Naim Babüroğlu

Naim Babüroğlu

Suriye ve “Terörsüz Türkiye”

Suriye El Şara yönetimi, PKK’nın kolu SDG’nin işgal ettiği bölgeleri büyük bir engelle karşılaşmadan ele geçirdi. Hem de çok hızlı bir şekilde... ★★★ Daha doğrusu... ABD, SDG’nin elindeki alanların büyük bölümünü El Şara’ya devretti. Petrol ve enerji alanları, barajlar, sınır kapıları gibi önemli yerler El Şara yönetimine geçti. SDG, Suriye kuzey doğusunda Ayn el Arap ve Haseke bölgesine sıkıştırıldı. İngilizlerin 1919’da çizdiği, “Kürdistan” haritası sınırlarına getirildi. ★★★ ABD Başkanı Trump, kendisine sadık El Şara’yı stratejik ortak olarak tercih etti. Ama SDG’yi de dışlamadı. SDG, artık taktik düzeyde bir ortak. Çünkü, ABD için terör örgütleri kullanışlı bir maşadır ve küresel stratejinin bir topuzudur. Oldukça düşük maliyetli ve HİBRİT savaşın ucuz bir silahı. ★★★ 15 yıldır, ABD, SDG/PKK’ya her türlü desteği sağladı. Eğitti, donattı, teröristlerin maaşını ödedi. Çünkü, ABD’nin Suriye’deki hedefi, Esad’ın devrilmesi ve Suriye’nin İsrail’e tehdit olmaktan çıkarılmasıydı. Esad güçlerinin, Fırat’ın doğusuna SDG bölgesine geçmesine hiç izin vermedi. ★★★ Esad’ın devrilmesi için ABD SDG/PKK’yı, stratejik ortak olarak belirlemişti. Ve hatta, ABD SDG/PKK’yı NATO üyesi Türkiye’ye tercih etmişti. Bu yüzden, Suriye coğrafyasının yaklaşık yüzde 25-30’unu, SDG’ye işgal ettirdi. ★★★ Gel zaman git zaman... ABD ve İngiltere, Esad’ı devirmek için, İdlib’te bulunan Suriye El Kaidesi HTŞ lideri El Şara’yı seçti. Eğitti, donattı ve siyasete hazırladı... Hakkını teslim edelim... El Şara da görevini kusursuz yaptı. Ve Aralık 2024’te, ABD, İngiltere ve İsrail’in desteğiyle Beşar Esad’ı devirdi. Hem de hiçbir engelle karşılaşmadan ve çok kısa sürede... ★★★ SDG’ye operasyon aniden başlamadı... 5 Ocak 2026’da Paris’te, ABD’nin liderliğinde, Suriye yönetimi ile İsrail arasında toplantı yapıldı. SDG’ye operasyon konusu konuşuldu. Konu, Türkiye ile de koordine edildi. Ve ardından, Suriye yönetimi SDG’ye operasyon düzenledi. ★★★ İsrail, işte bu nedenle El Sara’nın SDG’ye operasyonuna sessiz kaldı. Golan tepelerini işgal eden, Şam güneyinde belli bir alanı kontrol eden, istediği yer ve zamanda Suriye hava sahasını kullanan İsrail için, SDG’ye operasyon bir sorun oluşturmazdı... Suriye, zaten ABD ve İsrail’in ön bahçesi konumunda. ★★★ ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın şu açıklaması sorulara cevap niteliğinde. “IŞİD’e karşı mücadele görevi büyük ölçüde sona erdi ve ABD’nin çıkarları Şara ile örtüştü...” ★★★ Suriye için stratejik sonuç, SDG yerine ABD’nin El Şara ve Türkiye’yi tercih etmesidir. Ve Türkiye önemli bir kazanım elde etmiştir. ★★★ Ama.. ABD, İsrail ve İngiltere’nin “Yüzyılın Projesi” “Kürdistan”ı kurma hedefinde bir değişiklik olmamıştır. ★★★ Operasyonda, Suriye ordusu, ABD’nin çizdiği sınırları aşınca, ABD, Suriye ordusunun ilerleyişini durdurdu. Ve ateşkes ilan edildi. SDG 18 Ocak 2026’da, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Antlaşmasını” imzalamak zorunda kaldı Ve 24 Ocak 2026’da, ateşkes 15 gün daha uzatıldı. ★★★ Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, 22 Ocak 2026’da “PKK’nın Kürtler için bir yük haline geldiğini” söyledi. Çünkü Barzani, bölgede kendisine rakip olabilecek bir yapı istemiyor. Barzani’nin bu açıklaması, DEM Partisi için büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. ★★★ DEM Parti milletvekillerinden biri, “Suriye’de, ikinci bir Lozan’a izin vermeyeceğiz” dedi. Bu söz, aslında DEM partisinin PKK’nın siyasi bir uzantısı olduğunun da itirafıydı. PKK da Lozan’dan nefret eder, Cumhuriyeti reddeder. ★★★ Suriye’deki bu gelişmeler, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesinin bir halkasıdır. Ortaya çıkan tabloda... ABD’nin El Şara’yı tercih etmesiyle, SDG/PKK’nın yok edilmesine göz yumacağı anlamı çıkarılmamalı. 15 yıldır eğitip donattığı, her türlü desteği verdiği SDG/PKK’dan ABD tümüyle vazgeçmedi. SDG’yi, gerektiği yerde ve zamanda kullanma stratejini terk etmiş değil. ★★★ Bu arada... PKK’nın ana yuvası Kandil’den çok sayıda PKK’lı da Suriye’ye SDG’ye destek için geldi. Sözde silah bırakan PKK... ★★★ Gelelim asıl konuya... Suriye’deki son gelişmeler, Türkiye’de bazı kesimlere şu gerçekleri hatırlatmış olmalı... ★★★ SDG’nin PKK’nın kolu olduğu ve Kandil’e bağlı olduğu anlaşıldı mı? Anlaşıldı... DEM partisinin de, aslında Kürt yurttaşlarımızı değil PKK’yı temsil ettiği çıplak gözle görüldü mü? Görüldü... ★★★ İmralı’daki terörist başının Kürt yurttaşlarımızı temsil etmediği, PKK başı olduğu tekrar tekrar ispatlandı mı? İspatlandı... ★★★ Ana akım bir TV kanalının “Terörsüz Türkiye” süreci başlangıcında, PKK teröristlerini “gerilla” olarak adlandırmasının kabul edilemeyecek bir hata olduğu ortaya çıktı mı? Çıktı.. ★★★ “Terörsüz Türkiye” sürecinin asıl amacının, yani PKK’nın silah bırakmasının gerçekleşmediği görüldü mü? Hem de nasıl... ★★★ Özetin özeti... “Terörsüz Türkiye” sürecinin gerçek amacı nedir?...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.