T. Devrim Ercan
GÖRDÜN MÜ..!
Atatürk'ün partisini, iktidarın yargısı ile ele geçirdiler...
Çerçeve Yasa daha Gazi Meclis'e gelmeden imzaları attılar.
Gördün mü?..
Sonra...
“Biz Kuva-i Milliye çizgisindeyiz” dediler.
Partinin başına butlan ile gelenlerden arındıklarını söylediler.
Yeni bir parti kurdular.
Ve Çerçeve Yasa Gazi Meclis'e geldiğinde...
EVET diyeceklerini açıkladılar.
Gördün mü?..
Çerçeve Yasa dedikleri nedir?..
PKK adlı kanlı terör örgütünü meşrulaştırmanın adı...
Bebek katili Öcalan'ı “kurucu önder” makamına yükseltmenin yolu...
Elli bin şehit vermiş bir ülkede teröristi aklamanın kılıfı...
Anayasa'ya aykırı biçimde, bebek katilini ve teröristlerini “özgürlük savaşçısı” tacıyla taçlandırmanın bahanesi...
Ve Atatürk Cumhuriyeti'nin cenaze namazında saf tutup, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne ihanetin önünü açmanın adı...
PKK meşrulaşıyor...
Ana dilde eğitimin önü açılıyor...
Üniter ulus devletin yerine federatif cumhuriyet hayali konuluyor.
Sonra da çıkıp...
“Atatürkçüyüz” diyeceksiniz.
Öyle mi?..
Atatürk'ün en büyük eseri olan partisine iktidarın yargısı eliyle inen BUTLANCILAR ile...
“Biz butlancılardan arındık” diyen YENİ'ciler...
İlk kez aynı fotoğraf karesinde buluştu.
AKP...
MHP...
DEM...
Ve bebek katili...
Yan yana...
Aynı meseleye farklı pencerelerden baktığınızı sanıyorduk.
Meğer pencere aynıymış...
Sadece perde farklıymış.
Çerçeve Yasaya imza atan BUTLANCILAR ile “evet” diyen YENİ'ciler...
Bu saatten sonra Atatürkçülük iddiasında bulunamazlar.
Kuva-i Milliye ruhunu ağızlarına alamazlar.
Üniter ulus devleti savunduklarını söyleyemezler.
Gazi Meclis'te ettikleri yeminin arkasında duramazlar.
Çünkü mesele artık söz meselesi değildir.
İmza meselesidir.
Mesele Yeşil Vadi meselesidir.
Mesele babadan kalan mirası bölüşme meselesidir.
Mesele iktidara giderken...
“Sen mi olacaksın, ben mi olacağım?” kavgasıdır.
Mesele...
Sarı öküz meselesidir.
Yoksa...
Hangi Atatürkçü?
Hangi yurtsever?
Hangi üniter ulus devlet savunucusu?
Çerçeve Yasa adı verilen, bebek katiline özgürlük kapısını aralayan bir yasaya “evet” der?..
Altına imzasını atar?..
Siz sanıyorsunuz ki...
“Biz ne yaparsak yapalım, Atatürkçüler tıpış tıpış sandığa gider, yine bize oy verir.”
Öyle mi?..
Siz sanıyorsunuz ki...
İki Atatürk dersiniz...
“Lozan onurumuzdur” diye bağırırsınız...
“Sivas ilk kongremizdir” dersiniz...
Sonra da Atatürkçü yürekleri kandırırsınız.
Öyle mi?..
Hayır...
Atatürkçüler unutmaz.
Bebek katili için kaldırılan eli de...
Atılan imzayı da...
Ve sandığa gittiğinde...
Kime oy vermeyeceğini de bilir.
Unutmayın...
Bu millet, Osmanlı Padişahı hain Vahdettin'in peşinden gitmedi.
37 yaşındaki Sarı Paşa'nın peşinden gitti.
Ve Kurtuluş Savaşı'nı kazandı.
Çünkü bu millet, sarayın kapısına değil...
Milletin iradesine baktı.
Şimdi yeniden Atatürk Cumhuriyeti diyenler var.
Kemalist düşünceye bayrak gibi sarılanlar...
Üniter ulus devletin savunucuları...
Onların önünde iki yol vardır:
Ya yol açacaklar...
Ya yeni bir yol bulacaklar.
Ama bir şeyi asla yapmayacaklar:
Unutmayacaklar.
Çünkü tarih...
Bebek katilini özgürlüğüne kavuşturmak isteyenleri de yazacaktır.
Atatürk Cumhuriyeti'ni korumak için mücadele eden Mustafa Kemal'in askerlerini de...
Ve gün gelecek...
Herkesin imzası önüne konulacaktır.
Tarih soracaktır:
“Gördün mü?..”
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.