Prof. Dr. İhsan Doğramacı Konferans Salonu, o gün hem şıklığın hem de heyecanın adresiydi. Işıklar yanıyor, müzik yükseliyor ve genç tasarımcılar, üçer özel parça ile podyumu büyülü bir alana dönüştürüyordu. Kumaşın dili vardı o gün ; her bir tasarım bir öykü anlatıyor, her adımda bir hayal hayat buluyordu.
Defilenin açılış konuşmasını, bölüm başkanı Prof. Dr. Mustafa Fikret Ateş yaptı. Sözleri hem gururlu hem de duygusaldı… Ardından Fakülte Dekanı Prof. Dr. Hakan Turgut öğrencileri tebrik etti; “Her biri birer stil mimarı,” dercesine… Öğrencileri tek tek kutladı; “İlham verici bir iş başardınız,” dedi.
VE DEFİLENİN EN ANLAMLI ANLARINDAN BİRİ…
Kurucu Rektör Prof. Dr. Mehmet Haberal, kürsüdeydi. Gözleri parlayan mezunlara dönerek, “Görevimiz, ay yıldızlı Türk Bayrağını en tepede dalgalandırmak!” dedi ve ekledi: “Çok çalışacağız…” O an salonda duygu zirveye çıktı.
VE BEKLENEN AN GELDİ…
Podyum ışıkları bir kez daha yanıyor… Genç tasarımcılar, üçer tasarım ile sahnedeydi. Kimisi klasik çizgileri modern dokunuşlarla yeniden yorumlamış, kimisi asi ve avangart tarzı ile izleyiciyi şaşırtmıştı. Seyirciler nefeslerini tutarak izledi. Defile sonunda sahne doldu: Mezunlar, mankenler, akademisyenler, veliler… O an bir değil, yüzlerce gururun fotoğrafı çekildi.
Prof. Dr. Haberal, yalnızca podyumda değil, sanat galerisinde de gençlerin yanında oldu. Yılsonu Öğrenci İşleri Sergisi’ni ve Tıp Fakültesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projelerini gezdi. Bilgi aldı, öneriler sundu, tebrik etti…
Ve Başkent Üniversitesi’nin bir farkı daha altını çizdi: Eğitim, sadece diploma değil; bir duruş meselesidir gün Başkent’te moda sadece kıyafetlerle değil; bilgiyle, vizyonla ve umutla estirildi