Milli Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sema Altuntaş, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin yargılama sürecini değerlendirdi. Altuntaş, “FETÖ, cemaat yapılanmasının altyapısını görüyoruz ama bu şahısların, nereden güç aldığının ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Bu dosya, Türk siyasetine etki edecek bir dosyadır. Sorumlular bulunmadığı taktirde Türk siyasetinde birçok kirli oyun ve bu tarz girişimler olacaktır” dedi.
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin “helikopter kazası” sonucu ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya “FETÖ’nün talimatıyla müdahale ettikleri” ileri sürülen 19 kişi hakkında Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen yargılama 23 Mayıs’ta devam edecek.
Milli Yol Partisi Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sema Altuntaş, yargılama sürecini ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Altuntaş, son duruşmada üç tanığın dinlendiğini ve tanık A.Ö.’nün ifadesinin dikkat çekici olduğunu belirtti. Altuntaş, “Tanık daha önce FETÖ/PDY terör örgütü mensubu şahıslarla yaptığı görüşmelerde, ilgili dava dosyasında daha önce verilmiş takipsizlik kararını kastederek, ‘Tereyağından kıl çeker gibi hallettik’ ifadesinin kullanıldığını beyan etti” dedi.
“ARAŞTIRILMASI GEREKEN İDDİA”
Altuntaş, yine dinlenen tanıklardan birinin; FETÖ üyeleriyle yaptığı görüşmeyi aktardığını söyledi. Altuntaş, şöyle konuştu:
“FETÖ mensuplarıyla yapmış olduğu görüşmelerde maket uçak ve helikopterler gördüğü esnada, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterine benzen helikopterler olduğunu, bu helikopterlerin yapmış olduğu türbülans neticesinde kazanın meydana gelmiş olduğunu duruşmada beyan etti. Kazanın meydana gelmesine sebep olacak şekilde türbülans oluşturulduğu iddiasından bahsediyor. Bu iddianın da gerçekten araştırılması gereken iddialar olduğunu düşünüyoruz.”
Altuntaş, kendilerinin suikast iddiasına ilişkin hiçbir failin halen yargılanmadığını aktararak, “Bu dosyanın sonucuna göre asıl durum netleşecek. Bu beyanlar doğrultusunda dosyanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada sadece ihmalden veya helikopterin parçalarının hırsızlık gibi bir adi suçtan çalınmasından bahsetmiyoruz. Devleti ilgilendiren ve şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’na kasteden bir olay olduğu açıkça ortada. Bu durumun ortaya çıkmasını istiyoruz” diye taleplerini açıkladı.
“YARGILAMA UZATILMAK İSTENİYOR”
Aradan geçen zamana rağmen Yazıcıoğlu’nun ölümünün neden aydınlatılamadığına ilişkin de değerlendirmede bulunan Altuntaş, dosyanın sanıklar tarafından manipüle edilmeye çalışıldığını aktararak, “Savunma hakkı kutsaldır ama usulen de defaten de aynı soruların yönetildiğini, arzu edilen cevabın alınması için usul kurallarına riayet etmeksizin, yargılamayı uzatmaya matuf davranışlar gösterildiğini, bir kısım sanıklar ve müvekkillerince gördük” dedi.
Altuntaş, olayda FETÖ üyelerinin dahili olduğu ve bu yapılanmanın meselenin tam merkezinde olduğunu belirterek, “Bu şahısların rahat hareket etmesini sağlayan başkaca güç odakları varsa, bu kişilerin yandaşları varsa ortaya çıkarılmasını istiyoruz” diye taleplerini açıkladı.
Altuntaş, Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin açılan dosyada yargılanan iki sanığın aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik 15 Temmuz’da Marmaris’te yapılmak istenen suikasttan da yargılandığını anımsatarak, “Bu sanıkların bu derece ilişkiler kurabilmesi, bu cesarette bulunması, duruşma esnasındaki rahatlıklarından da biz işin farklı yerlere dayanabileceğini düşünüyoruz… Elbette FETÖ, cemaat yapılanmasının altyapısını görüyoruz ama bu şahısların da nereden ve ne şekilde güç aldığının ortaya çıkarılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Altuntaş, iktidarın dosyayıçözme sorumluluğu olduğunu belirterek, “Bu dosya Türk siyasetine etki edecek dosyadır. Sorumlular bulunmadığı taktirde Türk siyasetinde birçok kirli oyun ve bu tarz girişimler olacaktır” dedi.
Altuntaş, daha önce Büyük Birlik Partisi’nde görev yapmış isimlerle Milli Yol Partisi’ni kurduklarını ve Yazıcıoğlu’nun emanetini “birçok alanda daha doğru” devam ettirmeyi düşündükleri için ayrıldıklarını anlatarak, şunları söyledi:
“Bu manada Büyük Birlikle yollarımız ayrıldı ve fikirlerimiz farklılaştı. Öncelikle Muhsin Yazıcıoğlu, bir yanlış gördüğünde ya da hatalı bir tutum gördüğünde, siyaseten devlet aleyhinde gördüğünde, mutlaka itiraz eder ve muhalefet eder, karşısında dururdu. Ancak muhalefet ile iktidar düzelecektir. Türkiye’de işler yoluna oturacaktır. Bunu yapmadığımız sürece değişimin gerçekleşmeyeceğini düşünüyoruz. Büyük Birlik Partisi’nde biz bunun doğru şekilde yapılmadığını, yeterince muhalif ve Türkiye’de yapılan yanlışların doğru şekilde dile getirilmediğini düşündüğümüz için ayrıldık.”