12 Eylül 1980 darbesinin 41. yılı! İşte siyasilerin mesajları...

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 41. yılında siyasiler açıklamalarda bulundu.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümünde mesaj paylaştı.

Millet düşmanlarının birçok kez demokrasiye saldırdığını belirten Çelik "Her darbe, millet düşmanlığıdır. Darbeler ve vatanseverlik bir arada olamaz" dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 41'inci yıl dönümünde sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Çelik, "12 Eylül darbesinden 15 Temmuz darbe girişimine kadar millet düşmanları bir çok kez saldırdı demokrasimize" dedi.

Çelik, kendi milletine silah çekenlerin ülkesine düşmanlık ettiğini belirterek "Darbeler ve vesayet girişimleri için gerekçe uyduranlar, silahlı darbeye girişenlerden daha büyük düşmanlık etmişlerdir ülkemize. Sahte bir vatanseverlik anlayışını demokrasinin önüne geçirmeye çalışmışlardır. Hukuk dışı vatanseverlik olmaz. En son 15 Temmuz darbe girişimine karşı gösterilen millet direnişi ve o gece Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı ve dirayetli tutum ülkemizi ve demokrasimizi düşman işgaline karşı korumuştur. 27 Mayıs darbesinden beri süren bu düşmanlıkla mücadelemiz sürecektir" diye konuştu.

Süleyman Soylu: Bir daha asla başaramayacaklar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "12 Eylül'deki gibi her darbe, memleketimizi 'müstemleke memleketi' yapmak isteyenlerin kurgusudur. Hedefleri, bağımsız ve özgür Türkiye'dir. Bir daha asla başaramayacaklar" dedi.

Bakan Soylu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 41'inci yıl dönümü nedeniyle Twitter hesabından açıklama yaptı. Soylu, açıklamasında, "12 Eylül'deki gibi her darbe, memleketimizi 'müstemleke memleketi' yapmak isteyenlerin kurgusudur. Hedefleri, bağımsız ve özgür Türkiye'dir. Hedefleri, milletin birliğidir. Vesayetin araçları, maskeli iş birlikçileriyle istikrarsızlık ve devleti işlevsiz hale getirmektir. Bir daha asla başaramayacaklar" ifadelerine yer verdi.

Fuat Oktay: Milletin üzerinde bir güç tanımadık

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 12 Eylül'de yaşanılanları utançla hatırladıklarını belirterek, "Milletin üzerinde bir güç tanımadık, tanımayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay,  12 Eylül 1980 askeri darbesinin 41'inci yılı nedeniyle sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Oktay, "Demokrasimizi yıllarca sekteye uğratıp aziz milletimizin iradesini hiçe sayanları, 27 Mayıs'ın arkasındaki güçleri, 12 Eylül’ün hazırlayıcılarını, 28 Şubat ve 15 Temmuz’un destekçilerini millet olarak hiç unutmadık, unutmayacağız. Üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül’de yaşanılanları utançla hatırlıyoruz ve bugün kararlılıkla bir kez daha söylüyoruz; milletin üzerinde bir güç tanımadık, tanımayacağız" dedi.

Mustafa Şentop: Darbecilerinin astığı devlet adamlarımızın iade-i itibarını temin ettik

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, 12 Eylül Darbesi'nin 41'inci yıl dönümünde yayımladığı mesajında "Aradan geçen zaman içinde 12 Eylül darbecilerini yargıladık, 28 Şubat darbecilerini yargıladık, 15 Temmuz hainlerini yargıladık ve 1960 darbecilerinin astığı siyaset ve devlet adamlarımızın iade-i itibarını temin ettik" dedi.

TBMM Başkanı Şentop, saat 04.00'te yayımladığı mesajında darbe sonrası Meclis'in fesh edilişine dikkat çekerek "Tarih geriye sarılamaz ama bugünün masasına koyularak incelenip tartışılabilir. Bundan 41 yıl önce 12 Eylül 1980 gece saat 04.00'da radyodan okunarak ilan edilen askerî darbe bildirisi ve akabinde yaşanan gelişmeler, sonuçları itibarıyla ülkemizin toplumsal, siyasal ve demokratik tarihinde trajik bir dönemi işaretlemektedir. Yüce Meclisimizin feshedilip Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığı, siyasî partilerin kapatılıp yasama yetkisinin 'Millî Güvenlik Konseyi'ne devredildiği, 1961 Anayasasının yürürlükten kaldırılarak toplum ve siyaset için yeni yol haritalarının darbe karargâhında dizayn edildiği bir döneme 41 yıl sonrasından bakarken, o siyah-beyaz yılların kaotik atmosferini bugün de ibretle hatırlıyoruz" ifadelerini kaydetti.

