Ergün Aydoğan
Hain Kemal...
Üç gündür CHP Genel Merkezi önünde on binler ‘’hain Kemal’’ diye feryat ediyor. Meydanlarda ‘’hain’’ denilen kişi 13 yıl partinin genel başkanlığını yapan. Gün gelip ‘’Gandi’’ gün gelip ‘’Bay Kemal’’ ilan edilen. Uzun süre iktidardan mustarip olan kitlelerin ‘’umut’’ bağladığı Kemal Kılıçdaroğlu. Siyasi hayatının finaline yaklaşmış siyasetçilerin arkalarında iyilikler, başarılarla anılacak izler bırakması gerekirken kitlelerin nefret objesine dönüşmesi boşuna değil.
İktidarın değişmesini isteyen milyonların Kılıçdaroğlu’nun Saray tarafından CHP’nin başına ‘’kayyum’’ olarak atanması, genel merkezin polisler tarafından gazlı, plastik mermili baskını ‘’hain Kemal’’ seslerinin yükseltti.
Kemal Kılıçdaroğlu 2023 Mayıs seçimlerinde muhalefetin umuduydu seçimleri kaybetti umutlar ‘’yıkıldı’’ seçmende duygusal kopuşa yol açtı. Değişim süreci başladı. Kılıçdaroğlu kendi seçtiği delegeler tarafından Özgür Özel’e karşı genel başkanlık seçimini kaybetti. Değişen yönetimle gidilen yerel seçimlerde iktidar ilk kez ikinci parti oldu; iktidarının sonunun geldiğini gören Erdoğan yeni şeyler söylemek, yeni projeler üretmek yerine birinci olan partiyi operasyonlarla durdurmaya karar verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık seçimini, Erdoğan yerel seçim kaybını bir türlü kabullenemedi!
Erdoğan’ın kurultayda ‘’şaibe’’ olduğu iddialarını Kılıçdaroğlu ‘’şaibe’’ yoktur diyemem diyerek sahiplendi. Belgesiz, kanıtsız sadece iddialara dayalı açılan davalarla cumhuriyeti kuran 103 yıllık partiye tarihte ilk kez yargı müdahalesiyle 3 yıl önceki kurultayı yok hükmünde sayılarak yargı darbesi yapıldı.
CHP GENEL MERKEZİNE BİRBER GAZLI MÜDAHALE
Butlan kararı çıkacağı, karar çıktığında ne olacağı hep konuşuldu. Özgür Özel yönetimi partiyi teslim etmeyiz derken polislerin binayı Kılçdaroğlu’na teslim edeceği dile getirdi. Kılıçdaroğlu’na normalin üzerinde anlam yükleyerek o ‘naif’ insan partisine böylesi bir müdahaleye müsaade etmez denildi. Beklenenin aksine Bay Kemal kendisine saldıran ‘’inek hırsızı’’na gösterdiği hoşgörüyü partisine, partililerine göstermedi, en sert tavırla karar çıkar çıkmaz partinin avukatlarını, kendi döneminde atanan YSK üyesini azletti. Özgür Özel’in istediği süre dolmadan, valiliğe yazı yazarak partinin boşaltılarak kendisine teslim edilmesini istedi.
Aşırı güç kullanarak CHP Genel Merkezine giren kolluk kuvvetleri Bay Kemalin talebiyle girmişlerdir.
İşgal kuvvetlerinin ‘talan’ etmesi gibi bahçe demirleri kesildi, polisler binayı bastı, partililere biber gazı, plastik mermi sıktı, kapılar, koltuklar kırıldı ortalık bildiğiniz savaş sonrası sahneye döndü. Umutları kırılmış milyonlar ‘’şaşkın’’ telefonlar susmak bilmiyor partililer feryat, figan ağlaşıyor ‘’Evimiz, baba ocağımız dağıtıldı, talan edildi’’ buna sebep olanlara yazıklar olsun!
ÖZGÜR ÖZEL’İN YÜRÜYÜŞÜ
Özgür Özel CHP’den polis zoruyla çıkarıldıktan sonra CHP Genel Merkezinden TBMM’ye yağmur altında arkasındaki on binlerle yürüdü. TBMM önündeki milli egemenlik parkında, milli iradeyi yok sayanları millete şikayet etti, yürüyüşünün Mustafa Kemal gibi Sivas, Anadolu olacağını ilan etti. En kısa sürede kurultay istediğini, kurultay olması için PM ve delegelerin imzasına başvuracaklarını söyledi. Özgür Özel ister 37-38-39’uncu hangi kurultay delegesiyle olursa olsun derhal kurultay talebini dile getirdi.
KILIÇDAROĞLU KURULTAY YAPAR MI?
Yapmaz…
Bay Kemal, Özgür Özel’in dediği gibi hemen kurultay yapmaz. Önce örgütleri görevden alır, kendi dizayn ettiği örgütlerle delege seçimlerini yapar, oluşturduğu ‘kemik’ delegelerle kazanacağına emin olduktan sonra kurultayı yapar. Sadece o değil, iktidarın Özgür Özel’e bir türlü yaptıramadığı Silivri ile ilişkileri keser. Bir yılı aşkın süredir Silivri zindanında tutsak edilen İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı, partililer ve 15,5 milyon yurttaşın oyuyla cumhurbaşkanı adayı olan İmamoğlu’nun üstüne ‘’beton döker’’ Yolsuzluk iddialarına muhatap olanların ‘’haklı, haksız’’lığına bakmaksızın, geçmişte saray yargısı dediği yargıda aklanın gelin diyerek belediye başkanlarının partiyle ilişkisini keser. Hançerlendim dediği kişileri ve son süreçte kendisine karşı olduğunu düşündüğü partilileri ihraç eder.
BİRLİK BERABERLİK YALANLARI
İki yılı aşkın süredir iktidarın operasyonlarına destek verir biçimde ‘şaibe’ iddialarının arkasına sığınarak belediye başkanlarına hakaret eden, parti yöneticilerini suçlayan, butlan kararının çıkması için uğraşan, 103 yıllık CHP Genel Merkezine polis zoruyla giren partilisine biber gazı sıktıranların birlik beraberlik zamanı demeleri inandırıcı değildir.
Siz dışarda kalınca partiye karşı her türlü mücadeleyi yapacak, CHP’lileri AKP’den daha çok suçlayacaksınız ama siz koltuklara oturunca şimdiye kadar olduğu gibi herkes sesini kesip sizi dinleyecek öyle mi?
SONUÇ OLARAK
İktidar, yargı darbesiyle son seçimlerde birinci olan CHP’nin fiziki ve duygusal olarak bölünmesi sağladı. Birbiriyle bağları kopmuş bir CHP grubu ortaya çıktı. Erdoğan iktidarının istediği siyasi iklim sağlandı. İktidar alternatifi olmaktan çıktığı düşünülen CHP iç karışıklıklarla uğraşırken baskın bir erken seçim, referandumsuz yeni anayasa gündeme gelebilir.
İktidarın önünü açan, Erdoğan iktidarın ömrünü uzatan Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP’nin halkta karşılık bulması, iktidar seçeneği oluşturması ihtimal olmaktan çıkar.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.