Ergün Aydoğan
İmamoğlu-İBB davası; Adalet tarafsız ve bağımsız değilse
Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan Ekrem İmamoğlu ve 106’sı tutuklu 402 sanıklı dava İBB davası olarak anılsa da bu dava Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek için açılmış bir dava olduğu inancı yüksektir. İddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Birçok kanaat önderinin İmamoğlu ‘’adaylık için erken hareket etmeseydi başına bunlar gelmezdi’’ görüşleri de bu kanaati kuvvetlendirmektedir. İmamoğlu ve yüzlerce kişi tutuklanalı neredeyse bir yılı doldurmak üzere; 19-23 Mart 2025.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşmaların başlamasına kısa bir süre kala dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve şimdi Adalet Bakanı olan Akın Gürlek’in açıklamalarını, ‘’Gece-gündüz bizi düşünüyor, mesleğini bizimle sürece dahil yürüterek siyasi bir aktör gibi davranıyor’’ sözleriyle muhatap almadığını ve süreci siyasi bir ‘’yargı tacizi’’ olarak belirtti. İmamoğlu, Gürlek’in kendisini hedef alan yaklaşımlarını ‘’ciddi bir hukuki tehdit’’ olarak nitelendirmiş ve bu isimle ilgili soruşturmaları ‘’kumpas’’ olarak adlandırmıştır. İmamoğlu, Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak atanması için ‘’Dün vahimdi, bundan sonra daha da vahimdir’’ dedi.
TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR!
Bundan önceki adalet bakanı Yılmaz Tunç’tan sıklıkla duyulan bir cümleydi ‘’Türkiye bir hukuk devleti’’dir. Olması gereken elbette bu…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden sonra adalet bakanı olarak atanan Akın Gürlek, İmamoğlu ile ilgili ‘’Bizim şahıslarla ilgili bir çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık.’’
Evet o gün iddia makamı olarak iddialar ortaya kondu, binlerce sayfa iddianame hazırlandı şimdi o iddiaların muhataplarının kendisini savunacağı, mahkemelerinde ‘’hiçbir etki altında kalmadan, tarafsızlık ilkesiyle’’ karar verileceği aşamaya gelindi.
Ama şimdi roller değişti. O gün iddia makamında olan bugün adalet bakanı olarak yargının tepesine geldi. Dava gündeme geldiği anda özellikle iktidar sözcüleri, iktidara yakın yazılı ve sözlü medyada söz söyleme fırsatı bulan herkes daha iddia aşamasında yargılama bitmiş gibi peşin suçlu ilan etti. Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı yok sayılarak ‘’İmamoğlu suç örgütü’’ ifadelerinin kullanılmasında bir sakınca görmedi.
Dönemin savcısı, adalet bakanı Akın Gürlek, medya temsilcileriyle yaptığı iftar sofrasında İBB davası için ‘’delillerin çoğu somut, vicdanen rahatım’’ ifadeleri basında yer aldı.
Bu sözlerden hareketle, Sayın Bakan iddianamesini savunan bir savcı konumunda gibi düşünülebilir.
Oysa Sayın adalet bakanı, aynı zamanda söz konusu davanın yargılamasını yapıp karara bağlayacak olan mahkeme heyetinin de tayin terfilerini yapacak, özlük haklarını düzenleyecek Hakimler Savcılar Kurulu’nun başkanıdır. Şimdi biran düşünelim İBB davasında somut delillerin bulunduğuna dair beyanda bulunması, yargılamayı yapacak mahkeme heyeti üzerinde nasıl bir etki oluşturur? Bu tavır ve sözlerden mahkeme heyeti etki altında kalmadan karar verebilir mi vermeze mi veya hangi yönde etkilenir?
Bu sözler adil yargılamayı etkilemeye yönelik beyanat olarak değerlendirilebilir. Kanaatimizden öte, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu iddia ediyor ve buna inanıyorsanız; Adalet Bakanı en başta olmak üzere siyasi iktidarın adil yargılamayı etkileyebilir diye algılanabilecek beyanlardan kaçınmaları gerekir.
Çevremizin ateş çemberine döndüğü, sıcaklığını her geçen daha çok hissettiğimiz bu günlerde ve iktidar bileşenlerinin sürekli olarak tekrar ettiği ‘’iç cephe’’ bütünlüğü önemli ise siyasi saiklerle, siyasi rakiplerinizle sandıkta yarışmak yerine kontrolünüzdeki yargı gücüyle rakiplerinizi tasfiyeye dönük bu ve benzeri uygulamalar ‘’iç cephe’’ de ciddi yarılmalara yol açacaktır.
Elinizdeki devlet gücünü sürekli rakipleriniz üzerinde baskı unsuru olarak kullanıp, rakiplerinizi nasıl alt eder, nasıl zora düşürmenin planlarını yapıp sonra da ‘’iç cephe’’ önemli, aman ‘’iç cephe’’yi sağlamlaştıralım demenin pek inandırıcılığı yoktur.
Bütün bunlara rağmen bugün başlayacak duruşmalardan, adalettin hakkaniyetli tecelli etmesini bekliyoruz…
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.