Ergün Aydoğan
Mansur Yavaş'ın çıkışı; Operasyonlar...
Mansur Yavaş’ın çıkışı; Operasyonlar…
Mansur Yavaş ‘’Artık bu operasyonları seyredemeyiz. Trol gruplarında belediye başkanlarımıza ‘sıra sana geldi’ diye tehditvari konuşmalar yapılıyor. Genel Başkanımız İspanya’dan dönünce topluca bir karar almamız ve bu kararı tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor.’’
Çıkışı önemli bir çıkıştır. Bu çıkışla ne söylenmek isteniyor ne olabilire gelmeden önce içinde bulunulan tabloya kısaca bakalım…
En son Ataşehir Belediyesine operasyon düzenlendi, kural halini alan uygulamaya göre Başkan Onursal Adıgüzel ve beraberindekiler tutuklanacak; tutuklanmaması sürpriz olur. CHP yerel seçimlerde birinci parti olduktan sonra, 22 yıllık iktidarının sarsıldığını düşünen AKP iktidarı belediyelere düzenlediği sistematik operasyonlarla ‘’yolsuzluk algısı’’ üzerinden CHP’nin ülkeyi yönetemeyeceğine halkı inandırmaya çalışıyor.
2024 yerel seçimlerinden bu yana İstanbul, Antalya, Bursa, Adana, Adıyaman, Bolu ve Uşak Büyükşehir ve il belediyeleri. Esenyurt, Şişli, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Beyoğlu, Şile, Ceyhan, Seyhan, Manavgat, Kuşadası ve Ovacık belediyelerine çeşitli iddialarla düzenlenen operasyonlar sonucu birçok belediye başkanı halen tutuklu olarak yargılanmakta, birçoğu da iddianamenin çıkmasını beklemektedir.
Operasyon baskısıyla Aydın, Gaziantep-Şehitkamil, Antalya-Serik gibi çok sayıda belediyenin AKP’ye transfer olması da dikkate alındığında; iktidarın CHP’ye dönük hedef-planı daha net anlaşılmaktadır.
İktidar millettin kendisine vermediği yetkiyi araçsallaştırdığı yargı gücüyle kullanmak istiyor. CHP’li belediyeler sistematik operasyonların baskısı altında çalışamaz, üretemez, iş yapamaz hale getirilmesi; halkın mağdur olmasına yol açmaktadır. İktidar halkın yararını değil, iktidarını devamı için CHP’yi yıpratmayı düşünmekte.
CHP’li belediyelere yapılan bu sistematik operasyonların yolsuzlukları önlemeye yönelik olduğu kanaati oluşmamış, sadece CHP’ye yönelik olan bu operasyonların siyasi hesaplarla yapılıyor algısı her geçen gün pekişmektedir.
CHP’li belediyelere düzenlenen operasyonlar, şafak baskınları, gözaltılar, tutuklamalar hiçbiri AKP’li belediyeye yapılmıyor. AKP’li belediyelerle ilgili iddialar gündeme geldiğinde soruşturma izni verilmiyor, çok az da olsa verilenlerin üzeri hızlıca kapatılıyor. CHP’li belediyelerle ilgili sürekli yayın yapılırken AKP’li belediyeler ile ilgili haberlere yayın yasağı getiriliyor; kamuoyundan gizleniyor.
CHP’NİN DİRENİŞİ…
CHP kendisine yönelik operasyonlar karşısında çare ‘’Millet’’ diyor, milletle meydanlarda buluşuyor ama bu da operasyonların hızını kesmiyor. Çünkü iktidar devlet gücüyle muhalefetin hareket alanın belli alanlara hapsediyor, daraltıyor, kısıtlıyor. Muhalefetin ses getirecek, iktidarı sarsacak, hayatı durduracak eylemlerin önüne geçiyor. İktidar bir anlamda muhalefetin meydanlarda toplanmasını ‘’demokrasi işliyor, istendiği gibi muhalefet ediliyor’’ olarak kitlelere pazarlıyor. Yani CHP’nin itiraz biçimi meydanlarla sınırlı kalması iktidarı pekte rahatsız etmiyor; nasılsa ben yapacağımı yapmaya devam ediyorum diyor.
GELELİM MANSUR YAVAŞ’IN ÇIKIŞINA…
Tam da, bu noktada Mansur Yavaş’ın ‘’bıçak kemiğe dayandı’’ çıkışı çok önemli. Çünkü Mansur Yavaş kendisi hakkında sürekli soruşturma izni verilirken, kendisinden önceki Melih Gökçek dönemiyle ilgili ayyuka çıkan yolsuzluk iddiaları ve ihbar niteliğinde Yavaş tarafından suç duyurularının hiçbirine soruşturma izni verilmiyor. Ankara ve İstanbul ile ilgili 2019 sonrası milat olarak görülürken, Bursa’da 2019 öncesi suçlanıyor.
İktidar kuşatması, baskısı altına alınan Mansur Yavaş CHP’li belediyeler olarak sistematik operasyon tedirginliğiyle durmak yerine bir şeyler yapılmalı diyor!
NE YAPILMALIDAN ANLADIĞIM VEYA BEKLENTİM…
Millettin sesine kulak tıkanacak, milletten alınan yetki kullandırılmayacak, meydanlarda toplanmalar, ara seçim talepleri karşılık bulmayacaksa; Milletten büyük güç olmadığına göre, milletin hakemliğine başvuralım.
Mademki CHP’li belediyelerin görev yapması istenmiyor o halde; CHP’li belediye başkanları, CHP’li meclis üyelerinin tümü hep birlikte istifa etmeli.
Anayasanın emri olan boşalan üyeliklerle ilgili ara seçim yürütmenin baskısıyla yapılmıyor, yasama fonksiyonsuz hale getirilmek isteniyorsa; CHP’li milletvekilleri de istifa edebilir, meclisi boşaltabilir.
Bu görevden kaçmak falan değil, gücü eline geçiren devletleşen iktidar baskısı karşısında güce karşı koyma, direnmenin; milletin hakemliğine başvurmanın yoludur.
Mademki iktidar anayasayı, yasaları keyfi olarak istediği gibi yok sayarak, millet iradesini önemsizleştiriyor, millettin seçtiğini tanımıyor, çalıştırmıyor; bıçak kemiğe dayanmıştır.
Gelinen noktada Ekrem İmamoğlu’ndan sonra susturulmak istenen Mansur Yavaş’ın önerisi ciddiyetle değerlendirilmelidir.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.