Erol Çevikçe
ORHAN EYÜBOĞLU
Bülent Ecevit Genel Başkanlığa Genel Sekreteri Orhan Eyüboğlu ile başladı. 12 Eylül 1980 darbesine kadar da O. Eyüboğlu Genel Sekreterimizdi. 1961 seçimlerinde seçildiği İstanbul Milletvekilliği kesintisiz 5 dönem sürdü ve Kasım 1980’de genç yaşında kaybettik.
Rüzgarlı sokaktaki genel merkeze çağırıp bana Adana’dan 3. sıra milletvekili adayı olduğumu söylediği gün tanıştım. Siyasi yaşamımın en heyecanlı o gününden sonra ölene kadar O’nun kadar kibar, doğrucu, gerçek laik demokrat cumhuriyetçi ve sevecen üst düzey politikacı az tanıdım.
1950’lerde Kabataş Erkek Lisesinde iken O beyaz trençkotu ile trafikten sorumlu Emniyet Md. Yard. olarak Emirgan’a doğru geçerken görmek için arkadaşlarla kapıya çıkardık. Bizim için sanki yerli Sherlock Holmes’di.
Darbeye kadar iki dönem beraber milletvekilliği ve Kıbrıs Barış Harekatındaki kabinede O. Eyüboğlu Başbakan Yard. Ben Bayındırlık bakanı görevlerinde bulunduk. Az konuşur ama yerinde sözünü dinletirdi. İstanbul CHP Örgütüne tam anlamıyla hakimdi.
Benim açımdan ayrı bir özelliği -çocuğu olmadığı için beni hem sever hem de zor zamanlarımda partide savunurdu-. En sorunlu durumlarda ben ve başta D. Baykal bizlerle dertleşirdi.
1980 darbesi öncesi artık sokaklar bile bölünmüş, kontrolden çıkmıştı. Bir gün yine bizi çağırdı. “Evren Paşa (Genel Kurmay Başkanı dün beni davet etti ve ya bir çare bulursunuz -Meclisi kastediyor- ya da darbe için alttakileri tutamıyorum. Ben ve sizlerin bir kez daha Yassı Adaya gitmesini istemiyorum, ne yapacağız!” dedi.
Genel Başkanların bir araya gelip “boş olan Cumhurbaşkanını bile seçemediğimiz” o günlerin sorumluluğunu sanki yalnız Sevgili Genel Sekreterimiz Orhan Eyüboğlu duyar durumda idik.
Darbe oldu ve aylar geçmedi Genel Sekreterimiz basit bir operasyonda masada kaldı. Daha çok ararız ama nerde o gibi gerçek CHP’li siyaset Adamları.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.