Bedri Baykam
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?
Biliyorsunuz, insan bazı zamanlar sıkıntıdan uyuyamaz. Hepimizin başına gelir. Bazen özel hayat dertleri bazen mali dertler bazen iş yetiştirme stresleri…
Ama bazen de mutluluktan uyuyamazsınız! Ben dün sabah mutluluktan uyuyamadım. 3,5 saat uykuyla “danks” diye uyandım! Lyon maçı gecesi yaşananlar film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Bir kere Fenerbahçe WhatsApp gruplarımın ikisinde çok rahat olduğumu, bir tur geçeceğimizi söyledim maçtan önce. Gerçekten inanıyordum bu sefer o hayal kırıklıklarını yaratan şanssızlıkları aşacağımıza! İç güdüyü ve inancı izah edemezsiniz. İsmail Kartal’ın maçın ikinci yarısında müdafaaya çekilmemesi yine, sürekli atağa geçip gol pozisyonları kovalaması hatta 3-4 önemli pozisyonu kaçırması, aklıma Avrupa Kupası yarı finalinde, 2013’de Lizbon’da Aykut Kocaman Fenerbahçe’nin katı defansa çekilip bu nedenle kaybettiği final şansı geldi. Kartal bu hatayı yapmadı ve maçın son anında hala Fenerbahçe rakip sahada gol kaçırıyordu. Sarı lacivertliler, Şampiyonlar Ligi’ne bu sayede kalmayı başardı. Maçtan sonra herbirinin haklı sevinci görülmeye değerdi! Ama Fransızlar’ın, Lyon taraftarlarının tahammülsüzlüğü, saldırganlığı, yaşanan üzücü sahneler hepimize pes dedirtti! Özellikle Guendouzi’nin yaşadıkları çok ibret vericiydi!
AZİZ YILDIRIM YÖNETİMİNİN HESAPLI ADIMLARI
Ama yine de bu galibiyet, Fenerbahçeliler’e ve Türk futboluna büyük hediye, tesadüfen veya Vatan-Millet-Sakarya yaklaşımından doğmadı! Aziz Yıldırım, Başkanlığı kazandıktan sonra, hep dikkatli adımlar attı. Takımı, Türkiye’yi, Fenerbahçelilerin nabzını bilen bir teknik direktör seçti. 99 puan sezonundan sonra bir Mourinho rüzgârında haksızlığa uğramış İsmail Kartal… Ardından noktasal transferler yaptı. Yıllardır söylediğimiz her transfer sezonunda ısrarla söylediğimiz “takımı baştan kurmayın, her sene on kişi almayın” sözlerini nihayet uygulayan bir Başkan geldi. Saran’ın anlamsızca boşaltmış olduğu Santrfor noktasına iki isim alındı: Türkiye’yi çok iyi tanıyan Sarı Lacivertler’in eski santrforu Vedat Muriç ve ailevi kökenleri Türkiye’de olan ünlü Belçikalı Romelu Lukaku! Stoperler arasına katılan dünya çapında bir isim Ake, ve dünya yıldızı açık-forvet Mason Greenwood. Şimdi buna transfer sezonunun son günlerinde hangi birkaç isim eklenecek veya çıkacak göreceğiz. Zaten Fenerbahçe’nin sezon başında en büyük derdi “10+4” kuralı. Yani 23 yaş ve altı 4 yabancı, 23 yaş üstü yalnız 10 yabancı. Bunun da yarattığı zorluk yerleşik takımdan kim yollanacak? Ben kesinlikle Talisca’nın gönderilmesine karşıyım. Bu arada gündeme getirilmesini de üzülüyorum çünkü Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne sokan maçların çoğunu Talisca attığı kritik gollerle kazandırdı. Defansa yardım etmediği ve 90 dakikalık kondisyonu olmadığı gibi düşünceler yalnız birer önyargılı varsayım, inanın gerçekle hiçbir bağlantıları yok. Bazı futbolcular hakkında bir önyargı oluşmuşsa bu çok zor aşılıyor. Talisca Beşiktaş’tan sonra Arabistan’a gittiği için hakkında bu söylemler oluştu ve şu anda bütün uydurma yorumlar bunun üzerine kuruluyor. Geçen sene ve bu sene takıma en çok gol katkısı yapan oyuncu olduğu görmezden geliniyor. Oosterwolde’nin Roma transferi gerçekleşmediği söyleniyor. Ama şu anda sakat. Belki en azından Ocak ayına kadar Semedo ile devam edilebilir sonra devam ederse Oosterwolde…
Şampiyonlar Ligi’ne kalmış olmanın gururu ve getirdiği mali imkanlarla evet, şu anda ek bir yıldız alınabilir. Ama kadro sıkışmasının ve yıldız fazlalığının getirdiği ek dertler de ciddi anlamda yaşanabilir.
Oğuz Aydın, İsmail Kartal sayesinde son maçta forma buldu ve bunu muhteşem değerlendirdi. Objektif konuşmak gerekirse şu anda, artık Kerem’in önüne geçti. Aziz Yıldırım’ın tecrübesi sayesinde Ederson tekrar kazanıldı ve beş yıldızlık maçlar oynamaya başladı.
ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE TAKIMLARIMIZ
Şimdi kendimizi Fenerbahçe‘yle oynayacak Atletico Madrid, Liverpool, Aston Villa, Roma, Shakhtar Donetsk, Villreal, Sparta Prag ve Lask Linz yerine koyalım. Hiçbiri maçtan önce rahat etmeyecek. Karşılarında bir yıldızlar karması görecekler. Üstelik dünyanın her yerinde de gücü olan ateşli bir taraftar grubu! Bu sene şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray’la beraber artık iki Türk takımın oynayacak olması, Türk futbolu ve sporseverlerimiz açısından büyük bir şans. Ayrıca Beşiktaş’ın UEFA Ligi’nde, Trabzonspor’un da Konfederasyon Kupası’nda yoluna devam edecek olması da her şeye rağmen çok önemli. Böylece dört büyük takımımızın sürekli önemli maçlarını izleme şansımız olacak. Türk futbolunun sesi her yerden, her hafta üst üste çıkacak. Bütün takımlarımıza Avrupa maçlarında büyük başarılar diliyorum.
Fenerbahçe camiasının şu andan itibaren artık sürekli olarak yönetim yerine, herkesi sorgulayan ve futbolcu kovmaya kalkan, teknik direktör değiştirmeye kalkışan, kazan kaynatan yapısından kurtulması lazım. “Şu maçı kaybedersek şu maçtan üç puan alamazsak şu gider, bu gider” tavrından derhal herkesin uzaklaşması lazım.
Herkese harika bir futbol sezonu diliyorum
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.