Ertuğrul Özkök
Efsane bir şarkının 42’nci yılında Bayram’ın son günü için seçtiğim yeni şarkılar
Bayramın birinci günü Spotify’a o gün konan yeni şarkıları dinlerken, bir önceki haftaya döndüm.
Tam bir hafta önce aynı gün Los Angeles’taki Warner Bros stüdyolarında dolaşıyordum.
Her birinde sinema tarihinin en önemli filmlerinin çekildiği dekor sokaklar bunlar.
Bir köşede Batman, ötekinde Spider-Man…
Bir tarafta sinemanın gerçek efsane filmi Casablanca…
Ve artık hayatımızın parçası olmuş diziler…
Friends…
Sex and the City…
Two and a Half Men…

ÜNLÜ PURPLE RAIN ŞARKISININ PLAK
KAPAĞI FOTOĞRAFI İŞTE BURADA ÇEKİLDİ
Rehberimiz bu dizilerin ve filmlerin çekildiği binaları ve sokakları gösterirken, birinin önünde durup bana dönüyor ve “Burası eminim sizi özellikle ilgilendirecek” diyor ve devam ediyor:
“Prince’ın Purple Rain albümünün kapağını hatırlıyor musunuz?”

Nasıl hatırlamam…
1984 yılında bir bomba gibi patlamıştı bu şarkı.
Demek ki 42 yıl olmuş…
Hâlâ aynı duygu ve coşkuyla dinlediğim muazzam bir şarkıdır.
Gitar solo bölümü rock müziğin en büyük soloları arasındadır.
46 yıldır gözümün önünde duran kapakta Prince, bir sokakta, motosiklet üzerinde görünüyordu.
İkonik bir fotoğraftır o…
Aslında…
Meğer bu kapak fotoğrafı, Warner Bros stüdyo kompleksinde kurulan set dekorunda çekilmiş.
Hem de tam bulunduğum yerde.
BİR NESLİN ÜZERİNE
YAĞAN MOR YAĞMURLAR
Bu set, filmdeki “Minneapolis sokakları ve kulüp çevresi”ni temsil eden yapay bir arka planmış.
Prince’in kullandığı mor motosiklet (Honda bazlı özel tasarım) da film için hazırlanmış.
Bu sahnenin önemi ne diye sorarsanız;
80’lerde siyah bir sanatçının rock, pop ve soul’u birleştirip ana akımı domine ettiği anlardan biri oldu bu şarkı ve sahne…
Prince sadece bir müzisyen değil, ikon hâline geldi.

PURPLE RAIN SADECE MOR
YAĞMUR MU DEMEK
“Purple Rain” Türkçeye mor yağmur olarak çevrilebilir, ama Prince’in dilinde çok daha derin bir anlam kazandı.
Ona göre mor yağmur, “kıyameti, dünyanın sonu gibi çok zor bir anı” anlatır.
Ama aynı zamanda “inanç ve sevgiyle kurtuluş umudunu” yansıtır.
Bu şarkı 2007 yılında, insanlığın popüler kültür tarihine görsel bir sahne ile de girdi.
O yıl Amerika’nın en görkemli spor gecesi olan Super Bowl’un devre arasında Prince sahneye çıktı.
Son şarkı olarak bunu söylerken yağmur yağmaya başladı.
O muazzam solosunu işte bu yağmurun altında yaptı ve stadyumdaki seyirci 100 bin kişilik bir koroya dönüştü.
Popüler kültür tarihinin en olağanüstü ayinlerinden biridir bu sahne.
BAZILARI AYNI YAĞMURDA, BİZİM NESİLLERİMİZ
İSE MOR YAĞMURLARDA ISLANDI
Ve şimdi ben o şarkının plağının kapak fotoğrafının çekildiği sokakta ayakta duruyordum.
Belki bu çoğu insana bir şey ifade etmeyebilir.
Hatta dünyanın içinde bulunduğu bu felaket ortamında bir “umursamazlık” sahnesi olarak görülebilir.
Ama benim kendi dünyam için hiç öyle bir şey değil.
Tam aksine, dünyanın bu “yeni kıyamet” anında bizim hâlâ sığınabildiğimiz sığınaklardan biri müzik.
Bir kaçış değil bu, kendimizi savunma biçimimiz.
O nedenle başkaları beraber yürüseler de aynı yağmur altında, o yağmurlarda ıslansalar da; aradan 46 yıl geçse bile biz hâlâ mor yağmurlarda ıslanıyoruz.

