Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: Kardeşim sen kendin yapmışsın sözleşmeyi

Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: Kardeşim sen kendin yapmışsın sözleşmeyi

Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu, CHP ile yapılan yayın sözleşmeleri, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimiyle yaşanan gerilim, Halk TV'nin yayın politikası, Flash TV'nin satın alma süreci, İBB reklamları ve kanaldaki editoryal tartışmalar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Mahiroğlu, CHP ile ticari ilişkisinin ayrıntılarını paylaşırken, kanalın yayın çizgisi ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirilere de yanıt verdi.

Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu, CHP ile yapılan yayın sözleşmeleri, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimiyle yaşanan gerilim, Halk TV'nin yayın politikası, Flash TV'nin satın alma süreci, İBB reklamları ve kanaldaki editoryal tartışmalar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Mahiroğlu, CHP ile ticari ilişkisinin ayrıntılarını paylaşırken, kanalın yayın çizgisi ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirilere de yanıt verdi.

Mahiroğlu, CHP ile yapılan ticari anlaşmaların Özgür Özel'in genel başkan seçilmesinin ardından yeniden düzenlendiğini belirterek, Ocak 2024'te aylık 1,5 milyon lira tutarında yeni bir sözleşme imzalandığını söyledi. Bu tutarın o günkü kurla yaklaşık 50 bin dolara, bugünkü kurla ise yaklaşık 32 bin dolara karşılık geldiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu ekibinin mahkeme kararıyla yeniden yönetime gelmesinin ardından ise sözleşmeyi kendisinin feshettiğini, ilgili yöneticilerin açıklamalarını artık canlı yayınlamadıkları için fatura kesmeyi de bıraktığını dile getirdi.

Mahiroğlu, CHP'nin eski yöneticilerinin gündeme getirdiği 80 milyon liralık ödeme iddialarını da reddetti. Bu rakama ancak beş yılı aşkın sürede kesilen tüm faturaların toplamıyla ulaşılabileceğini savunan Mahiroğlu, sözleşmelerin Kılıçdaroğlu döneminde de mevcut olduğunu ve yayın saati satın alınmasının televizyon sektöründe olağan bir ticari uygulama olduğunu söyledi. Halk TV'nin bu konuda diğer medya kuruluşlarından farklı bir uygulama yapmadığını belirtti.

Siyasi partilerle ticari ilişki kurulmasına yönelik eleştirilere de yanıt veren Mahiroğlu, İYİ Parti ile de dönemsel anlaşmalar yaptığını, şirketlerden reklam aldığı gibi siyasi partilere de yayın hizmeti sunabileceğini ifade etti. CHP üyesi olduğunu gizlemediğini ancak siyasi kimliği ile medya patronu kimliğini birbirinden ayırdığını vurguladı. Türkiye'nin çıkarlarına, iç barışına ve demokratik haklara aykırı tutum sergilemeyen tüm siyasi partilerle ticari ilişki kurulabileceğini savundu.

Röportajda Flash TV'yi satın alma girişimine de değinen Mahiroğlu, kanalı satın almak için anlaşma yaptıklarını, bedelini ödediklerini ancak satışın son aşamada gerçekleşmediğini anlattı. Parasını ödedikleri kanalın kendilerine devredilmediğini söyleyen Mahiroğlu, daha sonra ödediği paranın iade edildiğini ve satıştan vazgeçtiklerini ifade etti. Flash TV'yi haber kanalı değil, dizi kanalı olarak değerlendirmeyi planladığını belirten Mahiroğlu, satışın neden gerçekleşmediğine ilişkin spekülasyonlara girmediğini söyledi. Satıcının baskı görmüş olması ihtimalinde bile hukuki sorumluluğun yine satıcıya ait olduğunu savundu.

