Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

AKP'nin tükenişi, Erdoğan sosyolojisi

                            

Dile kolay Cumhuriyet tarihinin neredeyse çeyrek yüzyılında iktidar olan ve artarak devam eden çözemediği sorunların sorumluluğunu hala başka yerlere yükleyen. Mağduriyet üzerine kurulan bir siyaset. Demokratik yöntemlerle iktidar olup, demokrasiyi kendi anlayışına göre inşa ederek demokrasiyi askıya alan. Askeri, yargı, kurumsal vesayetten şikayet edip kendi vesayetini kuran, kendine göre rejim inşa eden bir iktidarla karşı karşıyayız.

Bu iktidar şikayet ettiği, kendisine karşı gördüğü sözde vesayet sistemi karşısında milletten aldığı destekle sürekli olarak ‘’sandığı’’, ‘’millet irade’’sini esas aldı. Her defasında ‘’millet iradesi’’ benim arkamda, ‘’millet’’ ne ders o olur dedi! İktidar uygulamalarını denetleyen devlet kurumlarına ‘’ben milletten onay aldım, millete hesap veririm’’ diyerek denetlenmeyi, hesap sorulmasını millete karşı bir eylem gibi anlattı kamuoyuna. Denetlenmeyi kendisine karşı operasyon olarak gördü.

ABD ve FETÖ ittifakıyla şikayet edilen sözde vesayet sistemi yok dildi. TSK, Yargı, kurumlar tamamen siyasallaştı. Kaldırılacağı söylenen YÖK kontrol altına alındıktan sonra seçimle gelen rektörler seçimsiz atanır hale geldi, üniversiteler tamamen kontrol altına alındı. Odalar, sendikalar, meslek örgütleri iktidarın sesi haline getirildi.

Bütün bunlara rağmen, millet yoruldu, millette bir bıkkınlık oluştu, millet yeter artık değişim dedi…

MİLLET İRADESİNE KARŞI…

2015 seçimlerinde millet iktidara ‘dur’’ muhalefete ‘geç’ dedi. Muhalefet kendi içinde anlaşamadı, cumhurbaşkanı muhalefete anayasaya rağmen hükümet kurma görevi vermek yerine ‘acil seçim’ kararı aldı, seçimler artan ‘terör’ ortamında yenilendi. 16 Nisan 2017 referandumuyla rejim ‘’mühürsüz’’ oylarla ‘’atı alan Üsküdar’ı geçti’’ denilerek değiştirildi. Yasama, yürütme, yargı kuvvetler ayrılığı rejiminden, kuvvetler birliğini esas alan yetkilerin tek elde toplandığı rejim inşa edildi.

2019 yerel seçimlerinde CHP 11 büyükşehir ve birçok belediyeyi kazandı. Millet iradesine yaslanan iktidar millet iradesini tanımadı yargısal güçle İstanbul seçimlerini iptal etti. Halkın ihtiyaçlarını düşünmeden muhalefet belediyelerine karşı pozisyon aldı. Yıllarca ‘’CHP iktidar olursa sosyal yardımları keser’’ iddiası CHP’li belediyelerin sosyal yardımları artırması, çeşitlendirmesiyle iddiaların çökmesi karşısında strateji geliştirmek yerine sosyal yardımlara karşı çıktı belediyelere ‘’nereden vereceksiniz’’ diyerek kaynak sorguladı yetmedi ‘’kimin parasını kime veriyorsunuz’’ diyerek halka verilen sosyal yardımlara karşı çıktı.

YARGISAL OPERASYONLAR…

2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 47 yıl sonra birinci olması, AKP’nin ilk kez ikinci olması iktidarı topyekün CHP’li belediyelerin üzerine gitmesine yol açtı. Bakanlara ‘’silkeleyin’’ talimatıyla birlikte ekonomik baskılar, yargısal operasyonlara dönüştü. CHP’li belediyeler çalışamaz hale getirildi. CHP’li belediyelerin her yaptığı suç haline geldi, AKP için olmayan işler CHP’li belediyeler için yargı suçu oluşturdu. Onlarca belediye başkanı, yüzlerce belediye çalışanı tutuklandı.

MİLLET İNANMIYOR…

Millet iktidar eliyle yapılan operasyonları siyasi olduğunu düşünüyor. Yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında tüm baskılara rağmen CHP sürekli birinci parti olmaya devam ediyor. Çözerse AKP çözer mottosu artık toplumda karşılık bulmuyor çünkü AKP ekonomiyi düzeltemiyor, sorunları çözemiyor; halk yeni bir arayış, yeni bir iktidar arayışında.

ERDOĞAN SOSYOLOJİSİ…

AKP oy eriyişi karşısında kitlelere yeni bir şeyler söyleyemeyince devletleşen iktidar gücüyle yükselen muhalefeti aşağıya çekmek için elinden geleni yapıyor.

Bugüne kadar Erdoğan’ın oyları her zaman partinin üzerinde çıkarken artık Erdoğan’ın kişisel oylarında da ciddi bir düşüş olduğu, şimdiye kadar sorgulanmayan Erdoğan’ın sorgulanır hale geldiği bizzat AKP’liler tarafından iddia edilmeye başlandı.

Eski AKP milletvekili Metin Külünk, seçmenin Cumhur İttifakı’na tepkisinin büyüdüğünü ‘’AKP’nin kendi sosyolojisi eriyor. Daha ileri giderek söylüyorum; Erdoğan’ın sosyolojisi eriyor! Herkes şapkasını önüne alsın düşünsün’’ diyerek iktidarı uyarıyor. Bu uyarıyı dikkate alıp almamak iktidarın bileceği iş!

MİLLETLE İNATLAŞILMAZ…

Millete güvendiğini iddia edenler millet desteğini kaybetmeye başladığında milletle inatlaşmaya başladı. Seçimlerin iptal edilmesi, milletin seçtiklerini çeşitli iddialarla görevinden uzaklaştırmak, hapse atmak milletle inatlaşmak, millet iradesini tanımamaktır. Millet bunları unutmaz, siyasi mühendisliklere razı olmaz, sandık önüne geldiğinde sessiz yığınlar gereğini yapar.

Yeter söz milletin diyenler, milletin seçtiğini tanımamaya başlamış ‘sen seçmesini bilemezsin’ anlayışıyla millete tepeden bakmaya başlamıştır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.