Ertuğrul Özkök
79 yaşında, 1.81 boy, 79 kilo ağırlığında bir erkeğim; 0.04 saniyede neler becerebilirim
İnsan hayatında “0.04 saniye” nedir?
Zamanın Tanrısı “Kronos”, bunun ne olduğunu geçen hafta 11 gün arayla tanık olduğum iki örnekle anlattı bana.
Hâlâ anlayabildiğimden emin değilim.
CUMA SABAHI SPOTIFY’A YÜKLENEN
İKİ YENİ ŞARKI VE İKİ FARKLI RİTİM
Cuma sabahı saat 06’da, o gece Spotify’a yüklenen yeni şarkıları tarıyorum.
David Guetta, Kiko Olivier ve Giacomotto’nun birlikte yaptığı “Prayer” adlı parçayı dinliyorum.
Son günlerde TikTok ve Instagram fenomeni hâline gelen “Kâbe’de Hacılar” ilahisinin Hristiyan versiyonu diyebilirsiniz.
Farklı bir ilahiyi alıp disko ritmiyle “mixlemişler…”
Acayip hızlı bir disko şarkısı olmuş.
Onun hemen arkasından Elowine’in “İstanbul” adlı yeni jazzy parçası geliyor.
Boğaz’da gün batımında büyük keyifle dinlenecek, insana huzur veren sakin bir ritim…
İkisi de “Bana ait” hayat ritimleri…
“Allegro ma non troppo” bir bossa nova jazz hayat ritmimin ruhsal ortalamasını tayin ediyor.
Öyleyse bütün bu ritimlerin arasındaki fark neydi?
8 ŞUBAT GÜNÜ KIŞ OLİMPİYATLARINDA
SKORDA ŞAŞIRTICI BİR RAKAM: 0.04
Bu soruyu 11 gün önce sormuştum kendime…
8 Şubat 2026 günü, İtalya Milano-Cortina Kış Olimpiyatları Kadınlar “Downhill” (İniş) yarışını izliyorum.
İniş bir “Alp disiplini…”
Yarış bitiyor, ekranda skor tablosuna bakınca gözlerim faltaşı gibi açılıyor.
Birinci: Breezy Johnson (ABD): 1:36.10
İkinci: Emma Aicher (Almanya): 1:36.14
Arada sadece 0.04 saniye var.

BİRİNCİ İLE İKİNCİ; ALTINLA
GÜMÜŞ ARASINDAKİ SÜRE
Düşünün… 0.04 SANİYE…
Sadece 0.04 saniye…
Birini “Birinci”, ötekini “İkinci” yapıyor.
Birinin boynuna altın, ötekininkine gümüş madalya takılıyor.
İkisi kürsüden inerken, geriye ikinciler için söylenen şu söz kalıyor:
“Kaybedenlerin birincisi…”
Peki nedir bu süre?
Büyük müdür, küçük mü?

SPORDA 0.001 S
FARK DA VAR
Sporda bundan küçük farklar da var.
Usain Bolt, 2008 Pekin Olimpiyatları 100 m finalini 0.20 saniye fark ile kazanmıştı.
Bu devasa bir farktı.
“Elit sprintlerde”: 0.01 - 0.02 - 0.03 saniye çok sık görülüyor.
0.04 saniye ise 100 metrede yaklaşık 40 santim civarında bir mesafe ediyor.
Aynı olimpiyatta Michael Phelps, 2008, 100 m kelebek finalini 0.01 saniye farkla kazanmıştı.
At yarışlarında 0.001 saniye ölçüm farkları bile kaydedildi.
Bisiklette ve kayakta da 0.01–0.02 saniyelik finişler oldu.
Beni asıl şaşırtan şey, bu sürenin artık “ölçülebilir” olması.
Yani bu devirde performans palavrasına yer yok artık…

