Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına çıkmasında ve şu anda Avusturya’da yargılanacak olmasında yargının payının hayli yüksek olduğunu belirten CHP’li Başarır: ‘’Bu ismin mal varlığına konulan tedbiri kaldırma yazısı gönderen dönemin Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 10 gün sonra Adalet Bakan Yardımcısı oluyor. Bu şahsın, yurt dışına çıkış yasağını kaldıran dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan önce Yargıtay üyesi oluyor. Ardından ise hiçbir örneği olmamasına rağmen, daha Yargıtay üyeliğinde dosya kapağı dahi açmadan Anayasa Mahkemesi Üyeliğine aday oluyor ve sonrasında gerekli kulisleri yapıp Anayasa Mahkemesi’ne, AKP Genel Başkanı tarafından atanıyor. Bu isimler adeta ödüllendiriliyor. Bir diğer yargıç; Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı ise Paramount Otel’de kalıyor ve burada kaldığına dair 35 bin TL’lik bir fatura paylaşıyor ve halen görevine devam ediyor. Sezgin Baran Korkmaz'ın bürokrat, gazeteci, siyasetçi ve yargı mensuplarıyla ilişkisi nedir? Bu isimlere maddi yardımda bulundu mu? Bu şahsın kaçmasında talimatları, kararları bulunan, o dönemde İstanbul Adliyesi’nde söz sahibi olan iki isim İrfan Fidan ve Hasan Yılmaz neden susuyor? Bu isimlerin bizlere bu süreci anlatması gerek bunun için de öncelikle Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmalıdır.’’ sözlerini dile getirdi.
Bu Olay Uluslararası Bir Krize Dönmeden Araştırılmalıdır
Avusturya’da bir mahkeme sürecinin devam ettiğini ve Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’ye mi, Türkiye’ye mi iade edileceği sorularına karşın CHP’li Başarır: ‘’Öncelikle ifade etmek isterim ki eğer bu tedbirler, bu yurt dışına çıkış yasakları kaldırılmasaydı Sezgin Baran Korkmaz, Anayasa madde 38’de; ‘Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.’ ibaresi doğrultusunda ülkemizde yargılanacaktı ama biz şu anda bu şahsın ABD’ye mi yoksa Türkiye’ye mi iade edileceğini tartışmaktayız. Bu tartışmayı yapmamızın sebebi ise ülkenin çıkış kapılarını Sezgin Baran Korkmaz’a sonuna kadar açan yargı erkidir. Tabii ki burada Avusturya, ek delil talep edecektir, dava dosyalarına bakacaktır. İki ülkenin yargılamadaki ciddiyetine bakacaktır, Sezgin Baran Korkmaz’ın nerede yargılanmak istediği de sorulacaktır fakat Sezgin Baran Korkmaz burada 7 yıl ile ABD’de ise 225 yıl ile yargılanıyor. Avusturya, burada mal varlığına tedbirin kaldırılması ve yurt dışı yasağının kaldırılması kararlarına baktığında hangi tarafı daha ciddi görebilir? Kimin burada yasal dayanağı daha fazladır? Bu olayın uluslararası bir krize dönüşmemesi adına Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına nasıl çıktığı, kimlerin ona yardım ettiği araştırılmalıdır.’’ dedi.
İşte Başarır'ın verdiği soru önergesi;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Eylül 2020 tarihinde SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz ile 13 kişinin bütün şirketlerinin mal varlığına el konulması için İstanbul 10.Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulundu. Hakim, aynı gün, kara para aklama suçlaması nedeniyle 14 kişinin bütün şirketlerinin mal varlıklarına el konulması kararını verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun Türkiye Bankalar Birliği Başkanlığı'na 6 Ekim 2020 tarihli 'İvedi iş' başlıklı tedbir kaldırma karar metninde de Sezgin Baran Korkmaz ve diğer 13 kişinin "şirket ve kişilere ilişkin banka hesaplarında bulunan bloke ve tedbirlerin ivedi kaldırılması" talimatı verildi.
Belgede imzası bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim'de Adalet Bakanlığı yardımcılığına atandı.
İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığın talebi üzerine 6 Kasım 2020'de, Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığına tedbir konulması kararını kaldırdı. Bu kararın gerekçesinde; 5 Kasım 2020 tarihli MASAK’ın görüş yazısının etkili olduğu belirtildi. 9 Haziran 2021 tarihinde açıklama yapan MASAK ise, nihai raporun o tarihte verilmediğini, sadece burada denetim elemanlarının yer alması gerektiğini belirtilen bir yazı verildiğini söyledi. MASAK’ın nihai raporu ise Ocak 2021’de yetkili merciilere ulaştırıldı.
İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği savcılığın mütalaasını dayanak göstererek bu kez 17 Kasım'da Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışı yasağını kaldırdı.
Tüm bu kararlardan sonra 5 Aralık 2020 tarihinde Sezgin Baran Korkmaz, yurt dışına kaçtı.
MASAK’ın nihai raporu ortada olmamasına rağmen, kara para aklayıcısı Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığı üzerindeki tedbirlerin ve yurtdışı yasağının kaldırılması kararlarında etkin rol oynayan Başsavcı İrfan Fidan’ın AYM üyeliğine ve Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz’ın Adalet Bakan Yardımcılığına getirilmeleri, verilen kararlarda siyasi baskıların olduğu şüphelerini ortaya koymuştur.
Sezgin Baran Korkmaz ülkeden kaçtıktan sonra, 28 Aralık 2020'de ise SBK Holding ve şirketlerine polis operasyon düzenlendi. SBK Holding ve alt şirketlerinde yönetici olarak gözaltına alınan 10 kişiden biri tutuklanırken, ikisi hakkında ev hapsi kararı verildi.
2021 yılı Nisan ayında 10 sanık hakkında “Suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. İddianamede, Sezgin Baran Korkmaz hakkında 3 yıldan 7 yıl buçuk yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 2 Mayıs'ta görülen 10 sanıklı davaya yurtdışında olan firari sanık Sezgin Baran Korkmaz katılmadı. Mahkeme, Korkmaz hakkında yokluğunda tutuklanmasına hükmederek davayı 10 Ocak 2022 tarihine erteledi. Davanın tek tutuklu sanığı Kamil Feridun Özkaraman da duruşmadan bir hafta önce mahkeme tarafından tahliye edildi.
Eğer yurt dışı yasağı kaldırılmasaydı, Sezgin Baran Korkmaz, ülkemizde kalsaydı ve yargılansaydı; Anayasa madde 38’e göre; ‘’Uluslararası Ceza Divanı’na taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler haricinde vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.’’ ibaresi yürürlüğe girecek ve Sezgin Baran Korkmaz, Türkiye’de yargılanacaktı.
Sezgin Baran Korkmaz, son olarak 19 Haziran’da Avusturya’da tutuklandı. Sezgin Baran Korkmaz için, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye iade talebinde bulundu. Burada delillere ve davaya bakarak karar verecek olan ise Avusturya Cumhuriyeti’dir. Buna sebebiyet veren ise Sezgin Baran Korkmaz hakkında, mal varlığına tedbir kararını ve yurt dışına çıkış yasağını kaldıran yargıçlardır.
Kara para aklama davasıyla yargılanan Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına çıkışında ve mal varlığına konulan tedbirin kaldırılmasında verilen yargı kararlarında siyasi baskıların olup olmadığının enine boyuna araştırılması amacıyla Anayasamızın 98. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz.