Muzaffer Ayhan Kara
İktidara iliştirilmiş mutlak butlancı başının oynadığı oyunun yeni perdeleri
CHP'nin yetkisiz mahkeme kararıyla mutlak butlan unsuruna, iktidara ilişenlere geçmesi ile birlikte genel merkez binasına bir sabah 07.00'de polis eşliğindeki vandalca görülmesinin ardından bir provokasyon da 9 Haziran'daki CHP Grup Toplantısı öncesinde sahneye konuldu! Çok şükür ki, mutlak butlancılar TBMM'den püskürtüldü. Seçilmişlerin sağduyusu olası kötülükleri önledi.
GRUP TOPLANTISI NASIL YAPILIR, MUTLAK BUTLANCI BAŞI NE YAPMAK İSTEDİ?
Oysa, toplantının nasıl yapılacağı Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup İçyönetmeliğinde (İY) yazmaktadır. Şöyle ki:
İç Yönetmelik'teki Olağan Toplantılar başlıklı 25'inci maddenin 3'üncü fıkrası aynen şöyledir:
“Grup Genel Kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar; Grup Başkanı, Grup Yönetim Kurulu ve Grup üyelerinden en az beşte biridir”.
İç Yönetmeliğin Toplantı ve Karar Yeter Sayısı başlıklı 30'uncu maddesinin birinci fıkrası ise; “Grup Genel Kurulu, üye tam sayısının en az üçte biri ile toplanır, katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Karar yeter sayısı ise üye tamsayısının en az dörtte biridir” şeklindedir.
CHP’nin138 milletvekili üzerinden meseleye bakıldığında Grup Genel Kurulu toplantısı çağrısı yapabilmek için en az 28 milletvekiline (1/5), toplantının açılabilmesi için ise en az 46 milletvekiline (1/3) gereksinim duyulmaktadır.
Mutlak butlan ekibinin kadük kalan toplantı çağrısı, bu hükümler ve onların doğurduğu sonuçlar üzerinden değerlendirilmelidir. Peki o halde iktidara ilişen zevat paralel CHP Grup toplantısı çağrısını neden yaptı? Yanıtı çok açık: İktidarın verdiği ev ödevini sıralı olarak yerine getirmek istiyor! Başka ne için olacak!
BU SEFER DE UYDURUK TEDBİRLİ DİSİPLİN YÖNELİMİ VE İLİŞTİRİLMİŞLERİN MURADI
Nitekim, hemen bir gün sonra toplanan iktidara ilişmiş mutlak butlan 'myk'sı geçerli CHP Tüzüğü hilafına CHP'nin iki Grup Başkan Vekili ile bazı MYK üyelerini ve milletvekillerini, dokuz ismi tedbirli olarak disipline sevk etti!
Oysa CHP Tüzüğü’nün 63/1. fıkrası, milletvekillerine yönelik uygulanacak disiplin sürecini hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde şöyle düzenlemektedir:
“Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır.”
Yani milletvekilleri hakkında disiplin süreci, ancak Parti Meclisi’nin istemiyle işletilebilir.
Mutlak butlan yönetiminin dayanak yapmaya çalıştığı 63/5. fıkrası ise bambaşka bir düzenlemedir. İvedilik gerektiren durumlarda MYK'nın il yönetim kurullarına ait tedbirli görevden uzaklaştırma ve sevk yetkisini kullanabileceğini ifade eder.
Peki açık tüzük hükmünü yok sayarak PM'nin yetkisini gasp etmeye çalışan bu yaklaşımın nedeni nedir? Neden olacak; PM'de seçilmişler muhtemelen birkaç oyla galebe çalabilirdi. Tedbirli olarak yetkisizlikle disipline sevk edilen dokuz isimden dördü PM üyesidir. İşte bit yeniği tam da burası; iktidara ilişenlerin 'myk'sının muradı, PM'de çoğunluğu ele geçirmek, bunun için de dört üyeyi diskalifiye etmek!
MUTLAK BUTLANCI BAŞI VE ŞÜREKASININ İÇİNE DÜŞTÜĞÜ HALLER!
Bugün (11 Haziran) mutlak butlancı atanmış 'genel başkan', CHP PM'yi topluyor. Bir tek kurultayı toplama 'engeli' var ama başka herşeye engeli yok! Aklı sıra PM'de çoğunluğu bularak meşruiyet elde etmeye çalışıyor! Onun niyetinin kötü olduğunu artık bilmeyen yok, oğlunun bile savunamadığı birisi... Adı Hacıbektaş'ta silindi! Yanındaki çakma 'myk' üyeleri de aileleri, aidiyet zeminlerince dışlanıyor! Nevaf Bilek için ailesi, akrabaları sosyal medyada aforoz açıklaması yayınladı. Yıldırım Kaya'yı kurucusu olduğu eğitim sendikası dışladı! Birdenbire tornistan yapıp iktidara ilişenlerin safına transfer olan, bu yüzden neredeyse linç yiyen fakülte arkadaşımız Necdet Saraç'ın yerinde olmayı herhalde kimse istemezdi! Yazık, çok yazık... Adını yazmayayım, mutlak butlan 'myk'sından birisi bizzat bana "şunların olduğunu bilseydim 'myk'ya girmezdim" dedi! Çıkabilir tabii isterse. Kısacası, bakalım suni denge arayışının bugünkü ayağında neler yaşanacak?
'BU İŞLER'İN KÜRESEL AYAĞI DA VAR
İktidar her ne kadar da bu işler CHP'nin iç işleri dese de bal gibi Kılıçdaroğlu-Erdoğan suni dengesini yeniden tesis etmek üzere, yani AK Parti'nin bir beş yıl daha alması üzerine senaryosu yazılıp mutlak butlan yönetimi ve Cumhur İttifakı'nın sahneye ortak koyduğu oyundur. Bu oyunun küresel ayağı da var tabii; bu da çok açık; ABD'ye tam hizalanan iktidar, tarihte ilk defa müstemleke valisi gibi davranan Tom Barrack'ın ağzından üfürülenlere karşın bu zatın "istenmeyen adam" edilmemesi, üstüne üstlük mutlak butlanın başının bu zatla örtüşen ifadeleri herşeyi ortaya koyuyor! Barrack-Erdoğan-Kılıçdaroğlu’nun ortaklaştığı zemini ayrıca kaleme alacağım.
MUTLAK BUTLANCILARIN BAŞI İKTİDARDAN TV İSTİYOR!
Bu yazı bağlamında medyaya da girmeden olmaz! Mutlak butlanın başı 9 Haziran'da grupta konuşamayınca başka yerde konuşup adını vermeden işaret etti ve muhalif televizyonlara çattı! Ne çatması, adeta ihbar etti, mealen kayyım istedi, Tele 1 gibi yapın demek istedi! Dahası var; Tele 1'i TMSF satışa çıkarmıştı. Mutlak butlan kararı sonrasında satış kararı iptal edildi. Neden? İçimden bir ses diyor ki, kanala ya TMSF'ce mutlak butlan unsurunun lehine yayın yaptırılacak, iktidarca kamu reklamları akıtılarak desteklenecek; ya da muayyen bir zamanda mutlak butlancılara peşkeş çekilip satılacak! Arzu edilen, Halk TV ve SZC TV'ye de kayyım atanıp seçilmiş CHP'nin yönetiminin, genel olarak muhalefetin de halktan koparılması! Fakat ne olursa olsun iktidar ve iliştirilmiş mutlak butlan unsuru gerçek CHP ile, seçilmişlerle seçmenin diyalogunu koparamaz. O bağ kopmazcasına güçlü. Çünkü, seçmen ihaneti gördü, işbirliğini gördü bütün çıplaklığıyla! O bağ sürer, dumanla sürer, yine sürer. İktidar ve iliştirilmiş "majestelerinin muhalefeti" heveslilerinin anlayamadığı da işte bu!
Şöyle bitireyim yazıyı; geride kalan pazar günü altı beldede yerel seçim vardı. Özel ve arkadaşları sahadaydı. CHP bir beldeyi kazandı, diğerlerinde ise iktidarın olanca taşıma seçmenine karşın oyunu olağanüstü artırdı. Peki mutlak butlan yönetimi neredeydi? Seçimde hiç yoktular, akıllı binadan dışarı çıkmadılar! Bu tabloyu da bütün namuslu seçmen, yurttaşlar gördü!
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.