Muzaffer Ayhan Kara

Muzaffer Ayhan Kara

Duyun Artık İzmir'den Yükselen O Çığlığı

Önceki gün İzmir’den bir çığlık yükseldi. Daha doğrusu epeydir atılan çığlık bir kez daha yankılandı.

Çığlığın nedeni, “İzmir’in Çernobil’ı”.

Evet, yanlış okumadınız; İzmir’in orta yerinde bir ‘Çernobil’ var!

O ‘Çernobil’, İzmir’in güney aksındaki son metropol ilçesi Gaziemir’de.  

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, sorumluluk sahibi bir yerel yönetici olarak meseleye duyarlı. Önceki günkü iki yıllık icraatını anlattığı basın toplantısında İzmir’in Çernobil’ı üzerinde üzerine basa basa bir kez daha durdu. Daha doğrusu güçlü bir çığlık daha attı! Bakalım Gaziemir’den atılan bu çığlık Konak’taki İzmir Vilayet Konağı’ndan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden, Başkentteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan duyulacak mı?

“GELİN BU CENAZEYİ HP BERABER KALDIRALIM”

Başkan Arda, söz konusu toplantıda Gaziemir’in Aktepe-Emrez kesimindeki insan sağlığını tehdit eden nükleer atık sorunuyla ilgili olarak özetle şu bilgileri paylaştı:

“Burası İzmir’in Çernobil’i. Dışarıdan bir madde getiriyorlar. Bu madde Türkiye’de bulunmuyor. Bu madde eski kurşun fabrikasının bahçesinde 2007 yılında bulundu. O yıldan beri de çözüm üretilmiyor. Belki onu getiren fabrika sahibi bile o zamanlar farkında değildir. Yağmurla birlikte oksitlenerek insanların sağlığını tehdit ediyor. Buranın temizlenmesini istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de dile getirdim. İzmir Valisi’ni ziyarete gittiğimizde de buranın temizlenmesi gerektiğini söyledik. Gelin bu cenazeyi hep beraber kaldıralım diyorum. En son İzmir Vali Yardımcısının düzenlediği toplantıda bir araya geldik; ama o da olmadı. Bizim isteğimiz burasının kamulaştırılarak temizlenmesi ve nükleer temalı bir parka dönüştürülmesi. En azından çevrede yaşayan, yıllardır bu problemle boğuşan insanlarımıza ödül gibi olsun istiyoruz. Ama maalesef karşılık bulamıyoruz.”

14 YILDIR ÇÖZÜM BEKLEYEN TEHLİKE

İzmir’in Çernobil’ını dün manşetine taşıyan Son Kale İzmir’den şu bilgileri de aktarayım:

“Gaziemir'in Akçay Caddesi üzerindeki tesis, 1940 yılında kurulmuştu. Aslan Avcı'ya ait kurşun ve döküm fabrikasındaki korkunç gerçek 2007 yılında ortaya çıkmıştı. Fabrika alanında, rastgele etrafa atılmış nükleer çubuklar tespit edilmişti. Olaya el koyan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) 70 dönümlük arazide radyoaktif ve tehlikeli atık miktarının yaklaşık 100 bin ton olduğunu açıklamıştı. Bölgedeki radyasyon miktarının, normal değerin 219 kat üstünde olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, büyük miktarda ağır metal atıkların yer aldığı da kayıtlara girmişti. 

2010 yılında fabrika kapatılırken, tehlikeli arazinin etrafı da tel örgüyle çevrilmişti. Nükleer atıkların nereden ve nasıl getirildiği tespit edilemezken, 5,7 milyon TL para cezası kesilen şirket daha sonra isim değişikliğine gidip İzmir'in Torbalı İlçesi'nde Heper Metal Döküm Sanayi A.Ş. adıyla faaliyete başlamıştı. Hiçbir devlet görevlisine de yasal işlem yapılmayan nükleer skandalın ardından İzmir'in göbeğindeki ölümcül atıklar öylece bırakılmıştı. 14 yıldır çözüm bekleyen ve etrafındaki evlere, okulda eğitim gören çocuklara zehir solutan atık alanı son yıllarda her yağmurun ardından için için yanmaya devam ediyor.

XXX

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in çığlığa kulak vererek Gaziemir’e bir inceleme gezisi yapması, Başkan Arda’dan brifing alması son derece yerinde olacaktır. Keza son dönemde kente sıklıkla gelen Bakan Kurum’un da havaalanından kente gelişte veya gidişte yolunun üzerindeki noktaya zaman geçirmeden uğraması beklenir.

Önceki ve Sonraki Yazılar