DEMEK Kİ NEYMİŞ?

1950’den beri hiçbir seçimde ekonomik-sosyal koşullar 14 Mayıs 2023’teki kadar iktidarı düşürecek güçte olmamıştı. Aş-İş derdindeki halkımızın AK Saray’dan kurtulması için o seçim, (sandık) son fırsattı (umuttu), OLMADI.

Her şeyden önce, başındaki Genel Başkanı ile CHP, halkın ”Tek Adam yolcu” beklentisini gerçekleştiremeyince, yeşeren “laik demokrasinin geleceğine olan “Umut ta SOLDU”.

Şimdi halkın Aş-İş derdi daha da beter gittiğine göre ve Mayıs seçiminden doğan kahrolmanın havası soğumadan -31 Mart 2024 yerel seçimi yakın iken-, halkın kırpıntısı kalmış olan “demokrasi umudunu” yeniden yeşertmenin suyunu bulmak gerekiyor.

Yeter ki, Yine başta CHP Genel Başkanı ve İstanbul Belediye Başkanı olmak üzere muhalefet parti Başkanları ülkenin içinden geçmekte olduğu siyasi sürecin önemine göre davranabilmeyi becersinler!

AK Sarayın erişilmez Tek Adamı kendi açısından bu sürecin o önemini gördü ki, daha 24 Mayıs gecesi sonuçlar kesinleşmeden, “İstanbul’u geri almanın savaşını” ilan etti. O da biliyor, yüzde 50+1 oyla sandıktan çıkmakla, laik demokratik çağdaş uygar yaşamı bitirip, dinî yaşamı (klasik deyişle şeriat-İslami siyaset düzenini) getirmek Türkiye’nin geldiği bu aşamadan öte zor ve yüksek ateşli…

Dünyanın çoğulculuk-renklilik-aydınlık zenginliğinin beşiği olan İstanbul başta, büyük kentlerdeki yaşamı 1400 değil, 100 yıl öncesine bile geriletmenin (benzetmenin) bu bilim ve iletişim çağında Nil’i, Fırat’ı-Dicle’yi tersine akıtmak gibi bir akıldışı saçmalık ve hayal olduğunu görmek, bilmek için Devlet Reisi değil Haliçte kayıkçı olmak dahi yeter.

Ancak, bu gerçeğin bilincinde olmak (bu gerçeğe güvenmek) yetmez, 2023 Mayıs genel seçiminde başta CHP, muhalefet ve kamuoyu da laik demokratik cumhuriyeti yaşatmak için son fırsat olduğunu biliyor, görüyordu. Sonuçlardan ders alınmadığı gibi, hala başta CHP Genel Başkanı, tüm sorumlular kendi dışında suçlu aramayı yeğledi.

Aradan aylar geçtikten ve yerel seçimin gündemi ısındıktan sonra ancak onların önde gelenlerinden E. İmamoğlu anlamı herkese göre lastik gibi nereye çekersen uzayan “Değişim” lafı-güzafını bırakıp İstanbul seçimine (adaylık konusuna) dolaylı da olsa girmek zorunda kaldı.

Genel seçimden bir yıl önce “Uygulamalı Siyaset” başlığı altında 10 yazı yazdım. Hepsinin de ortak noktası, İYİ Parti dışında 4-6 Ayaklı Masa ile yeterli sonuç alınamayacağının ve seçimin anahtarın Kürt kökenli oyların ortak kullanımını sağlayacak bir siyaset (parti) ile doğrudan ya da dolaylı ama gerçekçi bir yaklaşım sağlamak olduğunun altını önemle çizdim.

Şimdi geçmişi yani Mayıs yenilgisini ve sorumlusunu, suçlusunu ve ona bağlı genel başkanlık tartışmalarını bir yana bırakmak ve 31 Mart 2024 yerel seçim için “Ne Yapmalıya” bakmak (teksif olmak-yoğunlaşmak) gerekir.

Unutmamak gerekir ki, yarım yüz yıl sonra topluma umut olan 2019 Belediye Başkanlıklarının kazanılmasında CHP ile ortak çalışma yürüten İYİ Partinin katkısı önemliydi. 2024 Mart seçiminde de aynı anlayışla yaklaşılmalıdır.

Ancak daha önemlisi, hem 31 Mart ve 24 Haziran 2019 Belediye seçimleri hem de son 2023 Mayıs Genel seçimi gösterdi ki, bu kez de özellikle İzmir, Muğla dışındaki diğer Büyük Kent Belediye seçimlerinde, laik demokratik cumhuriyetçi adaylar için sandığın kapağını yine Kürt kökenli siyasetin anahtarı açacaktır.

Parlamenter sistem ( kuvvetler ayrılığına hâkim olan TBMM olmadığına göre) içinde Kürt kökenli Milletvekillerinin etkinliği tartışmalı olduğu için, geçen dönem kayyum yoluyla engellenen Belediye Başkanlıkları ve Meclislerin bu seçimde “görevlerinde kesin kalabilecekleri güvencesinin” o Parti ya da Partiler için kararlarında belirleyici olacağını kimse yadsıyamaz.

Dolaysıyla halen tartışıldığı söylenen o Parti ya da Partilerin seçimde kendi adaylarını göstermeleri,  CHP’nin o illerde sonuç almasını engelleyebilir. O nedenle 31 Mart 2024 seçimlerinde O Partiler ile (eğer inançlı ve sorumlu iseler), laik demokrasiyi yaşatmak için CHP ile dolaylı da olsa birlikte bir eylem planı yapmaları zorunluluğunu paylaşmak (ortak yolunu bulmak) kesinlikle gerekir.

Bilgiççe son sözüm; Demek ki Neymiş?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.