Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

CHP'liler üzerinden CHP'ye operasyon

                                      

24. yılına giren AKP iktidarı kendisini ‘vazgeçilmez’ ve ‘değiştirilemez’ olarak görüyor. Sanki kendisinden önce Türkiye diye bir ülke yokmuş AKP ile varolmuş gibi ‘’toplu iğne’’ bile üretilmediğini iddia ediyor. AKP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı Erdoğan 1982 yılında kurulan HAVELSAN da yaptığı konuşmada ‘’100 yıldan beri toplu iğne yapmaktan aciz bu milleti, savunma sanayinde kurmayı başardık’’

AKP öncesini yok sayan bu ve benzeri örnekler çoğaltılabilir. Ayrıca kutsanan ‘’milli irade’’ ve ‘’atanmışlar’’ değil ‘’seçilmişler’’in yönetmesinden de vazgeçilir konuma gelinmiştir.

31 Mart yerel seçimlerinde CHP 47 yıl sonra birinci olurken, 22 yıl sonra AKP ilk kez ikinci oldu. Bu sonuç AKP’nin o güne kadar olmayan demokratik reflekslerini tamamen değiştirdi. CHP’li belediyeler ve kurultay üzerinden operasyonlar düğmesine basıldı. Üç kez İstanbul’u kazanan seçilmiş belediye başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve onlarca belediye başkanı, belediye çalışanları tutuklandı. Kurultay üzerinden devam eden davalarda; CHP’nin kapatılması tartışmaları sürüyor.

İktidar gücü ve olanakları ile topyekün sürdürülen bu sıkıştırma ve itibarsızlaştırma çabalarına rağmen yapılan düzenli anketlerin tümünde CHP, AKP’nin önünde 3-7 puan arasında birinciliğini sürdürüyor. SONAR Araştırma’nın son anket verilerine göre CHP yüzde 34.2’lik oy oranı ile Türkiye’nin birinci partisi. Ankette iktidar partisi AKP ise yüzde 31.1 oy oranı ile ikinci sırada. Bu bir anlamda toplumdaki güçlü değişim iradesini yansıtıyor demektir.

AKP iktidarı bu tablodan öylesine rahatsız ki; bugünkü CHP yönetimini davalarla sıkıştırmanın ötesinde ağır eleştiriler yöneltirken bir önceki Kılıçdaroğlu dönemine övgüler düzüyor. Erdoğan Etiyopya dönüşünde uçakta ‘’Sayın Kılıçdaroğlu’nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP’nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor.’’

Bu itirazda dikkatimizi çeken nedir? Biz Kılıçdaroğlu döneminde herhangi bir ‘’sıkıntı’’ yaşamıyor bütün seçimleri kazanıyorduk vurgusu. Neymiş CHP’nin içine düştüğü durum? Seçim kazanması, tüm anketlerde birinci olması mı? Ortalığın gerçekten kötüye gidiyor olması; AKP’nin birincilikten düşmesi, CHP’nin tüm saldırılara rağmen birinci olmaya devam etmesi mi, nedir?

GELELİM CHP’LİLERİN RAHATSIZLIĞINA…

İktidarın siyasi amaca yönelik yargısal operasyonları karşısında kenetlenmesi gereken geçmişte önemli görevler üstlenmiş CHP’lilere!

Uzun yıllar partinin karar mercilerinde söz sahibi olarak partiyi yönetenlerin kendi dönemlerinde yapmayı akıl etmedikleri ‘’ideolojik savrulma, parti içi demokrasi’’ konforlu koltuklarını kaybedince akıllarına geliyor, bunlar eksik diye toplantı yapıyor. Bunlar eksik yok dedikleri ne varsa hiçbirini kendi dönemlerinde yapmadılar. Bugün bize kulak verin diyenler görevde iken kulaklarını sımsıkı kapatmış ‘’susun, ŞYZD; Şimdi yeri zamanı değil’’ diyorlardı.

Sadece o da değil. İktidarın kendilerine açtığı medya platformlarında iktidar cenahı ne söylüyorsa aynı sözlerle hatta daha ağır hakarete varan sözlerle eleştiriler yönelterek ‘’düşün CHP’nin yakasından’’ diyorlar. Ama esas olarak ‘’halk’’ CHP’ye zarar veren CHP’lilerin CHP’nin yakasından düşmesi gerektiğini, yeni kadrolara fırsat verilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Kamuoyu CHP’ye iktidar eliyle operasyon çekildiği görüşünde iken adı geçen CHP’liler bu yaşananların ‘’salt’’ yolsuzlukların üzerine gitme, arınma, temizlenme olarak görüyorsa; neden sadece CHP demiyor?

Kamuoyunun dikkatini çeken bir başka konu ise CHP’li olduğunu iddia eden bu CHP’lilerin neden bir kez olsun AKP’ye yönelik bir eleştiri getirmediğini, neden AKP ile ilgili üzeri örtülen iddiaları sorgulamadığını merak ediyor.

Mesela bu CHP’liler yüzlerce kez değişen Kamu İhale kanunuyla verilen binlerce ihaleyi, üstü örtülen 17/25 Aralık, sıfırlanamayan milyon dolarlar, kendi bakanlığına dezenfektan satan bakanı, elbise askıları içinde dolar verilen bakanı, ayakkabı kutularına istiflenen dolarları, para sayma makinaları ile yakalanan bakan çocuklarını, saat alan bakan ve daha birçok iddia ile ilgili hiç mi soru sormaz!

Bu süreç bir iktidar kurgusu, iktidardan gitmemek için ele geçirilen devlet gücüyle muhalifleri sindirme, etkisiz kılma operasyonudur.

Bu durumda CHP, AKP iktidarı ile ilgili konumunu gözden geçirip ona göre bir hat oluşturmalı, AKP politikalarını meşrulaştıracak ‘’ilişki’’ kurmaktan vazgeçmelidir!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.