Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

Mutlak Butlan'cılar tepkileri görüyor musunuz?

                        

Bir ülke göz göre göre, bilerek isteyerek krize sokulur mu; sokuldu. Neyi mi kastediyoruz, siyasete yapılan yargısal darbe ‘butlan’ kararının sonuçlarından… Kusursuz ‘siyasi mühendislik’ planlarına rağmen!

Bu kararın çıkmasını isteyen iktidar ve CHP içinde iktidarını kaybeden Kemalciler bu kararın çıkacağından o kadar emindiler ki bütün hazırlıklarını, planlarını ona göre yaptılar. İktidar 19 Mart darbesinde olduğu gibi yine 9 günlük Kurban Bayram tatili öncesi piyasaların kapanacağı planlarına göre yapmasına rağmen piyasaların, Avrupa ülkelerinin tepkisi oldukça sert oldu.

Kararın ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar görüldü, BİST 10 Endeksi günü yüzde 6,05 düşüşle kapattı. Bankacılık endeksindeki düşüş ise yüzde 8,5’i aştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) yüzde 5’e yakın artarak 250 baz puanı gördü. Kamu bankaları dolar kurundaki yükselişi önlemek amacıyla döviz piyasasına 10 milyar doların üzeinde satış yaptığı açıklandı.

Birçok Avrupa’lı liderler karar karşısında tepkilerini dile getirdiler. İspanya Başbakanı Pedro Sancehez’in başkanlığını yaptığı, Sosyalist Enternasyonal’den yapılan açıklamada mutlak butlan kararının ‘’tamamen hukuka aykırı’’ olduğu belirtilerek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve partinin seçilmiş yönetimiyle dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Söz konusu kararın Türkiye’nin demokratik sistemine yönelik ağır bir müdahale niteliği taşıdığı ifade edilerek, ‘’Bu karar, Türkiye’nin demokratik sitemine indirilmiş bir darbedir’’ değerlendirmesine yer verdi.

İktidardan gitmemek adına, siyasallaşan yargıyla Türkiye’nin birinci partisine yapılan bu yargı darbesiyle kendi kendimizi dünyaya rezil ettik. Türkiye’de hukukun araçsallaştığını gösterdik! Avrupa Türkiye’ye demokratik bir ülke olarak değil, siyasetçilerin, seçilmiş belediye başkanlarının herhangi bir nedenle tutuklanabildiği uzun tutukluluk süresi ve uzun yıllar cezaevlerinde tutulduğu; susturulduğu otoriter-kontrollü yönetim olarak görüyor.

Özgürlüklerin kısıtlandığı, diploma, mülkiyet hakkı, yatırım güvencesinin riskli olduğu bir ülke olarak görüyor.

Trump’ın başında olduğu, Tom Barrack’ın ‘’güler yüzlü Monarşi’’ arayışındaki ABD dışında tüm Avrupa ülkeleri olanları hayretle izliyor.

CHP İÇİNDE İKTİDAR ARAYIŞINDA OLANLAR…

Hiç mi sokağa çıkmazasınız. Sizi uyaran çevrenizde hiç mi eşiniz dostunuz yok. Çıkın sokağa, çarşıya, pazara gidin ve önceliğiniz nedir diye bir sorun. Önceliğiniz hayat pahalılığı, geçim derdi, yoksullaşma, işsizlik mi yoksa CHP’de kimin genel başkan olduğu mu? Sorun bakalım mesele CHP’nin iç sorunları mı yoksa sorunları çözemeyen AKP iktidarının değişmesi mi?

Bu kadar mı halktan, ülke gerçeklerinden, kitlelerden koptunuz.

Ey koltuk hırsıyla yanıp kavrulanlar; ülkenin geldiği noktada…

Bir mahkeme kararıyla seçiminiz geçersiz sayılabilir,  FETÖ-terör suçlamalarıyla şirketinize çökülebilir, bir fezleke, bir yalancı tanık-iftiracı, bir iddianame ile tutuklanabilir… İktidarın uygulamalarından güç alan atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da 13 yıl yol yürüdüğü arkadaşlarını FETÖ’cülükle suçlayıp ‘’beni affedin’’ diyebilir!

Diplomanız iptal edilebilir, öğrencisi olduğun üniversite yok olabilir, oy verdiğin belediye başkanı tutuklanabilir, oy verdiğin parti genel başkanı görevden uzaklaştırılabilir.

Bugünkü Türkiye’de istediğin kişinin belediye başkanı seçilmesi engellenir, istemedikleri kişilerin milletvekili olması engellenir. Sizin istediğiniz seçim kazanacak aday engellenir, karşımızdaki adayı kiminle yarışacağımızı biz belirleyeceğiz, ülkedeki ana muhalefet partisinin liderini de biz belirleyeceğiz, partililer bizim istediğimizi seçmezse değiştiririz diyecekler…

Ve siz bunu kabul ederek tüm bu yaşanılanları yok sayacaksınız sonra milletin size inanmasını, milletin sizi umut olarak görmesini bekleyeceksiniz. Sahiden siz buna inanıyor musunuz yoksa inanıyormuş gibi yaparak milletin umutlarını istismar ederek özel ajandanızı mı uyguluyorsunuz!

Bunca yıllık yıpranmış, yolsuzluklarla özdeş hale gelmiş AKP iktidarını bırakıp kendi yol arkadaşlarınızı, kendi belediyelerinizi suçlayıp ‘’arınma’’ diyerek AKP iktidarının yaptıklarını meşrulaştırıyorsunuz. Diyelim ki yargı darbesinin açtığı yoldan CHP’nin başında kaldınız; kime karşı siyaset yapacak, neye muhalefet edeceksiniz, tabi iktidar olma niyetindeyseniz!

Türkiye’de adı konmamış çok büyük, çok derin bir kriz var; sokağı, halkı, emekliyi, çalışanı, en önemlisi reel sektörü sanayiciye kulak verin!

                                    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.