Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

Değişimin önünde duramaz, geciktirebilirsiniz

                            

Aslında her şey 2023 Mayıs seçimlerinin kaybıyla başladı. Erdoğan iktidarı ve CHP muktedirlerini tedirgin eden Ekrem İmamoğlu’nun ‘’CHP değişirse, Türkiye değişir’’ çıkışıyla başlattığı değişim ilk yerel seçimlerde meyvesini verdi 47 yıl sonra CHP birinci. Yıkılmaz denilen AKP 22 yıl sonra ilk kez ikinci parti oldu.

Erdoğan iktidarı ilk kez iktidardan gitme endişesiyle karşı karşıya kalmaya başlayınca siyasi mühendislik çalışmalarını araçsallaşan yargı darbeleriyle birlikte psikolojik siyasi harp yöntemlerini devreye soktu. Değişim ekibinin elinden önce CHP’li belediyeleri sonra partiyi aldı. Halen onlarca belediye başkanı cezaevlerinde tutuklu. Her gün bir başka CHP’li belediyeye sistematik operasyonlar düzenleniyor. Yetmedi siyasi tarihte bir ilk olan mutlak butlan kararıyla 3 yıl sonra son seçimlerin birinci partisinin kurultayını kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP teslim edildi. Ne yasa ne tüzük hak getire…

CHP iktidara karşı kazanacak cumhurbaşkanı adayı belirledi Silivri cezaevine atıldı. Belediye başkanları birer birer cezaevine atılıyor veya cezaevi baskısıyla iktidar partisine transfer oluyor; iktidar tarafından haklarında sayısız iddia olanlar AKP’ye geçtiği anda iddialar buhar oluyor, suçlananlar pirüpak oluveriyor. İktidar muhalif belediyelere, milletvekillerine iki TT modeli uyguluyor. Tehdit; ya bize katılırsın, ya hapse atılırsın. Teklif; siyasi, maddi, çıkar her türlü teklif! Ve son olarak dört kez seçilmiş genel başkan Özgür Özel elinden partisi alındı, dokunulmazlığının kaldırılma tehditleri altında çareyi millette görerek, kısıtlı imkanlarla Anadolu yollarına düştü. Ne seçim otobüsü, ne parti bütçesi sadece inanmışlıkları var.

Özgür Özel bir gün Denizli, bir gün Diyarbakır, bir gün Gaziantep olmak üzere her gün başka bir ilde. Yüksek bütçeli, büyük organizasyonlar olmadan gittiği her yerde toplumun her kesiminin yoğun ilgisi, sevgisiyle karşılaşıyor. Toplumun ağır yaşam şartları altında ezildiği bir ortamda ne iktidarın ne de butlancıların sokağa çıkamadığı bir zamanda halktan böylesi bir ilgi görmek bir şeylerin olacağının habercisidir.

Bunu gören Özgür Özel ‘’Bir şeyler oluyor, görüyor musunuz? Şehirler, meydanlar, sokaklar… toprak gibi uyanıyor, nehir gibi yatağına sığmıyor. Güzel şeyler oluyor… Tarihin kırılma anındayız… Bize bir millet, bir de ayağımızın altındaki bu bank yeter!’’

Bir takım tıbbi müdahaleler, sentetik vitaminler, bitkisel takviyelerle yaşlanmanın önüne geçemediğiniz, ölümü durduramadığınız gibi zamanı gelen siyasal değişim ve dönüşümlerin önüne geçemez ancak geciktirebilirsiniz.

Hele ki zamanı gelmiş siyasi değişim ve dönüşümleri ne kadar çok siyasi mühendislikler yaparsanız yapın toplumdaki siyasal ve sosyolojik talepleri ortadan kaldıramazsınız. İktidar bugüne kadar farklı siyasi mühendisliklerle iktidarını sürdürüyor ve iktidardan gitmemek için yeni siyasal mühendislik planlarının yeni sürümlerini devreye sokuyor.

Ağır aksak işleyen demokrasi ‘’Demokrasi bizim için bir tramvaydır, bindiğimiz yere kadar gider, istediğimiz durağa gelince ineriz’’ diyenler arzuladıkları durağa geldiklerini düşünerek demokrasiyi tamamen askıya almışlar; seçimleri gereksiz görmeye başlamışlardır.

SEÇİLMİŞLİK DEĞİL, ATANMIŞLIK

Uzun süre atanmışlıktan şikayet edenler gücü ele geçirince sadece kendilerinin seçilmiş olmasını yeterli görerek bütün makamlar atanmışlarla dolduruluyor, temsili demokrasiden; atama demokrasiye! Yürütmenin başını seçmeniz yeterli o sizin adınıza ‘’yasama, yargı’’ başta olmak üzere tek başına belirliyor. Artık bu da yetmez oldu, yarışacağı siyasi rakibini, kiminle yarışmak istediğini belirlemek adına muhalefet partilerini dizayn etmenin ötesine geçilerek muhalefet parti genel başkanlarını yargı kararlarıyla atamaya karar verilir hale gelindi.

Atama devlet bürokrasisinden sonra atama siyaset, atamayla belirlenen ana muhalefet genel başkanlığı dönemi başladı.

Sahip olamadıkları muhalefet belediyelerini de farklı iddia ve gerekçelerle ya kayyım yoluyla ya da yolsuzluk iddialarıyla tasfiye edilerek ele geçiriyorlar. Yakında geçmişte çok şikayet ettikleri kaymakam ve valiler belediye başkanı olsun veya belediye başkanlarını da cumhurbaşkanı atasın diye bir yasal düzenleme istenirse şaşırtıcı olmaz!

Hayatın, siyasetin olağan akışına ne kadar direnirseniz direnin Türkiye yeni bir başlangıç, yeni doğum, dönüşüm aşamasının sancılarını yaşıyor, ya doğal, ya da doğal olmayan yollardan bu değişim kaçınılmaz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.