Biz ekonomi anlamında bütün bu sosyal kesimlerin sorunlarına dair mikro ve makro çalışmalarımız var. Ekonomist arkadaşlar çalışıyor, zaman zaman da paylaşacağız bunu. Şimdi Pazartesi’ye kadar arkadaşlarımız sunum yaptı, geri bildirimler alınacak. Daha sonra benim ağzımdan lansman yapılacak. Kamuoyunun, gazetecilerin, akademisyenlerin ve diğer siyasi partilerin görüşüne sunulacak. Bizim ki anayasa değişikliğinden ziyade sistem tasarımı.
Geldiğimiz zaman 100 günde ne yapacağız. Partili Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçime gidileceği için ittifaklar zorunlu. Şimdi anlaşılıyor ki ittifaklar ile gidilecek. İttifaklar ile gidildiği zaman niyet metni imzalanacak. Ben kazanacağımıza inanıyorum, kazandın diyelim. Parlamenter Sistem’e geçiş gibi bir talebimiz var. Herkes kendi reçetesini koyuyor. Bizim kurumsal yapılarımız farklı.
Kısmen iktidar Cinping Perinçek bir ortak, Bahçeli bir ortak. Soylu ve Abdülhamit Gül birer ortak. Şimdi Binali Yıldırım, damat beyin durumu ne belli değil ancak sonuçta bunlar et tırnak. Hepsi sayın Cumhurbaşkanımız diyor. Bizler ise seçmenin taleplerine göre demokrasinin, şeffaflığın, liyakatin güçlendirilmesine yönelik hareket ediyoruz.
İş birliği bizimki. 24 Haziran’dan 31 Mart’a giderken ittifak yapıldı, durduk. Daha sonra Saadet ve Demokrat parti ayrı aday çıkardı biz Cumhuriyet Halk Partisi ile gittik.
Şimdi bu belediyelerin hizmetlerinde de sorun var. Onların kafalarına çekiç indiriyorlar, bizim o çekici tutmak gibi bir sorumluluğunuz var. Bu kafa ile gidildiği zaman ekonomi daha da kötüleşecek. Ki seçim istemek elbetteki muhalefetin görevidir. Oturulacak tekrar bir sistem kurulacak. Bugünün şartlarında ittifaksız seçime gitmek mümkün görünmüyor.
İki şey oluyor, dürüst olarak konuşalım şimdi. Sureti haktan görünüp, muhalefet partilerini tanzim etmeye çalışan, muhalefetin kanaat önderi gibi kendini konumlandıran insanlar var. Şimdi bir arkadaşımız gelip bana dedi ki sakın parti bünyesinden ayrı, bir ittifakla gitmeye aldanmayasın. Şimdi o ilgili arkadaşın, partimizin tek başına girmesini iddia etiğini görüyoruz.
Niye seçim istemiyorsunuz denildi. Biz de istiyoruz dedik. Hurra bir yöneldiler bize, sayın Erdoğan’ın işine yarar dendi. Biz kendimizi sayın Erdoğan’a göre ayarlayacaksak, politika yapmayalım.
Niye kurduk bir İYİ Parti’yi. Türkiye’de bazı şeyleri olumlu yönde değiştirmek için yola çıktık. Siyasi partilere bağırmanın maliyeti yok ama oraya yarıyor dedikleri kişi ve kurumlara yarıyor.