"AKP iktidarı sürdürülebilir değil süründüren çevre politikasına sahiptir"  CHP'li Ali Mahir Başarır'dan "Orman Kanunu ve Turizm Teşvik Kanunu"nda değişiklik için kanun teklifi! İşte ayrıntılar.

"AKP iktidarı sürdürülebilir değil süründüren çevre politikasına sahiptir" CHP'li Ali Mahir Başarır'dan "Orman Kanunu ve Turizm Teşvik Kanunu"nda değişiklik için kanun teklifi! İşte ayrıntılar...

CHP Mersin Milletvekili, Orman Kanunu ve Turizm Teşvik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi verdi.

Turizm Teşvik Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte kamu yararı bulunan orman bölgelerinin statüsünün değiştirilebileceğini ve böylelikle bu bölgelerin imara açılabileceğini ifade eden CHP’li Başarır, “Ormanlar hem bizler, hem gelecek nesiller hem de bütün canlılar için katma değeri yüksek, çok büyük önemi haiz yere sahiptir. Orman alanlarının niteliğini değiştirecek olan bu kanunla birlikte turizm şirketleri bu alanları turizm merkezi olarak kullanabileceklerdir. Bunun önüne geçebilmek için hemen kanun teklifi verdik. Umarım verdiğimiz bu kanun teklifi de verdiğimiz diğer kanun teklifi gibi komisyonun tozlu raflarında bekletilmez. Bu kanun teklifiyle yerli ve milli olduklarını iddia edenlerin ne kadar yerli ve milli olduklarını göreceğiz” dedi. 

“İSTİSNA DEĞİL İHLAL VAR”

Orman ekosisteminin kendini yenileyebilen bir yapıya sahip olduğunu ve bunların orman vasfını yitirmiş arazi niteliğinde kabul edilmesinin ileriye dönük olarak büyük bir hata olacağını ileriye süren CHP’li Başarır, “Verdiğimiz bu kanun teklifiyle birlikte hem yanan orman alanlarının restorasyonunu güçlendiriyoruz hem de ormanlık alanlarımızın, orman ekosistemimizin yandaş şirketlere peşkeş çekilmesini önlüyoruz.

Orman Kanunu’nda ve T.C Anayasası’nın 169. maddesinde her ne kadar yanan orman alanlarının üzerine tesis yapılamayacağı belirtilmiş olsa da Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin belirttiği gibi istisnalar değil hem kanunun hem de anayasanın ihlali mevcuttur. Anayasayı ve kanunları arka yollardan dolanıp, hülle yapanların ciğerlerimize göz dikmelerine izin vermemek maksadıyla Orman Kanunu’na yanan orman alanlarının imara açılmamasını kesinleştiren ve Turizmi Teşvik Kanunu’ndaki kamu yararı bulunan orman vasıflı olanlar dahil kısmını çıkartan kanun teklifimizi sunduk.” sözlerini ifade etti.

“AKP İKTİDARININ SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE DEĞİL SÜRÜNDÜREN ÇEVRE ANLAYIŞI”

AKP iktidarının sürdürülebilir çevre anlayışını ve sürdürülebilir orman anlayışını sadece ekonomik anlamda önemsediklerini ve güzel olan her şeye karşı olduklarını belirten CHP’li Başarır, “Sürdürülebilir çevre anlayışı doğrultusunda 11.Kalkınma Planı’nı hazırlayan AKP iktidarı, sürdürülebilir olmayı süründürmek ile karıştırmış olmalı. Bu durumda ormanlık alanları bile rant kapısı olarak görenlere Nazım Hikmet’in şiiriyle karşılık vermek gerekmektedir. ‘Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim.’ İşte siz bu orman yangınlarına olan tedbirsizliğinizle, korku dağları bekler anlayışınızla bu vatanı cehenneme çevirdiniz. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine iken sizin iktidar anlayışınızla birlikte yalnızca ormanlık alanlara ateş düşmedi halkın da yüreğine ateş düştü.” sözlerini dile getirdi

İşte Başarır'ın verdiği Kanun teklifi;

Orman ekosistemi, dinamik ve tüm canlıların yaşamını etkileyen önemli yapı ve organizasyonlardan oluşmaktadır. Bu ekosistem hem günlük yaşamımızda hem de gelecek nesillerin yaşamında önemli katma değere ve yere sahiptir. Bu ekosistemler kendilerini yenileyebilme ve değişime ayak uydurabilme kapasitesine haizdir. Bundan dolayı orman vasfını yitirmiş arazi deyimi, ormanlık alanların bir başka kullanıma tahsisi için sakıncalı olabilecektir. Orman arazilerinin vasfını yitirmesine engel olabilmek maksadıyla orman restorasyonun önemi artırılmalı ve orman arazileri korunmalıdır. 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda ormanların korunması ve geliştirilmesi başlıklı 169.maddesinin 1. Fıkrasında da belirtildiği üzere yanan ormanların yerinde yeni ormanlar yetiştirilmek zorundadır. Aynı şekilde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2.madddesinin 4.fıkrasında, “muhafaza ormanı, milli park alanları, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlar ve 3 üncü madde ile orman rejimi içine alınan yerlerde bu niteliklerin devamı süresince; yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.” denilse de 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da kamu yararı bulunan orman vasıflı olanlar dahil arazilerin turizm merkezlerine çevrilebileceği söylenmiştir. 

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17.maddesinin 2.fıkrasında her ne kadar “Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur.” belirtilmiş olsa da kamu yararı bulunan orman vasıflı arazilerinin turizm merkezi haline getirilerek imara açılabilmesi yolu açılmıştır.

Bu durum ülkemizde kaçınılmaz sonuçlar doğurabilecek ve gelecek nesillerin yaşamını önemli ölçüde etkileyecektir. AKP iktidarının sürdürülebilir çevre anlayışı 11. Kalkınma Planı’nda sadece sözde kalmıştır. 20 Temmuz 2021 tarihinde başlayan ve ülkemizin ciğerlerini karartan yangınların önlenmesi için gerekli tedbirleri almak bir yana 11. Kalkınma Planı’nda sürdürülebilir orman yönetimiyle ormanların ekonomiye katkısını düşünmektedir. Orman Genel Müdürlüğü 2021 Yılı Performans Programı’na göre ise 2019’da yangın başına düşen alan miktarı 2,4 hektardır. 2020 yılında da yangın başına düşen alan miktarı 2,4 hedeflenirken gerçekleşen 6,1 olmuştur.  Gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmaması durumunda ormanlık arazi oranımız giderek düşecek ve yangın başına düşen alan miktarı artacaktır. Gerekli tedbirlerin alınmaması sonucu her yıl binlerce ormanlık arazimizin tehdit altında olması bir yana aynı zamanda devletin şirket anlayışıyla hareket etmesi sonucu birçok ormanlık arazi de turizm merkezi olacaktır. Bunun sonucunda tescili yapılan orman alanları düşecek ve sürdürülebilir orman ve çevre anlayışından giderek uzaklaşılacaktır. Ormancılıkta üstün tutulması gereken kamunun yararı iken gerekli düzenlemelerin şirketler lehine olması kabul edilemez bir durumdur.

Ormancılıkta yangın ile mücadeleye yönelik kapasitenin yükseltilmesi hedeflenirken yanan orman alanlarının turizm merkezi ilan edilip imara açılmasının önüne geçilmesi için verilen bu kanun teklifi ile yanan orman alanlarının orman vasfını kaybetmesi halinde ve kamu yararı bulunan orman vasıflı arazi olması halinde dahi imara açılmaması amaçlanmaktadır.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.