Lüks bir kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hantavirüsü salgını, dünya genelinde virüsün yeni bir pandemiye yol açacağı yönündeki endişeleri artırdı.
Salgının görüldüğü MV Hondius adlı gemide şu ana kadar üç kişi hayatını kaybetti. Gemide bulunan 147 yolcu ve mürettebat arasında başka şüpheli vakaların da bulunduğu bildirildi.
Hantavirüsü genellikle kemirgen dışkısı ve idrarıyla temas sonucu bulaşıyor. Ancak uzmanlar, bu vakada görülen Andes türünün nadir de olsa insandan insana bulaşabildiğine dikkat çekiyor.
ADADA KORKULU BEKLEYİŞ
MV Hondius gemisinin bu hafta sonu Kanarya Adaları’na ulaşacak olması, bölgede Covid-19 salgını dönemindeki karantina günlerine dönüş korkusu yarattı.
Yaklaşık 150 kişinin bulunduğu geminin cumartesi günü Tenerife limanına yanaşması bekleniyor. İspanya hükümeti, Dünya Sağlık Örgütü’nün talebi doğrultusunda gemiyi kabul etmeyi onayladı. Ancak yerel yönetim karara tepki gösterdi.
Kanarya Adaları, Avrupa’da Covid-19 karantinalarının ilk uygulandığı bölgelerden biri olmuştu. Şubat 2020’de Tenerife’deki bir otelde yüzlerce turist iki hafta boyunca karantinada tutulmuştu.
Peki bilim dünyasına göre bu virüsün Covid-19'deki gibi pandemiye yol açma olasılığı nedir?
BULAŞMA RİSKİ NE KADAR YÜKSEK?
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) baş epidemoloji uzmanı Maria Van Kerkhove, hantavirüsünün yeni Covid olacağı yönündeki iddiaları reddetti.
Johns Hopkins Saplım Fakültesi uzmanlarından Kari Debbink de, hantavirüsünde insandan insana bulaş ihtimalinin “çok şaşırtıcı ve son derece nadir” olduğunu söyledi.
Uzmanlara göre normal şartlarda kemirgen kaynaklı bir salgın, yolcuların gemiden indirilmesiyle kontrol altına alınabiliyor. Ancak insanlar arasında bulaş ihtimali, salgının kontrolünü daha zor hale getiriyor.
Bununla birlikte uzmanlar kamuoyunu paniğe kapılmamaya çağırıyor. Yetkililer, Andes hantavirüsünün yayılması için çok yakın ve uzun süreli temas gerektiğini, Covid-19 veya grip kadar kolay bulaşmadığını vurguluyor.
Bazı sağlık uzmanları ise olayın küresel sağlık sistemleri açısından bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor.
DSÖ’nün süreci yakından takip ettiği ifade edilirken, ABD’nin örgütten ayrılmış olmasının koordinasyon açısından sorun yaratabileceği yönünde endişeler var.