Ergün Aydoğan
Muharrem İnce ve Alkışçıları...
Muharrem İnce, 2004 yerel seçimlerinden sonra merhum Deniz Baykal’a karşı başlatılan muhalefet hareketinin içinde Kılıçdaroğlu ile birlikte muhalif imzacılardan biriydi. Eylül 2014’te 18. Olağanüstü Kurultay’da Kılıçdaroğlu’nun karşısına genel başkan adayı olduğunda, "Desteğim Yalovalı Muharrem’e" diye destek yazısı yazdım. Cumhurbaşkanlığı adaylığında il mitinglerine katılarak destek verdik. İnce, Şubat 2018’de 36. Olağan Kurultay’da bir kez daha aday oldu, yine kaybetti. 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nun "Gel bakalım Muharrem" sözleriyle cumhurbaşkanı adayı ilan edildi. Büyük umutlar beslenen seçimi "Adam kazandı" sözleriyle kaybettiğini ilan etti. Seçimlerden önce binlerce avukatla YSK önünde olacağım sözünün gereğini yapmadığı için seçmende hayal kırıklığına yol açtı. Başka birçok iddianın ardından…
Kılıçdaroğlu’na karşı bir kez daha aday olmak için olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. Yeterli imzalar toplandı; ancak Kılıçdaroğlu çeşitli vaat ve baskılarla imzaları geri çektirince kurultay toplanamadı. Temmuz 2020’de Bilkent’teki 37. Olağan Kurultay’da kendisine ayrılan yeri "tuvaletlerin yakınında" diye beğenmedi. 2021’de CHP’den istifa ederek Memleket Partisini kurdu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde tekrar cumhurbaşkanı adayı oldu; seçime üç gün kala oy bölme eleştirilerinin baskısıyla adaylıktan çekildi ama oy pusulasında adaylığı devam etti.
Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra düzenlenen protestolara destek vererek Saraçhane mitinglerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında yer aldı. 18 Haziran 2025’te Özel’in "baba ocağına dönüş" davetini kabul ederek 24 Haziran 2025’te düzenlenen grup toplantısıyla CHP’ye yeniden katıldı.
Bütün bunları niye yazdık? Türkiye siyaseti yargısal operasyonların sonucu olarak sarsıldı; son seçimlerin birinci partisi CHP, mutlak butlan kararıyla, kurultayda kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’na verildi.
Muharrem İnce, yargı operasyonlarına karşı Özgür Özel’in yerine, karşısına üç kez aday olup kaybettiği Kılıçdaroğlu’nun yanında kalarak kaybedenler ittifakını oluşturdu. Beş kez seçim kaybeden İnce ve 13 seçim kaybeden Kılıçdaroğlu aynı safta!
Kendi Partisini Kurmuş!
Muharrem İnce, Balıkesir il binasında Özgür Özel ve CHP’den gidenlerle ilgili, "CHP’den başka yere gitmem. Bir kere gittim, onda da kendim parti kurdum," sözlerini sarf ederken etrafındakiler onu alkışlıyor! O alkışlayanlar, İnce CHP’den ayrıldığında bu ayrılığa kızanlar!
İnce’nin CHP’den gidişiyle şimdi gidenlerin durumu aynı mı? İnce kişisel hırsları, ihtirasları için gitti, başarısız oldu; Özel’in davetiyle geri döndü. CHP’den ayrılanlar İnce gibi genel başkanlık yarışını kaybedip gitmediler. "Bir kere gitmiş"; gidenler her gün mü gidiyor? Devletleşen iktidarın siyasallaştırdığı yargı darbesinden sonra parti ellerinden alındığı, siyaset yapma alanları daraltıldığı için milletin talebini karşılamak adına milletin talebinin gereğini yaptılar.
Helal Parayla Parti Kuracaksın
Muharrem İnce konuşmanın şehvetiyle coşuyor: "Parti kurmak turşu kurmaya benzemez, zor iştir. Helal parayla parti kuracaksın, zor iştir," sözleriyle milletin yardımlarına gölge düşürüyor. Sonra "Ben Yeni Parti’yi kastetmedim," diyor; o hâlde neyi kastettin? Sen orada YP’ye yönelik mesaj verdiğine göre! "Helal para" diyerek acaba iktidara bir pas mı atıyorsun?
Parti kurmanın kolay olmadığını tecrübe ettin; zor iş olduğunu gördün. İstersen bir de turşu kurmayı dene; ama mevsimine, tuz ayarından ekşi ayarına, içine koyacağın malzemeye de dikkat et! Turşuda hıyar olacaksa hıyarların küçük olması önemli!
Evet, CHP’de mücadeleyi göze alamadın, bırakıp gittin. "Özgür ve Ekrem’i desteklemek için geldim, kişisel hesaplarım yok," dedin ama Ekrem yokken belli ki "Cumhurbaşkanlığı adaylığı bana düşebilir," hesapları yapmışsın.
İktidar operasyonlarına, butlanı kabul eden Kılıçdaroğlu’na karşı mücadele etmen gerekirken bu karambolde "CHP genel başkanlığı bana düşer mi, daha önce kazanamadığım genel başkanlığı yıpranmış Kılıçdaroğlu’na karşı elde edebilir miyim?" diye hesap yaptığın çok açık.
Ekrem İmamoğlu ve onlarca belediye başkanına operasyonlar yapılırken, CHP’ye butlanla el konulurken iktidar baskılarına karşı durmak, zulümle hesaplaşmak yerine kişisel hesaplar…
Neymiş? "Gidenler gelecek olursa hesap vererek geri gelmeliler," sözleri! İktidar ağzıyla, dün birlikte yol yürüdüğü arkadaşları üzerinde suç zannı oluşturma ve ince hesaplar yapıldığının göstergesidir.
Özgür Özel ve arkadaşları 47 yıl sonra partiyi birinci, 22 yıl sonra AKP’yi ilk kez ikinci yaptılar. İktidar için tehdit oluşturdular, millete iktidar umudu oldular. İktidarın araçsallaştırdığı yargı operasyonları karşısında millete umut olmak için CHP’den ayrıldılar; genel başkan olamadıkları için değil.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.