebe Philo’nun, Ricardo Tisci’nin, Simone Rocha’nın, Roksanda Ilincic’in; sokak modasının öncülerinden Off-White’ın kurucusu, geçen yıllarda kaybettiğimiz Virgil Abloh’un, Gareth Pugh’un okuduğu okuldan.

LORO PIANA’NIN
KIZI İLE EVLİ
Şu an LVMH’nin en büyük üçüncü giyim markası hâline gelen Loro Piana’nın kurucusunun kızı Margherita Loro Piana ile evli.
Daha önce Türkiye’de Ece Sükan’la evliydi ve boşandı.
1980 yılında Almanya’nın Stuttgart kentinde Türk bir ailenin çocuğu olarak doğdu.
2 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı ve burada büyüdü. İlkokul ve lise eğitimini İsviçre’nin Lugano şehrinde tamamladı.
ÇOK KUVVETLİ
BİR EĞİTİM CV’Sİ
Üniversite eğitimine ABD’de Boston’da, pazarlama ve halkla ilişkiler (marketing & public relations) bölümünde başladı.
Amerika’da moda tasarımına ilgi duymaya başlayınca Milano’da moda çizimi dersleri aldı ve üniversite sonrası eğitimi için İtalya’ya taşındı.
Milano’da Istituto Marangoni’de moda tasarımı yüksek lisansı (master) yaptı.
Ayrıca Londra’daki Central Saint Martins College of Art and Design’da stil ve tasarım dersleri aldı.
Oradan New York’ta Parsons The New School for Design’da kalıp (pattern making) eğitimini tamamladı.

BANA HUNTER S. THOMPSON’UN
“GONZO” STİLİNİ HATIRLATIYOR
Nedense, Ümit Benan bana hep Gonzo akımının yaratıcısı yazar Hunter S. Thompson’ı hatırlatıyor.
Çünkü kendi yaşam tarzını tasarımının parçası hâline getiren bir insan.
Yani bir tür “Gonzo tasarımcı” olarak görüyorum onu.
Tasarımlarını kendi üstünde podyuma çıkarabilecek bir karakter çünkü.
New York Times, “Eğer erkeklerin bir Phoebe Philo’su olsa o mutlaka Ümit Benan olurdu” diyor.
Yani kadın modasının en etkili isimlerinden biri olan Phoebe Philo’nun erkek versiyonu…
TAVUS KUŞU ERKEĞE MİLANO
ESTETİĞİ VEREN ADAM
“Nedir Ümit Benan tarzı?” diye sorarsanız, kendime göre şunu söyleyebilirim:
Floransa “Pitti Uomo Erkek Giyim Fuarı”nın “Peacock (Tavus kuşu) kitsch”inin sınırlarından dönen; Milano’nun klasik İtalyan erkek tarzını sadakat sınırlarını zorlayarak ama asla ihanet etmeden, günah sınırlarından maharetle döndüren, hoş ve ölçülü bir kibrin estetiği…
Kısaca, “zarafetle deneyselliği” birleştiren bir çizgi bu.
ONU İLK DEFA “EMEKLİ ROCKÇI”
KAVRAMI İLE TANIDIM
2011 koleksiyonunda adını koyduğu “Retired Rocker” (Emekli Rockçı) kavramını çok sevmiştim.
Zaten ilk defa orada keşfetmiştim onu.
Ama artık Retired Rockçı yaşımı da geçtim ve şimdi beni asıl çeken tarafı beyaz kruvaze takımları.
Bana göre, erkeğe bol kruvaze ceketi onun kadar güzel yakıştıran bir başka tasarımcı yok.
Önceki gün kaybettiğimiz Valentino “Women in Red”in, yani kadında kırmızının tasarımcısıydı.
Benim için Ümit Benan da “Men in White”ın, beyaza erkeğin en estetik dekorunu çizen sanatçı.
NEW YORK TIMES YAZARI MAĞAZASINDA
ALIŞVERİŞ YAPMAK İSTEMİŞ AMA
New York Times moda yazarı Jacob Gallagher onun Via Bigli’deki mağazasına gitmiş.
Çift katmanlı blazer ceketler, yüksek yakalı ipek gömlekler ve birçok kaşmir kazaktan oluşan bir gardırop görmüş.
“Almak isterdim ama çok pahalıydı” diyor.
BEN DE ALMAK İSTERDİM AMA
ALLAH BANA O KABİLİYETİ VERMEDİ
Doğrusu ben de isterdim.
Ama almak için herhâlde finansçı olmak lazım.
Yani paradan para kazanmayı bilmek ki…
Allah’ın bana zerresini vermediği bir kabiliyet.
Tabii aynı Allah, böylesine güzel kruvaze erkek takımları, gömlekleri, pantolonları beğenme ve arzulama kabiliyetini benden hiç esirgememiş, hatta biraz da abartılı vermiş.
Böyle olunca da yapabileceğim tek şey bu estetiği, bu güzelliği abartarak anlatabilmek.
İşte onu yaptım…
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.