Muzaffer Ayhan Kara

Muzaffer Ayhan Kara

TBMM'de Aradığım İki Husus

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte TBMM’nin işlevi iyice azaldı. “Kuvvetler Ayrılığı”nın üç önemli ayağından “yasama” adeta bir kenara itildi. Yasama, neredeyse Beştepe’deki “yürütme”nin bir parçası haline geldi.

Son bütçe görüşmelerinde aynı zamanda Ak Parti genel başkanı da olan yürütmenin başı konumundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’ye gelmeye tenezzül etmemesi bile ne demek istediğimi anlatmaya yetiyor da artıyor bile. “Bütçenin sahibi” Erdoğan, ama bütçeye ilişkin eleştiri getiren muhalefet liderlerine yanıt veren yardımcısı ve bakanları!

MECLİS’TE ARADIĞIM BİRİNCİ HUSUS

TBMM’de aradığım ama göremediğim bir husus da bütçe dışında da liderlerin hiç olmazsa bütün oturumlara olmasa da önemli oturumlara katılmaları. Kanımca bu konuda Millet İttifakı’nın başat partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu öncülük yapabilir. Yapmalıdır da. Kılıçdaroğlu’nun TBMM’de sıklıkla görülmesi, Grup Başkanı olarak zaman zaman söz alması ve CHP Grubunu bizzat sevk ve idare etmesi anlamlı olacaktır. Malum, İYİ Parti lideri Meral Akşener milletvekili olamadı 2018’de cumhurbaşkanı adayı olduğu için. O da arada bir meclis balkonundan oturumları izleyebilir, muhalefet kulisine uğrayabilir ve bu şekilde meclise vurgu yapabilir.

Kılıçdaroğlu TBMM’de sıklıkla gözüktüğünde Erdoğan da gözükmek durumunda kalabilir. Böylece seçmenin de gözü daha çok mecliste olur naklen televizyon yayını da söz konusu olduğu için. Erdoğan gelmese bile muhalefet liderlerinin sıklıkla meclise teşrifi önemli, çünkü meclisin işlevinin azaltıldığı eleştirisini yapan onlar.

Belleğimi yoklayıp geriye sardığımda geçmişte liderlerin TBMM’den eksik olmadığını hatırlıyorum. 1960’lardan itibaren hatırladığım fotoğraf karelerinde ve ekranlarda İnönü, Ecevit de; Demirel ile Türkeş ve Erbakan da hep vardı. 80’lerde ve 90’larda da liderler bütçe dışında da mecliste gözükürdü.

MECLİS’TE ARADIĞIM İKİNCİ HUSUS

Mecliste aradığım ama ne yazık ki göremediğim bir husus da dış politikaya ilişkin olarak iktidar tarafından muhalefete bilgi verilmesi. İktidar, muhalefeti dış politikalarla ilgili olarak attığı adımlardan dolayı eleştirmeden önce muhalefete bilgi vermeyi öğrenmelidir. İktidara önerim, her hafta olmasa da on beşte bir Dışişleri Bakanının muhalefet liderlerini dış politik gelişmelerle ilgili olarak bilgilendirmesi ve önerilerini almasıdır. Bu ilişki dış politikanın “ulusal” bir rotada seyretmesine katkıda bulunabilir. Hatta, Milli Savunma Bakanı ve MİT Müsteşarı da periyodik olarak muhalefete bilgi verebilir, böylece muhalefet meselelerin önünü-arkasını daha iyi görebilir.

Hatta daha ileri gideyim; keşke meclisteki dış politika komisyonu başkanı muhalefetten olsa… Örneğin, iktidarda Ak Parti varken CHP’den, CHP varken de Ak Parti’den. Bunun batı demokrasilerinde örnekleri olmuştur.

Yine meclisin biraz geçmişine, 60’lara gidelim. İsmet İnönü başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin her hafta muhalefet grup başkan vekiline gidip dış konularla ilgili brifing verirmiş. Bunu da bizzat İnönü istermiş. Çok yerinde, güzel bir uygulama.

Son iki örneği kendisi de bir dönem milletvekilliği yapan, CHP Genel Başkan Yardımcılığı ve TBMM Dışişleri Komisyonu CHP Grup sözcüsü olarak görevde bulunan ve danışmanlığını yaptığım E. Büyükelçi Osman Korutürk’ten (Halen CHP Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi) işitmiştim.

SONUÇ

Özetle, liderler mecliste sıklıkla gözükürse meclisin itibarı artar, daha çok işlev kazanır. İktidar dış politika ve ulusal güvenlik konularında muhalefeti periyodik olarak bilgilendirirse bundan ülke kazançlı çıkar.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar