Ama bu sistemle girilecek seçime. Bizim baraj sorunumuz yok, bizim herhangi bir problemimiz yok ama burada güç birleştirmesi ile ilgili bir mesele var. Biz ittifak olarak girdik, Saadet Partisi ekstra milletvekili çıkardı. Bizim oylarımızla CHP 21 milletvekili çıkardı, biz de CHP’nin oyları ile 4 milletvekili çıkardık.
Tek başına seçime girmek gibi korkumuz yok. Hükmü veriyorlar ya bir taraftan da hepsi Tayyip Erdoğan düşmanı, ben değilim. Onların bu öneriyi yapmaları çok manidar. Ben onları bilemem. Ben hayatımda hiç komplo üzerinden konuşmadım. Uzun bir dönem de siyasette kaldım. Genellikle insanı meseleler ve zaaflar üzerinden yürür. Şimdi mesela, bana bir şey bulamıyorlar söylemeye.
FETÖ bitiyor, vatan haini. Böyle gidiyor. Ama biz sayın Erdoğan ile Bahçeli’nin dilinden kurtardık paçayı, yerli ve milli olduk. Bunun söylenmesine ihtiyacımız yok. Ama bu komplolara inanmanın getirdiği bir şey var. Devletin kurumları ile kendini özdeş gören siyasetçiler var, kanaat önderleri var. Yönlendirmeye çok müsait.
Benim yedi göbek sülalemde boş verin FETÖ’yü o zaten yok. Biz mıymıntı insanlardan hoşlanmayız. Benim ailem mıymıntılıktan hoşlanmaz. Açık ve net dayak yerim posta yemem diyen insanlardanız biz. Dolayısıyla daha kabadayı tarikatlardan yok. Sülalemde bir kişi bile yok. Yedi göbeğim araştırılabilir. Bunu diyebilecek siyasetçi azdır bu ülkede.
Bu komplo üzerinden bakıldığı zaman böyle oluyor. Ama demekki zaaflar korkular üzerinden de insanlar bir takım roller alabiliyor.
Muhalefete ayar vermeye çalışan muhalif görünümlü arkadaşlar çok. Şimdi dükkana giriyorsunuz. Dedesi babası ve oğlu… Yani üç nesil gelinlik nişanlılık satan bir dükkan. Diyor ki yanımızda 23 kişi çalışıyordu. 3 kişiye düştü.
Evimi sattım. Kirada oturuyorum bu işletmeyi finanse etmek için. Bunu yerel basınla beraber insanlarda dinledi. Çıktık bana ne sordular biliyor musunuz? Sayın Kılıçdaroğlu valilier için militan dedi. Sayın Erdoğan Sayın Kılıçdaroğlu’na şunu dedi. Siz buna ne diyorsunuz?
Ben de elinin körünü diyorum dedim. Çünkü içeride konuştuğumuz şey, ağlasın ağlamasın arasında dede kurmuş, baba sürdürmüş oğul da devam ediyor dükkan. 23 kişi çalışıyormuş 3 kişi kalmış. Bunu herkes dinledi orada çıkınca bekledim ki ben onu soracaklar diye. Sorular soru bu. Yani bu yapılmaya çalışılıyor Türkiye’de.
Biz EYT’lilerle ilgili bir toplantı yaptık. Ben, İsmail Tatlıoğlu ve bütün EYT’lilerin başkanları ve Erhan Usta, Ümit Özlale. Arkadaşlarımız net bir şekilde kendileriyle çalışıyoruz biz.
Emeklilikte kademeli maaşlar var. Farklı farklı tarihler var. Bunlarla ilgili bir kere sağlıktan yararlanma sonra maaş bağlanması ve bu kademeli olarak 4 milyon civarı olarak deniliyor ama parça parça maaş bağlanması ve haklarını elde etmesi gereken EYT başkanlarından aldığımız bilgi. İçeriden bilgi alamıyoruz biz. 700 bin civarında insanımızın da hemen maaşa bağlanması gerekiyor. Onlar biliyorlar."