CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Ali Mahir Başarır, yargıdaki atamalara ve yargıdaki siyasallaşmaya ilişkin bir araştırma önergesi verdi.
Bu Başsavcılar Cumhuriyetin Savunucusu Olabilir Mi?
Yargıda, AKP ile bağlantılı isimlerin, atanma yerleri ve atanma sürelerindeki hızına ilişkin bir Meclis Araştırma Önergesi veren CHP’li Başarır: ‘’ Hukuk devletinin en önemli ilkelerinden biri de hiç şüphesiz ki kuvvetler ayrılığının bir uzantısı olarak, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Son 20 senedir ise, yargı erkine seçilen ve atanan isimler, bağımsız ve tarafsız yargıya gölge düşürmektedirler. Cumhuriyet başbakanı, cumhuriyet bakanı, cumhuriyet milletvekili, cumhuriyet müsteşarı, cumhuriyet valisi/kaymakamı, cumhuriyet emniyet müdürü” denmez ama cumhuriyet savcısı ve cumhuriyet başsavcısı tabiri cumhuriyetimizin ilk yıllarından beri kullanılmaktadır. Nedeni ise, savcıların; hakkı, hukuku çiğneyenlerden cumhuriyet adına hesap sormasıdır. Ama ne yazık ki görüyoruz ki, Kahramankazan Cumhuriyet Eski Savcısı Abdullah Çıtlak, AKP’li bir belediye başkanının yanında el pençe divan duruyor sonra ise adeta ödüllendirilerek Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına atanıyor. Ülkemiz adına önemli davalara bakan Yüksel Kocaman, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı iken, düğününden sonra Saray’a çıkıyor ve AKP Genel Başkanı’ndan hediye alıyor, bundan 2 ay sonra ise Yargıtay üyeliğine seçiliyor. Hali hazırda AYM Üyeliği görevinde olan İrfan Fidan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde iken, iktidarın şaibeli olan tüm davalarına bakıyor. Yargıtay’a atanıyor, sonrasında 4 gün dahi geçmeden AYM’ye üyelik için adaylığını açıklıyor ama dosya kapağı dahi açmadan oluyor bu. Sonrasında ise beklenen oluyor ve 23 Ocak 2021 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan tarafından AYM’ye atanıyor. Bu savcılar, bu başsavcılar cumhuriyetin savunucusu olabilir mi? Bu makam, ne yazık ki iktidar için bir arka bahçe konumunda.’’ sözlerini ifade etti.
AKP İle Yakın Olan Terfi Alıyor
Kamuoyunda çokça tartışılan bir isim olan Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığına ilişkin tedbir kararını ivedi bir şekilde kaldıran kişinin şu anda Adalet Bakan Yardımcısı olduğunu hatırlatan CHP’li Başarır: ‘’ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun Türkiye Bankalar Birliği Başkanlığı'na 6 Ekim 2020 tarihli 'İvedi iş' başlıklı tedbir kaldırma karar metninde; Sezgin Baran Korkmaz ve diğer 13 kişinin "şirket ve kişilere ilişkin banka hesaplarında bulunan bloke ve tedbirlerin ivedi kaldırılması" talimatı veriyor. Belgede imzası bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim'de Adalet Bakanlığı Yardımcılığına atanıyor. Sezgin Baran Korkmaz, bu aralıkta satacağı mallarını satıyor, paralarını yurt dışına çıkarıyor. Kara para aklama olayına aslında yargı, bir nevi kol kanat geriyor. Geçenlerde kamuoyuyla paylaştığım Ankara İdare Bölge Mahkemesi Başkanı Esat Toklu’ya baktığımızda da AKP döneminin özetini görüyoruz. Bir hakim, müteahhidin ofisine gidiyor, doğum günü kutlaması yapıyor. Bu hakimin, siyasilerle fotoğrafı var. Hakimin yakın olduğu Sucu Grup’un sahibinin sosyal medya hesabında devlet erkanının tüm kademeleriyle görselleri mevcut. Tüm bu olanlara baktığımızda, yargının siyasallaşmadığını, bununla ilgili somut verilerin olmadığını kim söyleyebilir?’’ ifadelerini dile getirdi.
Bu Teklif Yasalaşırsa; Düğünden Sonra Saray’a Çıkan Daha Çok Savcı Görürüz
Meclis’e bu hafta gelecek olan kanun teklifiyle AKP’nin bu durumu daha da yoğunlaştırarak yargıyı ve siyaseti tam anlamıyla kendi hakimiyet alanına koymak istediğini belirten CHP’li Başarır: ‘’Getirilen teklifin 2.maddesiyle, cumhuriyet başsavcıları, cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususunda görevli ve yetkili kılınacak. Yukarıda anlattığımız örneklerden yola çıkarak, bu da cumhuriyet başsavcılarına verilirse, düğünden sonra Saray’a çıkan daha çok savcı görürüz. AKP, bu teklifle; soruşturmayı sonlandıracak kararlar için, kendi belirleyecekleri Başsavcıyı yetkili kılmak istiyor. Cumhuriyetin dayanağı olan, cumhuriyet savcılığı ise bu teklifle lağvedilmek isteniyor ve bunu cumhuriyet savcılarının hukuki denetimi olan, Ceza Muhakemeleri Kanununun 172 ve devamında belirtilen maddelerine rağmen yapmak istiyor. Bu teklifin de yapılan siyasi atamaların da ülke hukukunu geriye götürdüğü ortadadır. Bağımsız bir yargı düzeninin etkin kılınması amacıyla, halkımızın adaletin tesisine tekrardan sıkı sıkıya sarılması amacıyla bu konu, TBMM’de araştırılmalıdır.’’ dedi.
İşte Başarır'ın verdiği araştırma önergesi;
Günümüzde demokrasi kavramı, gerçek anlamının ötesinde, hukuk devleti ve ilkelerini de kapsamaktadır. Hukuk devletinin en önemli ilkelerinden biri de hiç şüphesiz ki kuvvetler ayrılığının bir uzantısı olarak, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Son 20 senedir ise, yargı erkine seçilen ve atanan isimler, bağımsız ve tarafsız yargıya gölge düşürmektedirler.
2016 yılında çekilen bir görselde; AKP’li Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk'ün solunda duran Cumhuriyet Savcısı Abdullah Çıtlak'ın el pençe divan görüntüsü dikkat çekmiştir. Abdullah Çıtlak, bu görüntüden bir hafta sonra Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına getirilmiştir.
2019 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, ziyaret ettiği memleketi Zonguldak’ta AKP milletvekilleri, belediye başkanı, il ve ilçe başkanlarıyla buluşmuştur. Görüşmeye, Zonguldak Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız da katılmıştır. Kocaman, 30 Mart seçim sürecinde de AKP’nin Devrek Belediyesi Başkan Adayı Sezai Bükrü’nün kampanyasına destek verir nitelikte açıklamalarda bulunmuştur. Dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın AİHM'nin Selahattin Demirtaş kararını verdiği akşamı Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi de kamuoyunda dikkat çekmiştir. 20 Eylül 2020 tarihinde evlenip Partili Cumhurbaşkanının yanına; Saray’a gidip Partili Cumhurbaşkanından düğün hediyesi alan Yüksel Kocaman, 27 Kasım 2020 tarihinde, Yargıtay’a üye olarak seçilmiştir.
Hali hazırda AYM üyesi olan dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan; 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları, Selam Tevhid, MİT TIR'ları, Şike davası, Gezi davası, Osman Kavala, Barış İçin Akademisyenler gibi kamuoyunda tartışmalara neden olan davalarda yer almıştır. İrfan Fidan’ın Yargıtay’a seçilme ve AYM’ye atanma usulü de kamuoyunda tartışılmıştır. Yargıtay, henüz İrfan Fidan atanmadan, 24 Kasım’da seçimleri, 17 Aralık’a ertelemiştir. Bu arada Hakimler ve Savcılar Kurulu, seçimlerin ertelenmesinden 3 gün sonra 27 Kasım’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’ı Yargıtay üyeliğine atamıştır. İrfan Fidan, henüz bir dosyanın kapağını aralamadan; 4 günlük Yargıtay üyesiyken 1 Aralık’ta AYM üyeliğine adaylığını açıklamıştır. 23 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan Resmi Gazete’de Recep Tayyip Erdoğan’ın AYM üyeliği için seçtiği ismin İrfan Fidan olduğunu tüm kamuoyu öğrenmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun Türkiye Bankalar Birliği Başkanlığı'na 6 Ekim 2020 tarihli 'İvedi iş' başlıklı tedbir kaldırma karar metninde; Sezgin Baran Korkmaz ve diğer 13 kişinin "şirket ve kişilere ilişkin banka hesaplarında bulunan bloke ve tedbirlerin ivedi kaldırılması" talimatı verilmiştir. Belgede imzası bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim'de Adalet Bakanlığı Yardımcılığına atanmıştır. Sezgin Baran Korkmaz ile alakalı kamuoyunda kara para aklama ve yurt dışına nasıl çıktığına ilişkin soru işaretleri bulunmaktadır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu’nun ise, Togo Kuleleri’nin alt yüklenicisi olan Sucu Grup’un ofisine giderek doğum günü kutlamasına katılması, gazeteci ve önceden Devlet Bahçeli’nin danışmanı olan Metin Özkan ile beraber aynı kafede samimi pozlar vermesi basında yer almıştır. Esat Toklu’nun, 2015 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olacağı iddiası ise yerel basında yer almıştır. Esat Toklu ile samimi olduğu gözlenen Sucu Grup’un sahibi Uğur Sucu’nun sosyal medya hesaplarında ise devlet erkanının her kademesiyle fotoğrafları bulunmaktadır.
Tüm bunların yanı sıra; 267 sıra sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Teklifi ile de cumhuriyet başsavcılarının, cumhuriyet başsavcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususunda görevli ve yetkili kılınmak istenmesi de bu durumun devamı niteliğindedir.
Ülkede yargının siyasallaşmış olduğu tespiti somut olgulara dayalı bir tespittir. Mevcut siyasi iktidarın, yargı sistemini siyasallaştırması, Mahkemelerde görevli savcı ve hakimler eliyle olmuştur. Hukukun üstün olduğu, temel hak ve özgürlüklerin bağımsız Mahkemeler ile teminat altına alındığı, bağımsız yargının etkin kılındığı bir devlet düzeninin sağlanması amacıyla yargıdaki atamaların ve siyasallaşmanın enine boyuna araştırılması için Anayasanın 104 ve 105, TBMM İçtüzüğü’ nün 98. Maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz.