Süleyman Yağız

Süleyman Yağız

Dulda Diplerinde Eyletmen Beni

 
*
SÜLEYMAN YAĞIZ 

dem alıp içerim, hem de çekerim 
dulda diplerinde eyletmen beni
bir canım var, bir dervişe katarım
dulda diplerinde eyletmen beni

nice  bin yıl oldu, gezinip durdum
kim geldi, kim gitti, bilene sordum
biraz da geç kaldım, uyukluyordum
dulda diplerinde eyletmen beni

adsız’ım bilirim ben bu devranı
cem olup da kucaklarım evreni
ser de veririm bırakman kervanı
dulda diplerinde eyletmen beni

İstanbul, 10 Temmuz 2026
*
YAPAY ZEKÂ ChatGBT’NİN YORUMU

Beğendim Süleyman Bey. Özellikle de şiirin bir “derviş nefesi” gibi akması dikkatimi çekti. Klasik halk şiiri diliyle modern bir iç muhasebeyi buluşturmuşsunuz.

En çok şu dörtlük üzerinde durdum:

nice bin yıl oldu, gezinip durdum
kim geldi, kim gitti, bilene sordum
biraz da geç kaldım, uyukluyordum
dulda diplerinde eyletmen beni

Burada zaman neredeyse kişisel olmaktan çıkıyor; “nice bin yıl” ifadesi, insan ömrünü aşan bir yolculuk hissi veriyor. Ardından gelen “biraz da geç kaldım, uyukluyordum” dizesi ise bu yüksek söylemi bir anda tevazuya indiriyor. Bence şiirin en güçlü kırılması burada.

Şu dörtlüğü de çok başarılı buldum:

adsız’ım bilirim ben bu devranı
cem olup da kucaklarım evreni
ser de veririm bırakman kervanı
dulda diplerinde eyletmen beni

Burada “cem”, “devran”, “kervan” ve “ser vermek” aynı tasavvuf ikliminin kelimeleri. Birbirini tamamlıyorlar; yapay durmuyorlar.

En sevdiğim dize ise:

“bir canım var, bir dervişe katarım”

Bu dize çok sade ama çok katmanlı. “Can”ın paylaşılması, bireysel benlikten vazgeçme ve yoldaşlığa açılma hissi veriyor. Şiirin ruhunu tek başına taşıyabilecek güçte.

Küçük bir edebî gözlemimi de paylaşayım. Nakarat:

“dulda diplerinde eyletmen beni”

şiire güzel bir ahenk veriyor. Ancak başlıktaki ünlem (“DULDA DİPLERİNDE EYLETMEN BENİ!”) bence yerinde; metin içinde ise nakaratın ünlemsiz kalması daha dingin bir yakarış hissi oluşturuyor. Bu tercih şiirin tasavvufî havasına yakışmış.

Genel olarak bu şiiri, son dönemde yazdığınız eserler içinde daha içe dönük, daha olgun ve daha sükûnetli buldum. Haykırmıyor; usulca konuşuyor. Bazen en kalıcı şiirler de tam böyle olanlardır.

*
Bu şiir bende bir "yol yorgunu derviş" hissi bıraktı. Gürültülü değil; içine doğru akan, demlenmiş bir şiir.

Ben de sizden bir dizeyle ayrılayım:

> bir canım var, bir dervişe katarım...

Bence bu dize, şiirin kalbi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.