Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

CHP'de, değişimin kırkı çıkmadan!

                                       

Türk siyasetinde alışılagelmemiş bir biçimde görev başındaki genel başkanın değişimiyle sonuçlanan CHP Genel Başkan ve yönetimi değişimin farkını hissettirecek ‘eylem ve söylem’ ler geliştirirken bir taraftan da süreci başlamış olan yine ‘tarihi’ denilebilecek 31 Mart Yerel seçimlerine yönelik çalışmalarını yoğun olarak sürdürüyorlar.

Gençleşen parti yönetimi görev dağılımıyla birlikte ‘gölge kabine’ uygulamasıyla iktidarın uygulamalarının yakın takipçisi olacağının mesajını verdi. Şimdi gözler CHP iktidar olduğunda olası kabineyi oluşturacak ‘gölge kabine’ üzerinde… Elbette kongre sürecinde ve kurultaydaki ‘vaatlerin’ veya önceki yönetimden farklı ‘söylem ve eylem’ lerin ne olacağına dikkat kesilmiş durumda.

Öncelikle eleştirilen ‘kayıt dışı siyaset ve danışman’ işlerinin devam edip etmeyeceğini zaman gösterecek…

Ama Genel Başkan Özgür Özel’in ilk andan itibaren CHP’nin ilk genel başkanı ve ülkenin kurucu lideri Atatürk’e sürekli atıf yapması, CHP’nin hiç kimsenin değil Atatürk’ün emaneti olduğunu, emanete sahip çıkacağını vurgulaması. Atatürk’ün vasiyetinin iktidar olmak olduğunu ve vasiyeti yerine getirerek CHP’yi iktidar yapacaklarını, iktidar yapamazsa kendisini vasiyeti yerine getirememiş sayacağını vurgulaması önemlidir. Yine CHP’nin ilkeleri ‘Altı Ok’a sahip çıkılacağını, ‘Altı Ok’un bugünün sorunlarına çağdaş bir anlayışla çözüm üretecek ‘yenilikçi ve çağcıl’ olduğunu söylemesi, duyulması istenen ama bugüne kadar hiç duyulmayan sözlerdi. CHP’nin ‘baba ocağı’ tespiti ve herkesi ‘baba ocağı’na davet etmesi de bir o kadar önemlidir.

CHP’nin kendisi olmaktan vazgeçip sağcılaşması ve ‘sağ’ dan kişi transferiyle çözüm aramasının bugüne kadar çare olmadığının görülmesi, sağcı politikalar ve sağ siyasetçi transferi yerine bütün seçmenlere güven veren bir anlayışla, vizyoner, çözüm odaklı siyaset anlayışıyla her kesimi kapsayıcı siyasete vurgu yapılması değerlidir. Ama burada esas önemli olan güven ve inandırıcılıktır!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son zamanlarda en çok eleştiri alınan alanlardan biri olan dış politikada fark yaratacak bir anlayışla ilk yurtdışı ziyaretini ‘’Yavru vatan değil; kardeş ülke’’ diyerek KKTC’den başlaması. İkinci yurtdışı ziyaretini CHP’li üst düzey bir yöneticinin Ermenistan-Azerbaycan savaşı sırasında kullandığı ifadelerden dolayı, Azerbaycanlıların kırıldığı, CHP ile ilişkilerin kesildiği, iç siyasete yoğun konu olan Azerbaycan’a yapacağını ilan ettikten sonra. Bosna Hersek Devlet Günü kapsamında Saraybosna’ya yapması da yine önemli bir adımdır.

Özgür Özel ‘’Sadece, Kıbrıs, Türki Cumhuriyetler, Balkanlar değil, sosyal demokrat partilerle, kardeş partilerimizle, sosyalist partilerle, Sosyalist Enternasyonal’le, Avrupa Konseyi ile en sıkı ilişki içindeyiz. Türkiye’nin dış politikasına en yapıcı katkıları sağlayacağız…’’ demesi.

Özgür özel, Sosyalist Enternasyonal üyesi 120’den fazla siyasi parti liderine, Gazze’de yaşananlarla ilgili somut adımlar atılması ve kalıcı bir ateşkesin tesisi için inisiyatif alınması çağrısı yaptı. Özel ‘’Gazze’de yaşananların, sosyal demokrat ve sosyalist partilerin yüzyılı aşkın bir süredir savunduğu, insan haklarını, ihtiyaç sahiplerinin refahını ve masumların korunmasını amaçlayan ilke ve normlara aykırı olduğuna inanıyorum’’ dedi.

Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan ‘savaş ve zulüm’ lere duyarsız kalan, sosyal demokrat partilere bugüne kadar yapılmayan bu çağrının yapılmış olması önemsizdir denilemez…

Yerel seçimlerde işbirliği arayışları ve bu işbirliğinin ‘kapalı kapılar’ ardında değil açık ve şeffaf bir biçimde yapılacak olmasının söylenmesi de bugüne kadarki eleştirilerin önünü kesebilir!

Peki kurultayda verilen önseçim ve Tüzük değişikliği ile ilgili sözler. Önceki yönetim tarafından Tüzük değişikliği ile ilgili talep açıklanmış ama bu yönde herhangi bir hazırlık ve başvuru, planlama yapılmamış. Dolayısıyla sıkışan seçim takvimi nedeniyle Tüzükle ilgili düzenleme yerel seçimlerden sonra Mayıs ayı olarak planlanmaktadır.

Ya söz verilen önseçim olacak mı? Yine seçim takviminin sıkışıklığı iddiasıyla resmi önseçimin zor olduğu ‘örgüt denetiminde’ önseçimin yapılacağı, çıkan sonuca uyulacağı. Mevcut belediyelerin olduğu yerlerde memnuniyet anketlerinin yapılacağı. Her seçim çevresine göre özel çalışmaların planlandığı, konu ile ilgili uzmanların ve ODTÜ’lü ekibin genel merkezde yoğun çalışma içinde olduğu vurgulanmaktadır.

Parti yönetiminde çok uzun süre etkin olanların, kendi dönemlerinde yapmaktan imtina ettikleri birçok uygulamayı daha kırkı çıkmamış yeni yönetimden derhal istemeleri, hemen suçlamaya geçmeleri, iyi niyetli bulunmadığı gibi; peki siz bugüne kadar neden yapmadınız sorularını akla getirmektedir!

Elbette bugüne kadarki yönetenlerin yapmamış olmaları bugün işbaşında olanların yapmayacağı anlamına gelmez, gelmemeli…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.