Şentop, sıkıntıları aşmanın yolunun askeri darbe olmadığını belirterek "Özellikle yetmişli yıllardan itibaren sağ/sol görünümlü anarşi ve terör ortamının puslu havasında işlenen sayısız cinayetin gazete manşetlerini işgâl etmesi, kahvehanelerin rastgele taranarak her gün yeni ölüm haberlerinin topluma pompalanması, mahallelerin ideolojik çizgilerle birbirinden ayrılması, annelerin pencerede endişeyle çocuklarının eve sağ gelmesini beklemesi, öğretmen ve polis gibi temel kamu görevlilerinin bile karşıt görüşlü dernekler etrafında örgütlenmesi, aynı silahın öğleden önce sol, öğleden sonra sağ görüşlü gençlere karanlık ellerce verilip kaos cephesine sürülmesi, Maraş ve Çorum olayları gibi yüksek ateşli provokatif projelerle toplum hayatının cehenneme dönüştürülmek istendiği yıllara; siyaset alanındaki tıkanmalar, yüzde 100'leri aşan enflasyon ve başka ekonomik bunalımlar da eklendiğinde 41 yıl önceki Türkiye görüntüsü biraz olsun anlaşılabilir. Fakat bütün bu sıkıntıları aşmanın yolu askerî darbe ve sıkıyönetim değildir ve hiç bir zaman, asla olamaz. Askerî darbe yapılınca bıçak gibi kesilen ideolojik cinayetler ve diğer toplumsal sorunlar, darbe yapılmadan çözülemez miydi?" diye sordu.

'DARBENİN TRAVMATİK SONUÇLARI BUGÜN BİLE TELAFİ EDİLEBİLMİŞ DEĞİL'

Şentop, yaptığı açıklamanın devamında ise şunları dile getirdi:

"Darbeden sonra kurulan askerî mahkemelerde yargılanan yüzbinlerce insanımız, hapishanelerde işkencelerle öldürülen yüzlerce vatandaşımız, idam edilen onlarca kişi ve fişlenen milyonlarca hayat...

Darbenin travmatik sonuçları bugün bile telafi edilebilmiş değil. 12 Eylül Darbesinin ve onun ardılları olan 28 Şubat ve diğer darbe girişimlerinin ülkemize, demokrasimize ve insanımıza verdikleri sosyo-ekonomik hasarlar ve belki daha önemlisi demokratik ve siyasal tarihimize verdikleri zarar ölçülemez. Evet, aradan geçen zaman içinde 12 Eylül darbecilerini yargıladık, 28 Şubat darbecilerini yargıladık, 15 Temmuz hainlerini yargıladık ve 1960 darbecilerinin astığı siyaset ve devlet adamlarımızın iade-i itibarını temin ettik. Mevcut güçlü siyasal yapımız içinde vesayeti bütünüyle yok ederek Aziz Milletimizi ve demokrasimizi kara lekeler tarihinden kurtarılmış bir yapıyla buluşturduk.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bazı dış odakların 'bizim çocuklar' dediği yapıların aklına esince darbe yaptığı bir ülke değildir ve artık asla olmayacaktır. Halkın oylarıyla kabul edilen yeni yönetim sistemimiz, meşruiyetini bütünüyle Milletimizin özgür iradesinden alan bir yapıya kavuşmuştur. İçlerinde dikta hevesini besleyen ve bunu ancak askerî darbe, cunta gibi yollarla gerçekleştirebileceğini düşünen bedhahlara bu yolun artık bütünüyle kapandığını, bunun imâsına dahi yeltenmenin büyük bir yanlış ve suç olacağını güçlü biçimde ifade etmek isterim. Umuyorum ki yakın gelecekte yapılacak olan yeni Anayasamız, darbe dünyasıyla ilgili her türlü hevesin kökünü kazıyan bir içeriğin de teminatı olacak.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün siyasal alana musallat olmak, millet iradesini sıfırlamak isteyen her türlü darbe, terör, ekonomik kumpas ve başka gayrimeşru siyaset parazitlerini yok edecek güçtedir. Devletimiz bu güce Aziz Milletimizin siyasî olgunluğu ve desteği içinde gerçekleşen siyasî ve idarî reformlar sonucu gelmiştir. Takdir edersiniz ki bu mücadele kolay olmamıştır. Arkasında bütün bir ülkenin kararlı, mücadeleci ve fedakâr tutumu vardır. Siyasî meşruiyet sınırları içinde sessiz ve onurlu biçimde gerçekleşen bu değerli demokratik formu koruma ve kollama görevi sadece ve sadece siyasetin sorumluluk alanındadır.

Bugün 12 Eylül 2021, saat 04.00.

Aziz Milletimize iyilik, esenlik ve umut dolu bir gün ve gelecek diliyorum."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

2025 Paweł Adamowıcz Ödülü Ekrem İmamoğlu’na Verildi
CHP'li Murat Emir: "Yarın emekli zammına bin liralık artışla gelirseniz komisyon salonunu dar ederiz"
İmamoğlu’ndan AKP’nin afişlerine yanıt: Tarih ve saat verdi, yurttaşlara çağrı yaptı!
CHP'li Bağcıoğlu, milli güvenliği zayıflatan yapısal sorunu açıkladı: 'Yalnızca idari bir eksiklik değil...'
AKP’nin önerisi kabul edildi: TBMM, o kanun teklifini tamamlamak için gerekirse cuma günü de çalışacak