GERİYE KALAN HAYATIMDA 0.04
SANİYENİN NE MANASI VAR Kİ
Artık 80 yaşıma gidiyorum.
1.81 boyum ve 79 kilo ağırlığımla “hız” ve “performans” denen ölçüm birimleri farklı kategoriye geçmiş bir erkeğim.
Mesela ne ifade eder bu 0.04 saniye benim geriye kalan bedenimde ve hayatımda…
Benim için; sporda veya “becerebileceğimiz” işlerde hâlâ bir “rekabet ölçüsü” müdür?
Mesela, 0.04 saniyede neler yapabilirim?
Karar alabilir miyim?
Yoksa “felsefi” bir mesele mi bu…
Buraya kadar benim tanık olduğum ve anlattığım durumdu.
Sorular bana aitti.
Şu andan itibaren sözü “Yapay Zekâ’ya” bırakıyorum.
Gerisini o anlatıyor.
ELİMİZİN YANDIĞINI KAÇ
SANİYEDE FARK EDERİZ
0.04 saniye, insan hayatında “göz kırpmadan bile kısa” bir süre…
İnsan bu 0.04 saniyede ne yapabilir?
En genel cevap şu:
Basit refleksleri başlatabilir ama tamamlayamaz.
Önceden öğrenilmiş bir uyaranı “tanımaya” başlayabilir, ama “bilinçli bir karar veremez.”
Bilinçli karar verme genelde 200–300 milisaniye sürer.
0.04 saniye daha çok refleks devresi seviyesidir.
Örneğin: Sıcak bir şeye dokunduğunda geri çekme refleksi yaklaşık 70–100 ms’de başlar.
Görsel uyaranı bilinçli algılama 150 ms’den sonra olur.
Yani “40 ms” (0.04 s) dediğimiz süre, “beynin daha yeni fark etmeye başladığı” anlamına geliyor.
BÖBÜRLENME KİBİRLİ İNSAN SENDEN
BÜYÜK MANTİS KARİDESİ VAR
Kendimizi ölümlüler âleminde en mükemmel beyine sahip canlı sayıyoruz.
En iyi, en hızlı, en doğru kararı biz veririz diyoruz ama Gazze’deki katliam kararını da, İran’da başını açmak isteyen kızlara ateş açma kararını da “insanın verdiğini” unutuyoruz.
Fazla böbürlenmeyin… Bizden daha hızlı, daha doğru karar verebilen canlılar var.
“Mantis karidesi” mesela…
Reaksiyon hızı tam bir efsane…
Saldırı ve eylem süresi: sadece 2–3 milisaniye. Yumruğu mermiden daha hızlı çakıyor düşmanına…

KAÇMA KARARI AÇISINDAN KİMSE
BİR ADİ SİNEKLE YARIŞAMAZ
Ama “karar verme” refleksi açısından bakarsak, “housefly” ile kimse yarışamaz.
Bildiğimiz adi karasinek yani.
Görsel işlem hızı insanın yaklaşık 6–7 katı.
Yaklaşık 20–30 milisaniyede kaçış başlatabilir…
Bir sineği yakalamanın zor olma sebebi bu.
Yani 0.04 saniye hayatta kalma bakımından hayati önemde bir süre.
PEKİİİİ YAPAY ZEKÂ 0.04
SANİYEDE NELER BECEREBİLİR
Tabii bütün bunlar “ölümlü canlılar” arasındaki hayat yarışını ilgilendiriyor.
Herhâlde siz de şu sorunun cevabını merak ediyorsunuz.
“0.04 saniye” Yapay Zekâ için ne ifade ediyor?
Sizin ve benim anlayabileceğim, mümkün olan en basit kelimeler ve cümlelerle söyleyeyim:
(*) Modern bir GPU (grafik işlem birimi); örneğin NVIDIA H100, saniyede trilyonlarca işlem yapabilir.
Bir görüntü sınıflandırma kararı birkaç milisaniyede alınabilir.
Bazı özel donanımlar mikrosaniye seviyesine iner. Yani ham işlem hızında erişilmez bir fark bu.
YİNE DE HÂLÂ
BİR TESELLİ VAR
Yine de bir teselli var.
İnsan beyni paralel, bağlamsal ve enerji verimliliği açısından hâlâ inanılmaz.
20 watt ile çalışıyor.
Kısaca;
0.04 saniyede insan bilinçli karar veremez ama en azından “Allah’ın ona verdiği en büyük sürat olan” refleksi başlatır.
GERİYE KALAN TEK SORU
DAN BROWN’IN KİTAP İSMİ Mİ
Geriye bir felsefi sorun kalıyor ki;
Henüz cevabını veremedik:
“Özgür irade” ve “refleks…”
“0.04 saniyede o refleksin kararını kim veriyor?”
Özgür irademle “BEN” mi?
Yoksa, benden bağımsız sinir sistemim mi?
Belki Dan Brown da son kitabının kapağındaki iki kelimeyle bunu anlatmak istiyordu:
“Sırların Sırrı…”
O kimse, ne ise…
Asıl “O”, 0.04 saniyede neleri “becerebiliyor?”
Mesela bir atom bombasının düğmesine basmak için “sıfır nokta sıfır sıfır kaç saniye gerekir…”
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.