FRIENDS DİZİSİNİN “CENTRAL PERK”
KOLTUĞUNDA VERDİĞİMİZ POZ
Stüdyoları gezerken dikkatimi çeken bir şey de şu oldu.
İki dizinin çekildiği stüdyoların kapısına özel olarak “Burada çekilmiştir” tabelası asılmış.
Biri “Friends…”
Öteki “Two and a Half Men…”
Ayrıca Friends’te çok önemli bir yeri olan “Central Perk” adlı kafenin stüdyosu da müzeye konmuş.
O koltukta oturup biz de poz verdik.
WARNER MAZESİNDE
TÜRKÇE BİR FİLM AFİŞİ
Bu arada bu stüdyolarda çekilen bazı filmlerin afişlerinin sergilendiği salonda bir de Türkçe afiş gördüm.
1937 yapımı William Dieterle’nin “The Life of Emile Zola” filminin Türkçe afişiydi.
“Emile Zola’nın Yaşamı…”

Şimdi bugüne gelelim.
Geçen cuma günü Spotify’a yüklenen yeni şarkılara baktım.
Aralarında çok güzel şarkılar vardı.
Bugün bayramın son günü, bazılarını sizinle paylaşayım.
BAYRAMIN SON GÜNÜ İÇİN HER
ZEVKE FARKLI YENİ ŞARKILAR
(*) TEOMAN SEVENLERE: Teoman bir ara müziği bıraktığını falan söylemişti ama tam aksine öyle bir dönüş yaptı ki beni şaşırtıyor.
Son zamanlarda gerek ikili şarkılar, gerek eski şarkıları ile şaşırtıyor.
Geçen ay Dedublüman ile birlikte söylediği “Paramparça” harikaydı.
Bu hafta da “Yorgun Mermi”nin harika bir konser versiyonunu çıkardı.
İTALYAN MÜZİĞİ 60 VE 70’LERDEKİ
TADINI YENİDEN BULUYOR SANKİ
Son aylarda İtalya’dan yeniden güzel sesler gelmeye başladı.
Hip hop’tan yorgun düşen İtalya, 60 ve 70’lerdeki o harika “San Remo Müzik Festivali” günlerindeki gibi şarkılar çıkarıyor yine.
(*) AKDENİZ’İ VE YAZI ÖZLEYENLERE: Alessia Fontana’nın dört mart günü çıkan yeni albümünden “Una Bacio Lenta” adlı şarkısı size çok iyi gelebilir.
BU YAZ DİSKOLAR
İÇİN VİNTAGE ZAMANI
(*) CESARIA EVORA SEVENLERE: Cesaria Evora’yı kaybedeli 15 yıl oldu ama onu hâlâ aynı keyifle dinliyoruz.
Bu hafta onun en güzel şarkılarından biri olan “Angola”nın Ginton tarafından remikslenmiş versiyonu.
Tahmin ediyorum bu ilkbahar ve yaz epey dinleriz.
(*) YAZ GELİYOR, RİTMİ ARTTIRALIM DİYENLERE: Blank & Jones’un “Gravitation” adlı yeni parçasını tavsiye ederim.
KOMŞUDA PROTEST KIZLAR
HARİKALAR YARATIYOR
(*) İRAN’IN BAŞINI AÇMAK İSTEYEN KADINLARI İLE DAYANIŞMA İSTEYENLERE: “Nava”nın yeni şarkısı “Setare Mord”u çok sevebilirsiniz diyebilirim.
(*) ALEYNA TİLKİ SEVENLERE: Kiss Facility ile birlikte çalıştığı alternatif pop tarzındaki son şarkısı “Ishaya” çok farklı ve güzel… Sözlerini çözmeye kalkmayın çünkü İngilizce ile karışık uydurma bir dil yaratmışlar gibi.
HİP HOP’UN ENTELLEKTÜEL
KANADI YENİ RİTM ARIYOR
(*) KID CUDI SEVENLERE: Geçen sonbaharda bir kültür etkinliğinde İstanbul’a gelip konuşan Kid Cudi’nin yeni şarkısı “Ride Ride”ı çok sevdim.
Hip hop damarından gelip hep yenilik arayan bir sanatçı Kid Cudi.
Şarkının intro bölümü biraz sıkıcı gibi geliyor ama hemen arkasından çok değişik bir ritim başlıyor.
Herkesin değil ama Kid Cudi ve biraz “indie” tarzı müzik sevenlere iyi gelebilecek bir şarkı.
12 EYLÜL’ÜN ROMANTİK ŞARKISI
46 YIL SONRA YENİDEN VİRAL OLDU
1980 yılında Ankara’da 12 Eylül’ün yarattığı umutsuzlukta yaşarken bir albüm geldi.
“Guilty…”
Kapağı hâlâ gözümün önünde.
Barbra Streisand ve Bee Gees’in Barry Gibb’i birlikte yapmışlardı.
O albümden iki şarkı o yıl hayatımızı kurtaran şeylerden biriydi:
“Guilty” ve “Woman in Love…”
Bu hafta işte o “Guilty”nin yeni bir versiyonu geldi.
“Hindley Street Country Club” adlı eski hitleri yeniden yorumlayan bir grup söylüyor.
Aslında 2020’de yayınladılar bu şarkıyı ama bugünlerde sosyal medyada yeniden viral olunca tekrar Spotify’ın gündemine geldi.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.