Ergün Aydoğan
CHP'den, Yeni Parti'ye...
Değişimle birlikte ilk yerel seçimlerde 47 yıl sonra yüzde 38 oyla birinci olarak iktidara yürüyen, CHP’li belediyelere yapılan operasyonlardan sonra 2023 Kasım kurultayı ile birlikte iki olağanüstü bir de olağan kurultayla görevine devam eden Özgür Özel ve yönetimine butlan kararıyla görevden el çektirildi. Kasım kurultayını kaybeden Kılıçdaroğlu ve yönetimi 3 yıl sonra tekrar göreve geri getirildi.
45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül’de aldığı kararla 8 Ekim 2023’te yapılan CHP İstanbul 38. Olağan İl Kongresi’ni iptal ederek Gürsel Tekin’i Kayyım olarak atadı. Tekin ‘’biz kayyım değil, çağrı heyetiyiz’’ dedi uzun süre. Çağrı heyetinin görevi ‘’En kısa sürede kurultayı toplamak ve yönetimi yeni seçilecek organlara devretmektir. Çağrı heyeti parti işlerini yürütmez, günlük idari kararlar alamaz. Yalnızca tüzük gereği tüzük kongresi veya seçimli genel kurul çağrısı yapmakla yükümlüdür.’’ Mahkeme tarafından sürekli görev süresi uzatılan Gürsel tekin halen kayyım olarak il başkanlığı koltuğunda oturmaktadır.
Butlan kararını veren BAM 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel’in ‘’Bir dosyayı elde tutup Yargıtay’a yollamamak ne demek’’ sözlerinden sonra kararın verildiği 21 Mayıs’tan 56 gün sonra adli tatile girilmesine bir gün kala UYAP’a yüklendi Yargıtay’a gönderdi. Yargıtay, yıkıcı sonuç doğuran ‘’tedbir’’ kararını hemen görüşmek yerine adli tatil sonrası Eylül ayına bıraktı.
Bunları anımsatmamızın nedeni butlancıların her işi yapıp kurultay yapamıyoruz demesi ve ‘’nereye gidiyorsunuz partide kalarak mücadele edin’’ demeleri ve partide kalınarak bu yapıya karşı sonuç alınacağının düşünülmesi. Oysa bunu diyen butlancılara sormak lazım siz niye mahallelerden başlayan 39’uncu olağan kurultayda yarışmadınız, mücadeleden kaçtınız, partililerden değil de saray yargısından görev aldınız!
Saray yargısından güç alan butlancılar, Tüzük 24. Mad üçüncü fıkrasına göre PM üye sayısı 40’ın altına düşmesi, Genel Başkan açısından 45 gün içinde kurultaya çağrı yapma yükümlülüğü doğruyor. PM, 28 istifayla birlikte 29’a düşmesine rağmen kurultay yapılmıyor. PM devre dışı bırakılıyor. Milletvekilleri ihraç ediliyor. 52 il başkan ve yönetimi görevden alınıyor, disiplin işlemleri tam gaz sürüyor.
Tedbir kararı varken kurultay yapamıyoruz dediklerine, her ne kadar Eylül’de olağan kongre takvimini başlatacağız deseler bile tedbirin ne zaman kalkacağı belli olmadığına göre çok uzun süre kurultay yapmayacakları kesin. Seçilmiş il başkan ve yönetimlerini görevden alıp, kendi atadıkları yönetimlerle yapılacak delege seçimlerinden sonra sonuç almak mümkün değildir. Diyelim ki bazı illerde butlancılara karşı kongre kazananlar oldu onlara göz yumulacağını düşünmek saflık olur. Butlancılar ya onları şimdi olduğu gibi görevden alır ya da tedbirli disiplin işlemi başlatır seçimlere sokmaz.
Baştan oyunu kuran iktidar, CHP kendi içinde tartışmalı hale gelsin, iktidar seçeneği olmaktan çıksın istediğine ve Kılıçdaroğlu ekibinin partinin başında kalmasını/olmasını istediğine göre... Onlarda görevini yapıyor! Görevden alıyor, ihraç ediyor, arınma iddiasıyla CHP’li belediyeleri suçlu ilan ediyor. Utanmadan ‘’nereye gidiyorsunuz’’ partide kalın! Ve bölen kendileri olduğu halde; partiyi ölmeyin diyorlar!
AKP iktidarı ile değil, iktidara yürüyen CHP ile savaşıyorlar!
PLANLANAN OYUNLARI, KURULAN TUZAKLARI MİLLET BOZAR
Otoriterleşen rejimlerin en uzun ömürlüleri muhalefeti tamamen yok edenler arasından değil, yargı kararlarıyla muhalefetin koltuğuna kendi istediği isimleri oturtanlar arasından çıkmıştır. AKP şimdiye kadar DP-ANAP birleşmesini engelledi, DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’u kadrolarına kattı. MHP’yi ittifak ortağı yaptı. Sinan Oğan’ı cumhurbaşkanlığı ikinci turunda yanına çekme gibi siyasi operasyonları yaparak iktidarını bugüne kadar sürdürdü.
Ekrem İmamoğlu siyasi iktidara tehdit oluşturduğu için tasfiye edildi. Özgür Özel ‘’Silivri’yi ‘unut’ Ankara merkezli siyaset yap’’ çağrılarına uymadığı için tasfiye edilmek isteniyor.
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş üçlüsü ayrıştırılmak isteniyor...
Yeter değişim zamanı diyen milleti arkasına alan bu üçlü milletle yürümeyi sürdürdüğü sürece iktidarın yapacağı siyasi mühendislikler sonuçsuz kalacaktır. Geçmişte 12 Eylül darbecilerinin siyasi yasaklarla bazı isimleri veto etti. SODEP (Sosyal demokrasi Partisi), DYP (Doğru Yol Partisi), RP (Refah Partisi), Muhafazakar Parti (MHP çizgisinde) gibi partileri seçime sokmayıp. Orgeneral Turgut Sunalp liderliğinde kurulan horoz partisi MDP (Milliyetçi Demokrat Parti) askeri cunta tarafından adres gösterilmesine rağmen millet ANAP’ı iktidar yaptı.
Bugünde siyasete açık ve araçsallaşan yargı eliyle müdahaleler yapılmakta, siyasetin olağan akışına müdahale edilmektedir. Antidemokratik uygulamalar, CHP’yi bölüp tartışılır hale getirme. DEM’le anlaşarak Demirtaş’ı aday yapma, DEM bölgeyi ikna ederken Erdoğan’ında Türkiye’yi ikna etmesi. Küresel proje NATO’nun çeşitlendirilmesinde rol üstlenilmektedir.
Millet kurulan tuzakların, yapılan operasyonların, muhalefeti şekillendirme projesinin, iradesine müdahalenin farkındadır.
Millet Özgür Özel’in yürüyüşünü dikkatle takip etmekte, yürüyüşe katılmaya hazırdır. Özgür Özel ve ekibinden beklenen yeni bir Türkiye tahayyülü, yeni bir hikaye, yeni umutlu bir gelecek planlamasıdır. Hukuk reformu, vergi reformu, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilmesi, kapsayıcı-kamucu öğretim reformu, milli kalkınmacı ekonomi reformu, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, sanayinin desteklenmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve demokratik parlamenter sistemin inşası.
Yeni parti, restorasyon ve yeni inşa süreci…
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.