Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas: “Seçim için para toplandığı iddiası gerçek dışı”

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas: “Seçim için para toplandığı iddiası gerçek dışı”

Ağaç A.Ş. davasında 23 Mart 2026 tarihli duruşma, dosyanın en kritik savunmalarından birine sahne oldu. Genel Müdür Ali Sukas, hem hâkimin hem savcının sorularını yanıtlarken, dosyada yer alan iddiaların büyük bölümünün “yanlış yorumlanan veriler ve çelişkili beyanlara” dayandığını savundu.

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın 23 Mart 2026 tarihli duruşmada yaptığı savunma, davanın en kritik başlıklarına ilişkin dikkat çeken ayrıntılar içerdi. Hâkim ve savcı sorularını yanıtlayan Sukas, özellikle finansal akış, tedarikçi ilişkileri ve “komisyon” iddiaları üzerine kapsamlı açıklamalarda bulundu.


“Şirketin ödeme gücü İBB’ye bağlı”

Sukas, Ağaç A.Ş.’nin bağımsız bir ödeme sistemi olmadığını, tüm finansal yapının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden gelen ödemelere bağlı olduğunu vurguladı.

Hak ediş sürecinin oldukça uzun ve çok katmanlı olduğunu anlatan Sukas, şu ifadeleri kullandı:
“Bir işin ödemeye dönüşmesi için önce yapılması, ardından kontrol edilmesi, 10 kişilik komisyonlardan geçmesi gerekiyor. Bu süreç en az iki ay sürüyor. Sonrasında İBB’den ödeme geliyor ama talep ettiğimiz tutarın genelde yüzde 50-60’ını alabiliyoruz.”

Sukas, ödeme önceliklerini ise şöyle sıraladı:

  • Önce çalışan maaşları
  • Ardından vergi ve SGK ödemeleri
  • Son olarak tedarikçi ödemeleri

Bu nedenle tedarikçilere yapılan ödemelerde gecikmelerin sistemden kaynaklandığını savundu.


Ocak ayındaki para hareketlerine “yıl sonu etkisi” açıklaması

Savcılığın dikkat çektiği finansal hareketliliklere de yanıt veren Sukas, özellikle Ocak aylarında görülen yüksek ödeme artışlarının seçimle ilgisi olmadığını belirtti.

“Yıl sonuna doğru biriken işler ve kesilen yüksek tutarlı faturalar nedeniyle Aralık ve Ocak aylarında ödeme artışı olur. Aylık ortalama 400-500 milyonluk hak edişler yıl sonunda 1,5 milyara kadar çıkabilir” diyen Sukas, bu durumun tamamen iş yoğunluğundan kaynaklandığını ifade etti.


“Tedarikçi sistemi puanlamaya dayanır”

Tedarikçi seçiminde keyfi bir uygulama olmadığını savunan Sukas, performans esaslı bir puanlama sistemi uygulandığını belirtti.

“İşi zamanında ve sözleşmeye uygun yapan firmalar yüksek puan alır ve çalışmaya devam edilir. Aksatanlar sistem dışına çıkarılır” diyen Sukas, bu sistemin kendisinden önce de var olduğunu, kendi dönemlerinde geliştirmeye çalıştıklarını söyledi.


Tedarikçi ilişkileri: “Ayrıcalık yok, denge var”

İddianamede adı geçen tedarikçilerle ilişkisini de açıklayan Sukas, hiçbir firmaya ayrıcalık tanınmadığını savundu.

Tamer Gümüş ile ilgili iddialara yanıt veren Sukas, “Diğer tedarikçilerle ilişkim neyse onunla da aynıdır. Yurt dışı tecrübesi nedeniyle bazı işlerde değerlendirilmiştir ama özel bir ayrıcalığı yoktur” dedi.

Kadir Gümüş ile ilgili “frenleme” iddiasına da değinen Sukas, sektörde dengeyi korumak için müdahale ettiğini belirtti:
“Bir firmanın işlem hacmi aşırı yükselirse bu dedikoduya yol açar. Bu nedenle alternatif firmalara da iş verilmesini istedik.”


“Sektör cadı kazanı, dedikodular yayılır”

2024 yılında artan iddialar üzerine tedarikçilere doğrudan soru sorduğunu belirten Sukas, sektör içi rekabetin söylentileri büyüttüğünü savundu:

“Bizim sektörümüzde herkes birbirini tanır. Akşam birlikte oturulur, ertesi gün aleyhte konuşulur. En küçük söylenti hızla yayılır.”


Yardım kartları: “Zorunlu değil, gelenek”

Savunmada dikkat çeken başlıklardan biri de “yardım kartları” oldu. Sukas, bu uygulamanın sistematik bir para toplama yöntemi olmadığını belirtti:

“Ramazan ayında firmalar kendi inisiyatifleriyle alışveriş kartı getirirdi. Bunlar bir havuzda toplanır, bir kısmı ihtiyaç sahibi personele, bir kısmı belediyeye yönlendirilirdi. Herhangi bir zorunluluk ya da resmi kayıt sistemi yoktu.”


“Seçim için para toplandığı iddiası gerçek dışı”

Savcılığın en kritik suçlaması olan “tedarikçilerden seçim finansmanı için para toplandığı” iddiasını reddeden Sukas, finansal verilerle bu iddialar arasında bağ kurulamayacağını söyledi.

“Para hareketlerindeki artışlar tamamen iş akışından kaynaklanıyor. Seçimle bağlantı kurulması doğru değil” diyen Sukas, MASAK verilerinin de yanlış yorumlandığını savundu.


Araç desteği tartışması: “Hediye olarak verildi”

Eşinin seçim kampanyasında kullanılan araçlarla ilgili çelişkili beyanlar da duruşmada gündeme geldi.

Sukas, bu konuda şunları söyledi:
“Piyasada araç bulamayınca firmadan talep ettim. Ücretini ödemek istedim ancak kabul etmediler, ‘hediyemiz olsun’ dediler. Emniyetteki ifadede detaya girmedim, sonucu söyledim.”


“Para talepleriyle ilgim yok”

Tedarikçilerden para istendiği iddialarına da yanıt veren Sukas, bu tür taleplerin bilgisi dışında olduğunu savundu.

“Hiçbir tedarikçiye talimat vermedim. Böyle bir sistem kurulmuş olsaydı, tüm ödemelerde sistematik şekilde görülmesi gerekirdi” dedi.


“İddialar somut delile değil beyana dayanıyor”

Savunmanın önemli bir bölümünde, dosyadaki suçlamaların büyük ölçüde tanık beyanlarına dayandığına dikkat çekildi.

Sukas’ın avukatları, özellikle şu noktalara vurgu yaptı:

  • Baz kayıtlarının yorumla suç delili haline getirildiği
  • Banka hareketlerinin iddialarla örtüşmediği
  • Tarihler arasında ciddi çelişkiler bulunduğu
  • Seçim finansmanı iddiasının zamanlama açısından tutarsız olduğu

Avukatlar, “Somut delil yok, yorumla suç oluşturuluyor” görüşünü dile getirdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.