Halkın Sayfası

Halkın Sayfası

Cumhurbaşkanı öyle doğru söylemiş ki ben kendi adıma hatta sizin adınıza da altına imzamı atarım.

  

''2022 yılında asgari ücretin en alt rakamı 4 bin 250 lira olarak uygulanacaktır..........

''Yok geçmişte dolar şuydu doların o olduğu dönemden hesabı dolar üzerinden yaparak şu anda da asgari ücreti tespit etmek gerekir gibi yaklaşımlar bir defa bu ülkenin şu anki çalışan işveren istismarından başka bir şey değildir.........''

Bu sözler AKP'nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, 20 yıl canhıraş uğraşarak, olmazı olduran, doları 1.60 TL den alıp, 16.48 lere getiren Erdoğan'dan.

E der tabii neden demesin ki? 

İMF'nin bizden borç istediğine, Almanya'nın bizi kıskandığına, Avrupa'da aşının paralı olduğuna, ekonomik büyümede Çin'i geçtiğimize, askıda ekmek fikirleri uçuşurken, halk ekmek kuyruklarında beklediğin halde, aslında market fiaatlarının hiçte pahalı olmadığını, abur cubura 1070 tl ödeyen Cumhurbaşkanı'nın ağzından duyduğuna, gelişmiş ülkeler Pandemi' de vatandaşlarına para yardımları yaparken bırak yardımı, İban numarası verip, ''biz bize yeteriz'' demesine, paradan altı sıfırı atıp, ''tuvalete eskiden bir milyona gidiliyordu şimdi 1 liraya gidiyorsun'' dediğine, ''Şemsiye açtığın için yağmur yağıyor'' denmesine,   Kredi notumuz Uganda  seviyesine indirildiği halde, ''Türkiye şaha kalkmanın sembolüdür, şu anda pik yapıyor'' denmesine, İsraille, Yunanistanla Sisiyle Doğu akdenizde iş tutan, Erdoğan'ın dedeleri hırsız diyen Abu Dabi' li  prensin Türkiye ekonomisine kaynak sağlayacağını sanmanı sağlamasına ses etmezsen, oda tüm bunları yutturduğunu sandığı gibi, asgari ücretin 4 bin 250 lira olmasını açıklarken çok matrak bir şey yaptığına inanmanı da isteyebilir üstünede; ''Yok geçmişte dolar şuydu doların o olduğu dönemden hesabı dolar üzerinden yaparak şu anda da asgari ücreti tespit etmek gerekir gibi yaklaşımlar bir defa bu ülkenin şu anki çalışan işveren istismarından başka bir şey değildir.........'' de der gerine gerine. 

Hatta ''bunlara sormak lazım sizin geçmişinizde acaba siz Türk Lirası'nın olduğu bu ülkede dolarla mı çalıştırıyordunuz bu insanları.'' da der. 

Dolarla çalıştırmıyorduk çünkü, Doları 1.60 dan 16.45 çıkarmamıştık gerçeği söylenmeyecekmiş gibi zekanla da alay eder bir güzel.

Üretim alanlarımızı Cumhuriyet'in kazanımlarını satıp üretimi durdurup, temel gereksinimler başta olmak üzere tüketimde tamamen dışa yani dövize  bağımlı hale getirilmemişiz gibi. İneğimiz ithal, ineğimizin yediği saman ithal değilmiş gibi, İneği bırakın samanı dolarla almıyormuşuz gibi. Yani Milletin çoluğuna çocuğuna içirdiği sütün bedelini dolar belirlemiyormuş gibi.

Hatta yavuz hırsız misali;

''Bu tür spekülasyonlara gerek yok. Bizim paramız bellidir o da Türk lirasıdır. Ve biz Türk Liramızı

yedirmeyeceğiz.'' bile der. Bu söylem karşısında kendinden şüpheye düşersin bu ülkeyi 20 yıdır ben mi yönetiyorum ,  emsali görülmemiş faiz uygulasıyla bile istiye TL ye değer ben mi kaybettiriyorum, halkın vergileriyle ödenecek olan anlaşmaları, borçlanmaları dolarla ben mi yapıyorum diye? 

Bizim paramız belliyse neden geçmediğimiz köprülere, yatmadığımız hastanelere  dolarla ödeme yapıyoruz diye soramazmışız gibi.

Tüm bunların üstüne Cumhurbaşkanı ve öyle doğru söylemiş ki ben kendi adıma hatta sizin adınıza da altına imzamı atarım.

Sizin adınıza da dedim çünkü, çok açık değil mi  asgari ücrete bahşedilmiş gibi verilen artışın, bırakın seçime kadar, ilk market alışverişinizde, ilk elektrik, doğalgaz, telefon faturanızda nasılda  geri alındığını göreceğiniz gerçeği aşikar.

''Ülkemiz ve milletimizin geleceğini ne faiz ve kur spekülatörleri ne yeminli İÇ VE DIŞTAKİ TÜRKİYE DÜŞMANLARI, ne de bir avuç aç gözlü muhteris belirleyebilir. Bu ülkenin geleceğini 84 milyon hep birlikte biz belirleyeceğiz."

İşte bu cümleler, hep beraber altına imza atacağımız cümleler, helede son cümle öyle doğru ki; ''Bu ülkenin geleceğini 84 milyon hep birlikte biz belirleyeceğiz." 

20 yıldır yönettiği  Türkiye ekonomisinin bu gün geldiği  durumundan kendisi dışındaki herkes, içte ve dışta herkes, sorumlu, suçlu, teröristti! 

Ancak  bakara suresininde  bundan nasibini alması;

 "Rabb'imiz Kur'an-ı Kerim'de 'Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenlere müjdele.' Bu şekilde buyurmaktadır." demesi  pes dedirtti artık.

O sandık 84 milyonun önüne elbet gelecek. 

Selma Şenel Sevinç

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.