Erol Çevikçe
GANİ AŞIK HOCA
Pek çok Aydın okur, O’nu Cumhuriyet Gazetesindeki yazılarından tanır. Yakın dostu olmaktan onur duyduğum Gani Hoca bildiğim en bilgili ilahiyatçıdır. Ayni zamanda güçlü bir politikacıdır.
Kayserinin ıssız bir köyünde doğdu. İlkokulu bitirince köyünde imamlık yaptı. Üstün zekasını görenlerin teşviki ile Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kurumlarında memurluk yaptı. Birçok il ve ilçede müftü olarak görev aldı. Batı Berlin ve Stuttgart'taki Türkiye başkonsolosluk ataşeliğinde din görevlisi sıfatıyla çalıştı. 1976'da Artvin'e tayini çıktı.
CHP’nin Bülent Ecevit’in Genel Başkanlığında ilk ve son defa yüzde 40’ın üzerinde oy aldığı 1977 seçiminde Gani Aşık, liste başı olarak Kayseri’den Milletvekili seçildi. 12 Eylül Darbesinin yasakladığı CHP’li milletvekillerinin arasında, halkın sesi siyasetçi olarak hem Kayseri’de hem de ülkenin dört bir yanında düzene karşı eleştiri ve direnişini yazarak konuşarak yüreklice sürdürenlerin en başında gelir.
1987’de yasaklar kalktığı günden beri önce Erdal İnönü’nün Sosyal Demokrat Halkçı partisinde (SHP), 1992’de yeniden açılınca Cumhuriyet Halk Partisinde(CHP) Kayserili seçmenlerin çok istediği halde milletvekili listelerinde yer verilmedi. (bu konuda o dönemlerde etkili ve yetkili olduğum halde Gani Hoca’nın hem özel hem de Kayseri’deki seçilme değerini göremeyenlerin başında olarak kendimi hep suçlamamışımdır).
Zaten 1980’den sonra SHP ve CHP Kayseri’de adeta yok oldu. Öyle ki, Gani Hoca’nın seçmendeki yerini bilen Ecevit, 1995 seçiminde Kayseri’den DSP’nin 1. sırasına koyduğu İsmail Cem’in kazanabilmesi için Gani Hocayı zorla ikna ederek 2. sıraya koydu. Cem Dışişleri Bakanı olduğu bir gün bana “ben tek başıma seçilmemi Gani Aşık’a borçluyum” demişti.
Gani Hoca ondan sonra CHP’de bir nefer gibi çalışmaya devam etti, ediyor da. Kısa aralıklarla istek üzerine yazdığı Cumhuriyet Gazetesinde, laik demokratik cumhuriyeti ve Atatürk ilkelerini savunmaya kendini adamış durumda. İslami siyaset ve önderleri için yazılarındaki eleştirilerinin ağırlığına karşın Hocaya, siyasallaşan sözde hukukçu partizanlar bile hiç bir suçlama getirememiştir. Çünkü Gani Hoca o çevrelerin hem tarikatçılara kol-kanat geren hem de İslam’ın gerçeklerini istismar edenlerin üzerine yazdıklarını hiç kinse asla yadsıyacak gücü kendilerinde bulamadılar.
Yaşı doksana yaklaşan aklı genç Gani Hocaya sağlık dilemeyi bütün Sosyal Demokrat Cumhuriyetçiler adına bir borç ve görev biliyorum.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.