
Hüseyin Özalp
Boykottan gözaltına alınan suçunu kabul etsin
Boykotun etkili olduğunun en önemli göstergesi, iktidar cephesinin bunun aksini kanıtlama seferberliğidir. Boykotun etkili olduğunun delili, boykot çağrısı yapanlara karşı başlatılan soruşturmalardır.
Anadolu Ajansı’nın boykot günü kredi kartı kullanımının iki katına çıktığını duyurması, İletişim Başkanlığı’nın bunu paylaşması ve yandaş gazetelerin “boykot tutmadı” manşeti atması, boykotun amacına ulaştığının göstergesidir. Ekonomi yazarı gazeteci Alaattin Aktaş, Bankalararası Kart Merkezi’nin günlük veri açıklamadığı ve açıkladığı son aylık verinin şubat ayına ait olduğunu duyurdu.
Boykot çağrısı yapanlara soruşturma açılması ve gözaltına alınması korkutma amaçlıdır. Vedat Milor’un Kent Lokantası’nda tadım yapması nedeniyle hakkında soruşturma başlatılması kadar hukuki dayanaktan yoksun ve komik bir uygulamadır.
Öncelikle boykotun bir suç değil hak kullanımı olduğunu ifade etmekte yarar var. Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da sabittir.
Yine de boykot paylaşımı yapanlara tavsiyem, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanların geçmişte yapmış oldukları boykot çağrılarını bastırıp ceplerine koymalarıdır. Artık herkes biliyor ama yine de hatırlatmanın zararı olmaz. İletişim Başkanlığı sitesinde hala duruyor:
Cumhurbaşkanımız Erdoğan: Pahalı ürün satanları dize getirecek en etkili yöntemlerden biri boykottur. Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır.
Demek ki neymiş, boykot suç değil, satın almama özgürlüğüymüş. Bu ve buna benzer açıklamaları cebine koyanlar, soruşturma ile karşı karşıya kaldıklarında kendini savunmak yerine bunları ifadelerine ekletebilirler. Hatta “suçumu kabul ediyorum. Boykot çağrısı yapan bu kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunuyorum” bile diyebilirler.
Gözaltına alınanlara baroların hukuki destek sağladığını da unutmasınlar.
Yandaşları boykot günleri alışverişe yönlendirmelerine rağmen boykot başarılı olmuştur. Başarılı olduğunun bir göstergesi de boykot uygulanan bazı firmaların raflardaki ürünlerinin fiyatlarında büyük indirimlere gitmesidir. Ancak boykot yapan kitlenin makarnacılarla karıştırılmaması gerekir. Bedava dağıtılsa da kimse o ürünleri almayacaktır.
Boykot uygulanan markaların yüzde 50’ye yakın indirimlere gittiği düşünülürse, Özel’in başlattığı boykotun Erdoğan’ın başlattığı boykota göre enflasyonla mücadeleye daha fazla katkısı olmuştur.
Her türlü demokratik hak arama yolu, 15 milyon kişinin dayanışmasıyla cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu ile haksız yere cezaevinde tutulan siyasi rehineler, gençler, sanatçılar, aydınlar, gazeteciler serbest bırakılana kadar kullanılmalıdır.
ABD’li senatörden Trump’a darbe suçlaması
27 Mart tarihinde “Darbenin arkasında Trump mı var?” başlıklı yazımda 19 Mart darbe sürecinin Erdoğan ile Trump arasındaki telefon görüşmesinden sonra başlaması ve devamındaki gelişmelere dikkat çekmiştim.
İlginç bir şekilde dün, ABD’nin demokrat Partili senatörü Chris Murphy aynı iddiayı dile getirdi. Orta Doğu Enstitüsü kıdemli üyesi Gönül Tol ile yaptığı röportajda Murphy, Trump’ın otoriter rejimlere destek verdiğini savunarak şunları söyledi:
“Muhalefet liderinin (Ekrem İmamoğlu) hapsedilme kararının, Türkiye'nin Donald Trump'la konuşmasından hemen sonra alınması bir tesadüf değildir. Bu olay, büyük olasılıkla Donald Trump tarafından desteklenmiş ve yeşil ışık yakılmıştır."
Bir teşekkür bir sitem
Bir arkadaşımın uyarısıyla farkına vardım. Yazımın ilk bölümünü alıntılayıp çok az üstünde oynayıp sosyal medya hesabında paylaşan ve pek çok kişiye ulaşmasını sağlayan Emekli Amiral Türker Ertürk’e teşekkür ederim. Belki de ABD’li senatöre bu soruların sorulması bu sayede olmuştur.
Sitemim ise, yazımın ilk bölümünü kendi fikriymiş gibi paylaşmış olmasına ve altına benim yazımı iliştirme lüzumu duymamasınadır. Sayın Amiralin silah arkadaşları hapse atıldığı günlerden beri okuyup araştırıp “AK Asker” ve benzeri kitaplar kaleme alan, bazı arkadaşlarının kitaplarının yayıncılığını yapan bir gazeteciyim. Bu nedenle ismime aşina olduğunu varsayıyorum. Çok meşhur gazetecilerin yazılarını sürekli paylaştığı için “emeğe saygı” çerçevesinde böyle bir siteme hakkım olduğu düşüncesindeyim.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.