Prof. Hikmet Sami Türk

Prof. Hikmet Sami Türk

ABD BÜYÜKELÇİSİ’NİN YENİ ÇIKIŞI

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack’ın Ortadoğu’daki dört devletin Kürt kökenli vatandaşlarını yaşadıkları ülkelerden koparılacak topraklarla beşinci bir devlette toplama düşüncesi, bölücü, ayrılıkçı hareketlere destek olmaktan başka bir anlam taşımaz; bir siyasî istismar konusu olarak gündemde tutulan Kürt sorununa bir çözüm getirmez. Böyle bir düşüncenin tutarlı hiçbir yanı yoktur. Türkiye, Suriye, Irak ve İran devletlerinin bütün vatandaşlarına hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin insan onuruna uygun eşit vatandaşlık sağlamaktan başka bir çözüm söz konusu olamaz.”
 

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack’ın Kürt sorununda 4 ülkedeki Kürtleri bir araya getirecek çözüm önerisi hakkında eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk yazılı bir değerlendirme yaptı:

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack, görev sınırlarını aşan demeçler vermeye devam ediyor. Daha önce Türkiye Cum- huriyeti’nin ulus devlet, birlikçi (üniter) devlet yapısını eleştiren, –kendi ifadesiyle– Osmanlı Devleti’nin ‘millet sistemine’ geçmesini tavsiye eden Barrack, sosyal medyada yer alan bir videoda Kürt sorununun çözümü için yeni bir öneri getirdi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın olmak üzere Türk yetkililerin Abdullah Öcalan ve daha geniş Kürt siyasî hareketiyle diyalog kurma çabalarını takdir ettiğini belirten Barrack, Kürt nüfusunun dört ülkeye yayılmış bulunduğuna ve uzun zamandan beri kendi gelecekleri ile ilgili arayış içinde olduklarına işaret ettikten sonra şöyle dedi: ‘Bu süreç herkesi bir araya getirecek. Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine olanak verecek.’1

ABD Büyükelçisi Barrack, bu sözleriyle Türkiye, Suriye, Irak ve İran vatandaşı olan Kürtlerin bu ülkelerden alacakları toprak üzerinde yeni bir devlet kurmalarını öneriyor. ABD dış politikacıları, Büyük Ortadoğu Projesi gibi önerilerle bölgedeki devlet sınırlarının yeniden belirlenmesine çok meraklıdır.

Türkiye, Suriye, Irak ve İran vatandaşı olan Kürtlerin bu devletlerden alacakları topraklar üzerinde etnik temelde yeni bir devlet kurmalarına bu devletlerden hiçbiri izin vermez. İçlerinde farklı etnik kimliklere sahip insanların bir millet olarak yaşadıkları bu devletlerden hiçbiri, etnik temelde kurulmuş değildir. Bu devletlerden koparılacak topraklarla yeni bir devlet kurulması, Birleşmiş Milletler Antlaşması ile güvence altına alınmış olan ‘devletlerin toprak bütünlüğü’ (m. 2/4), sınırların değişmezliği ilkesi ile bağdaşmaz.

Kaldı ki hâlen dört ayrı ülkenin Kürt kökenli vatandaşları da bu ülkelerdeki mallarını ve mülklerini bırakarak zoraki bir nüfus mübadelesiyle hayalî bir devlette yeni bir hayat kurmak için göç etmek istemez. PKK gibi bölücü, ayrılıkçı akımlar dışında hiçbir kimse, hiçbir siyasî parti Ortadoğu’da yeni bir harita çizilmesini istemez. Ortadoğu’da komşu dört devlet arasında beşincisinin kurulmaya kalkışılması, Ortadoğu’yu kan denizine boğacak savaşlara yol açar.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack’ın Ortadoğu’daki dört devletin Kürt kökenli vatandaşlarını yaşadıkları ülkelerden koparılacak topraklarla beşinci bir devlette toplama düşüncesi, bölücü, ayrılıkçı hareketlere destek olmaktan başka bir anlam taşımaz; bir siyasî istismar konusu olarak gündemde tutulan Kürt sorununa bir çözüm getirmez. Böyle bir düşüncenin tutarlı hiçbir yanı yoktur. Türkiye, Suriye, Irak ve İran devletlerinin bütün vatandaşlarına hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin insan onuruna uygun eşit vatandaşlık sağlamaktan başka bir çözüm söz konusu olamaz.”

(21.3.2026)

____________________

1 ABD Büyükelçisi Thomas J. Barrack’ın demeci ile ilgili gazete haberi için bk. Sözcü, 21.3.2026, s. 14 “Büyükelçi ağzındaki baklayı çıkardı: Çözüm süreci 4 ülkedeki Kürtleri bir araya getirecek”.

Önceki ve Sonraki Yazılar