The Economist butlan kararını değerlendirdi: Muhalefetin seçime girebileceği alan kalmayabilir
Mutlak butlan kararı Türkiye'de olduğu kadar dünyada da yangı buldu. The Economist tarafından yazılan makalede butlan kararıyla muhalefetin seçime girebileceği gerçek bir alan kalmayabilir uyarısı yapıldı.
CHP'nin 38. Olağan Genel Kurultayı davasında mutlak butlan kararı alınıp Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınması dünyada da ses getirdi.
The Economist, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararını Türkiye’de muhalefete yönelik baskı sürecinin yeni ve ağır bir aşaması olarak değerlendirdi.
Dergide yayımlanan makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin son yıllarda Türkiye’de demokrasinin alanını daralttığı, ana muhalefet partisi CHP’nin ise özellikle yargı süreçleri üzerinden baskı altında tutulduğu savunuldu.
Makalede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in daha önce The Economist için kaleme aldığı yazıda, Türkiye’de muhalefetin serbest seçim görüntüsü altında yargı yoluyla kuşatıldığını anlattığı hatırlatıldı. Özel’in bu süreci “serbest rekabetten çevrelemeye geçiş” olarak tarif ettiği aktarıldı.
MUHALEFETE SON HAMLE
The Economist’e göre Erdoğan yönetiminin muhalefete yönelik son hamlesi, 21 Mayıs’ta mahkemenin CHP kurultayına ilişkin verdiği kararla geldi.
Makalede, mahkemenin Özgür Özel’i CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırdığı, bu kararın partiyi kargaşaya sürüklediği, Türkiye’yi tek adam yönetimi yolunda daha ileri taşıdığı ve borsada sert düşüşe yol açtığı belirtildi.
Mahkemenin, Özel’in 2023 sonunda Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı CHP liderlik yarışının sonucunu geriye dönük olarak iptal ettiği ifade edildi. Kararın gerekçesi olarak kurultaydaki usulsüzlük iddialarının gösterildiği aktarıldı.
KILIÇDAROĞLU ATANDI
Makalede, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan karşısında yenilgiye uğradığı, ardından CHP Genel Başkanlığı’nı Özgür Özel’e kaybettiği hatırlatıldı.
The Economist, mahkeme kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP lideri olarak görevlendirildiğini yazdı. Özel’in ise karara karşı itiraz sürecini başlattığı belirtildi.
DAVA SİYASİ...
Makalede, birçok analistin bu davayı başından itibaren siyasi nitelikli gördüğü ifade edildi. Değerlendirmeye göre, sürecin amacı CHP’yi genel seçimler öncesinde zayıflatmak.
The Economist’e konuşan siyaset bilimci Seren Selvin Korkmaz’ın değerlendirmesine de yer verildi. Korkmaz, iktidarın CHP’yi bölmeyi, parti içi mücadeleyi kışkırtmayı ve seçim kazanmasını imkânsız hale getirmeyi hedeflediğini söyledi.
PİYASALARA ETKİSİ
The Economist, kararın yatırımcılar açısından da şok etkisi yarattığını yazdı.
Makalede, kararın açıklandığı gün Türkiye borsasının yüzde 6’dan fazla değer kaybettiği, paniği önlemek için devre kesicilerin çalıştığı ve Merkez Bankası’nın Türk lirasını savunmak için yaklaşık 6 milyar dolar harcadığının tahmin edildiği belirtildi.
YEREL SEÇİMLER HATILATILDI
Dergi, Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’ye karşı büyük bir başarı elde ettiğini hatırlattı.
Makalede, bu sonucun CHP’nin 1970’lerden bu yana sandıktaki en güçlü performanslarından biri olduğu belirtildi. Ancak bu başarıdan sonra partiye yönelik baskının arttığı ifade edildi.
The Economist, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir yılı aşkın süredir cezaevinde olduğunu hatırlattı.
Makalede, İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk ve casusluk suçlamalarının siyasi nitelikli olduğu değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca yüzlerce CHP’li yöneticinin ve 20’den fazla belediye başkanının gözaltına alındığı ya da tutuklandığı belirtildi.
KILIÇDAROĞLU'NA DESTEK AZALDI
The Economist, son kararla CHP’nin doğrudan liderlik düzeyinde hedef alındığını yazdı. Makalede, partinin kaosa hazırlandığı, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla kendisine sunulan görevi kabul ettiği ve CHP içindeki desteğinin daha da azaldığı değerlendirmesi yapıldı.
Dergi, Özel’in bu karara karşı mücadele edeceğini açıkladığını ancak sürecin onu yeni bir parti kurmaya zorlayabileceğini yazdı. Böyle bir ihtimalin de Erdoğan’ın işine yarayabileceği belirtildi.
“CHP GÜÇLÜ BİR MARKA”
Makalede, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan CHP’nin Türkiye’nin en eski partisi olduğu ve hâlâ güçlü bir siyasi marka değeri taşıdığı vurgulandı.
The Economist, bu nedenle CHP’nin bölünmesinin ya da etkisizleştirilmesinin yalnızca parti içi bir kriz değil, Türkiye’de muhalefetin geleceği açısından da ağır sonuçlar doğurabileceğini yazdı.
“GERÇEK MUHALEFET KALMAYABİLİR”
The Economist’in değerlendirmesine göre Erdoğan, Türkiye’de demokrasinin büyük bölümünü zaten zayıflatmış durumda. Ancak buna rağmen seçmenlerin sandık yoluyla iktidarı değiştirebileceğine dair umut taşıdığı belirtildi.
Makalede, mevcut gidişatın sürmesi halinde Türk seçmenlerin yakında oy verebilecekleri gerçek bir muhalefet seçeneğinden yoksun kalabileceği yorumu yapıldı.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.