Raziye Özdemir Tüfekçi

Raziye Özdemir Tüfekçi

Yeşil Bir Vitrin Görmek Yeterli Değil

Kentlerde “yeşil alan” denildiğinde akla ilk gelen şey parklardır. Ancak bugün birçok park, doğanın kendisinden çok onun estetik bir taklidini sunuyor. Simetrik çim alanlar, budanmış süs bitkileri ve parkın sağına soluna serpiştirilmiş birkaç ağaç… İlk bakışta göze hoş gelen bu alanlar, ne yazık ki ekolojik açıdan çoğu zaman yetersiz, hatta zararlı olabiliyor.

Estetik kaygılarla tasarlanan parklar, doğayı bir dekor unsuruna indirgerken ekosistemin temel ihtiyaçlarını göz ardı ediyor. Oysa doğa simetrik değildir; karmaşıktır, çeşitlidir ve bu çeşitlilik sayesinde ayakta kalır. Tek tip çim alanlar, yoğun sulama ve sürekli biçme gerektirir. Bu da hem su kaynaklarının israfına yol açar hem de böcekler, kuşlar ve küçük canlılar için yaşanabilir alanlar yaratmaz. Sonuçta “yeşil” görünen ama içinde hayat barındırmayan alanlar ortaya çıkar.

Parklara rastgele dikilmiş birkaç ağacın ise şehirdeki hava kirliliğine anlamlı bir katkı sunduğunu söyleyemeyiz. Ağaçlar, tek başlarına mucize yaratmaz; asıl etkiyi orman benzeri, katmanlı ve sürekliliği olan yeşil alanlar sağlar. Çalılar, yer örtücüler, farklı yaş ve türde ağaçlar bir arada olduğunda hem hava kalitesi iyileşir hem de ısı adası etkisi azalır. Aksi halde, betonun ortasında yalnız bırakılmış ağaçlar, kentin ağır yükünü omuzlayamaz.

Doğayla uyumlu parklar, yalnızca insanlara değil, tüm canlılara alan açan parklardır. Kuşların yuva yapabileceği ağaçlar, tozlayıcı böceklerin beslenebileceği yerel bitkiler, küçük memelilerin saklanabileceği doğal köşeler… Bunlar “bakımsızlık” değil, aksine bilinçli bir ekolojik tasarımın göstergesidir. Parklar, sadece yürüyüş yapılan veya bankta oturulan yerler değil; kentin nefes alan, yaşayan ekosistemleri olmalıdır.

Artık parkları vitrin gibi tasarlamaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Doğayı kontrol etmeye çalışmak yerine onunla iş birliği yapmayı öğrenmeliyiz. Daha az beton, daha az süs; daha çok yerel bitki, daha çok biyolojik çeşitlilik… Gerçek yeşil alan, yalnızca güzel görünen değil, yaşayan ve yaşatan alandır. Kentlerimizin buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.