Halk TV'nin CHP ile ilişkisi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Mahiroğlu, kanalın tarihsel olarak CHP kökenli olduğunu kabul etmekle birlikte, kendi döneminde organik bir bağ bulunmadığını öne sürdü. Kanalın zaman içinde dönüşerek toplumun farklı kesimlerinin sorunlarına odaklanan bir yayın çizgisi benimsediğini ifade etti. Halk TV'nin yalnızca CHP perspektifiyle yayın yapan bir kanal olmadığını savundu.

Mahiroğlu, Kılıçdaroğlu yönetiminin açıklamalarının neden canlı yayınlanmadığı sorusuna da yanıt verdi. Tartışmalı mahkeme kararlarıyla göreve gelen bir yönetimi meşrulaştıracak yayın yapmayacaklarını belirten Mahiroğlu, toplumun büyük bölümünün kabul etmediği bir tabloyu yayın politikası haline getirmeyeceklerini söyledi. Halk TV'nin artık kendi izleyici kitlesinin beklentileri doğrultusunda yayın yapan güçlü bir marka haline geldiğini ifade etti.

CHP mitinglerinin canlı yayınlanmasına ilişkin eleştirilere de değinen Mahiroğlu, bunun tamamen ticari sözleşmenin kapsamı içinde yer aldığını söyledi. Miting yayınları nedeniyle reklam kuşaklarının iptal edildiğini ve kanalın ticari kayıp yaşadığını belirten Mahiroğlu, editoryal kararlara müdahale etmediğini ancak kanalın genel yayın çizgisinin belli olduğunu dile getirdi.

Editoryal bağımsızlık tartışmalarına ilişkin açıklamalarında Mahiroğlu, günlük haber akışına ve yayın sırasında alınan kararlara müdahale ettiği yönündeki iddiaları reddetti. Kanalda çalışmış hiç kimsenin, yayın sırasında kendisinin telefon ederek içerik değiştirilmesini istediğini söyleyemeyeceğini savunan Mahiroğlu, medya patronunun tamamen etkisiz olması gerektiği yönündeki anlayışı da doğru bulmadığını ifade etti. Halk TV'yi satın almadan önce yaklaşık 10 yıllık Cem TV deneyimi bulunduğunu hatırlattı.

İBB ile ilişkilerine yönelik iddiaları da yanıtlayan Mahiroğlu, Ekrem İmamoğlu döneminde İBB'den yalnızca çok sınırlı bir reklam aldıklarını, daha sonra bunun da devam etmesini istemediğini söyledi. CHP'nin seçim dönemindeki reklam harcamalarında Halk TV'nin aldığı payın iddia edildiği kadar büyük olmadığını öne sürerek, diğer ulusal televizyon kanallarına çok daha yüksek reklam bütçeleri ayrıldığını savundu.

Halk TV'nin satılacağı yönündeki iddiaları da reddeden Mahiroğlu, kanalın mali olarak yalnızca CHP ile yapılan sözleşmeye bağlı olmadığını söyledi. CHP'den elde edilen gelirin toplam giderler içindeki payının yüzde 5'i bile bulmadığını ifade eden Mahiroğlu, yaşadığı sürece kanalı satmayı düşünmediğini belirtti.

Röportajın son bölümünde ise kurum içindeki tartışmalar ve çalışanların ayrılık süreçlerine değinen Mahiroğlu, Halk TV'de kurumsal yapıyı yeterince inşa edemediğini kabul etti. Çalışanlarla fazla yakın ilişki kurmasının kurumsal sınırları zayıflattığını söyleyen Mahiroğlu, editoryal müdahalede bulunmadığını yineledi. Maaş politikası nedeniyle eleştirildiğini ancak kimseye haksızlık yapmadığını savundu. Geçmişte yaptığı "profesör maaşı" benzetmesinden dolayı pişman olduğunu ifade eden Mahiroğlu, bu sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi. Son olarak, hakkında ortaya atılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Ali Haydar Fırat ile ilgili ileri sürülen görüşme iddiasını da kesin bir dille reddetti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.