Savaş biterse petrol ve enflasyon düşer mi? İşte uzmanların Türkiye senaryoları
Batı Asya'daki savaşı bitirecek ABD-İran ön anlaşması küresel piyasalara nefes aldırırken, uzmanlar petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'nin belini büken enerji faturasını ve enflasyon baskısını hafifletebileceğini öngördü.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ve kısa sürede Batı Asya geneline yayılan savaşın ardından küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, Türkiye ekonomisini de etkiledi. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyon üzerinde baskı yaratırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirim sürecine ara vermek zorunda kaldı.
ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik ön anlaşmanın duyurulmasının ardından ise piyasalarda iyimserlik öne çıktı. Uzmanlar, anlaşmanın kalıcı olması halinde Türkiye ekonomisinde petrol fiyatlarından enflasyona, faizlerden turizme kadar birçok alanda olumlu etkiler görülebileceğini değerlendiriyor.
PETROL FİYATLARINDAKİ GERİLEME TÜRKİYE'YE NE SAĞLAR?
Savaş öncesinde varil başına yaklaşık 60 dolar seviyesinde bulunan petrol fiyatları, çatışmaların ardından 110 doların üzerine çıkarak küresel enflasyon baskısını artırmıştı.
İsviçre merkezli finans şirketi Swissquote'un kıdemli analisti İpek Özkardeşkaya, barışın kalıcı olması halinde petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda 60-70 dolar bandına, yıl sonuna doğru ise 50 dolar seviyesine kadar gerileyebileceğini belirtti.
Hayri Kozanoğlu ise petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'nin enerji ithalat faturasını azaltabileceğine dikkat çekti. Kozanoğlu, petrol ithalatının savaş nedeniyle 100 milyar dolara yaklaşma riskinin ortaya çıktığını, ancak fiyatlardaki geri çekilmeyle bu rakamın 73-78 milyar dolar seviyelerinde kalabileceğini ifade etti.
ENFLASYON VE DÖVİZ KURU ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki gerileme, hem küresel hem de Türkiye ekonomisinde enflasyon baskısının azalmasına katkı sağlayabilir.
Özkardeşkaya, savaş döneminde Türk Lirası üzerindeki baskının artması nedeniyle Merkez Bankası'nın döviz ve altın rezervlerinden satış yaptığını belirterek, barış ortamının rezervlerin yeniden güçlendirilmesine imkân sağlayabileceğini söyledi.
Merkez bankalarının savaş sürecinde gerçekleştirdiği altın satışları küresel altın fiyatlarında gerilemeye neden olurken, önümüzdeki dönemde yeniden alım yönünde hareket etmeleri altın fiyatlarını destekleyebilir.
Erhan Aslanoğlu, savaşın sona ermesiyle birlikte likidite ihtiyacının azalabileceğini ve altın, gümüş, borsalar ile kripto varlıklar gibi yatırım araçlarında pozitif bir görünüm oluşabileceğini değerlendirdi.
FAİZLERDE DÜŞÜŞ İÇİN YENİ ALAN OLUŞABİLİR
Ekonomistler, enerji fiyatlarının gerilemesinin küresel enflasyon baskısını hafifletmesi halinde dünya genelinde faiz oranlarının aşağı yönlü hareket edebileceğini ifade ediyor.
Kozanoğlu, bu durumun Türkiye'nin dış borç finansmanını kolaylaştırabileceğini ve borçlanma maliyetlerini azaltabileceğini belirtti.
Savaşın ardından TCMB, Temmuz 2025'te başladığı faiz indirim döngüsüne ara vererek politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Bankanın piyasayı yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden fonlaması ise piyasalarda örtülü sıkılaşma olarak değerlendirilmişti.
Buna karşın bazı ekonomistler enflasyonda hızlı bir düşüş beklemiyor. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2026 yılı enflasyonunun yüzde 35'in altına indirilmesinin zor olabileceğini belirtti.
BORSA İSTANBUL'DA YÜKSELİŞ DİKKAT ÇEKTİ
Anlaşma haberinin ardından Borsa İstanbul'da alımlar hızlandı. BIST 100 endeksi ilk işlem gününde yaklaşık yüzde 4 değer kazanarak 14.500 puana yaklaştı.
Nuri Sevgen, bu seviyelerin aşılmasının piyasalardaki olumlu havayı desteklediğini belirtirken, yabancı yatırımcı payındaki gerilemeye dikkat çekti. Sevgen, mülkiyet hakları ve hukuki düzenlemelere ilişkin belirsizliklerin uzun vadeli sermaye girişlerini sınırladığını savundu.
TURİZM VE TİCARETTE TOPARLANMA BEKLENTİSİ
Çatışmaların sona ermesinin Türkiye'nin turizm gelirlerine de olumlu yansıyabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) verilerine göre Nisan ayında Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4 azalmıştı.
Uzmanlar, İran ve diğer Batı Asya ülkelerinden Türkiye'ye yönelik turist hareketliliğinin yeniden artabileceğini, ayrıca güvenlik kaygıları nedeniyle Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerinden uzak duran turistlerin geri dönmesinin mümkün olabileceğini ifade ediyor.
Özkardeşkaya, kalıcı barışın turizm sektöründeki endişeleri azaltabileceğini ve İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması halinde Türkiye'nin enerji tedarikinde yeni fırsatlar doğabileceğini söyledi.
Kozanoğlu ise enerji fiyatlarındaki düşüşün Avrupa ekonomisine de olumlu yansıyacağını, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği'ndeki canlanmanın ihracata destek verebileceğini belirtti.
BELİRSİZLİKLER TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞ DEĞİL
Uzmanlar, anlaşmanın piyasalara kısa vadeli rahatlama sağladığını ancak küresel risklerin tamamen sona ermediğini vurguluyor.
Aslanoğlu, savaş öncesinde de küresel belirsizlik göstergelerinin yüksek seviyelerde bulunduğunu hatırlatarak, ticaret savaşları ve gümrük tarifeleri gibi risklerin önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalanma yaratmaya devam edebileceğini ifade etti.
Ekonomistler, mevcut görünümün olumlu olmakla birlikte, barış sürecinin kalıcılığı ve küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye ekonomisinin seyri açısından belirleyici olmaya devam edeceği görüşünde birleşiyor.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.