Ertuğrul Özkök: Son ankette öyle bir rakam vardı ki, dün KK’yı Meclis’te de hezimete uğrattı

Ertuğrul Özkök: Son ankette öyle bir rakam vardı ki, dün KK’yı Meclis’te de hezimete uğrattı

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Son ankette öyle bir rakam vardı ki, dün KK’yı Meclis’te de hezimete uğrattı" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bence 15 Temmuz gecesinden beri en önemli günlerinden birini bugün yaşayacak.
Evet, o kadar iddialıyım.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel bugün partisinin seçilmiş milletvekillerini grup toplantısına çağırdı.
Ancak sabah saatlerinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un hazırladığı resmî gündemde bu grup toplantısına yer verilmemişti.
Ben de öğleye doğru oturup, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a yönelik bir yazı yazdım.
“Sayın Başkan siz ne yaptınız böyle” demiştim.

MİLLETİN SEÇTİĞİNİ, MİLLETİN
TEMSİLCİSİ KABUL ETMİYOR

Yani TBMM Başkanı, Meclisin ikinci büyük partisinin seçilmiş milletvekillerinin yapacağı toplantıyı “resmî toplantı” kabul etmiyor.
Bu haberi okuduğum saatlerde önüme en güvendiğim iki üç araştırma şirketinden biri olan Panaroma’nın Mayıs ayı anketi geldi.
Orada öyle bir rakam var ki…
İşte o rakamı bugün seçilmiş milletvekillerinin yapacağı toplantıyı “resmî” kabul etmeyen Sayın Numan Kurtulmuş’un bilgisine sunuyorum demiştim.

TBMM BAŞKANININ “RESMΔ KABUL ETTİĞİ
ŞAHSI MİLLETİN KENDİSİ NASIL GÖRÜYOR

Başında bulunduğu kurumun adı Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Yani milletin temsilcilerinin bulunduğu yer.
Bu durumda milletin temsilcisi, milletin seçtiğini değil, seçmediğini “resmî” kabul ediyor.
Peki onun “resmî” kabul ettiği o şahsı milletin kendisi nasıl görüyor?
İşte onun rakamını birazdan vereceğim.
Bunu ayrıca bugün o şahsa anormal destek veren iktidar medyasındaki arkadaşlarımızın da iyi okumalarını dilerim.

GAZİ MECLİSİN “O GECEKİ” BAŞKANI
BAYRAM GÜNÜ İFTİRASINA CEVAP VERİYOR

Ama önce “Gazi Meclis’in” bugünkü başkanına, “O Meclis’in ‘Gazi’ olduğu gece” başkanı olan eski başkanından gelen bir mesajı iletmek istiyorum.
CHP’nin başına bir mahkemenin kararı ile oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu bayramda, iktidar medyalarının dakikalarca canlı yayınladığı ve elindeki kâğıttan okuduğu metinde, kendisini kurultayda 276 oy farkla yenen bütün arkadaşlarını FETÖ’cü diye ihbar etti ya…
Bence hayatının en büyük yanlışını yaptı.
Çünkü bütün gözleri o geceye, yani 15 Temmuz gecesine çevirtti.
Gelin öyleyse hep birlikte hatırlayalım o meşum geceyi.

KILIÇDAROĞLU’NUN ORTADAN
KAYBOLDUĞU GECE TBMM

Neredeydi o gece, yani 15 Temmuz darbe gecesinde, CHP’nin o günkü genel başkanı zat?
Bir ara İstanbul’da Ankara uçağından inerken görüldü.
Sonra işin darbe olduğu anlaşılınca nedense birden ortadan kayboldu…
Ya CHP’nin son kurultayında ona 276 oy fark atarak seçilmiş genel başkanı Özgür Özel aynı saatlerde neredeydi?
FETÖ’cü subayların F-16’larla bombaladığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne koşuyordu.
Üzerinde yine bir gömlek vardı.
Tıpkı Kılıçdaroğlu’nun partisinde yaptığı darbeden sonra, yine üzerinde bir gömlekle yağmur altında yine Meclis’e yürüdüğü gibi…
Bazen semboller bize gerçeği somut şeylerden daha güzel anlatıyor.

0x0-1722314318685dfd.jpg

DÜN SABAH İTİBARİYLE PAYLAŞILMAYA
BAŞLANAN BİR İBRET VİDEOSU

Şimdi herkes o geceye ait bir videoyu paylaşıyor.
O gün TBMM Başkanı olan AKP milletvekili İsmail Kahraman, o geceden 8 yıl sonra, 2023’te yapılan 15 Temmuz’u anma programı sırasında herkesi şaşırtan bir şey yapıyor ve Özgür Özel’e şöyle sesleniyor:
“Silah arkadaşım, gel buraya…”
Özgür Özel geliyor ve birbirlerine sarılıyorlar.
Kahraman, “O gece Türkiye büyük bir badire atlattı. Memleket işgal altındaydı” diye devam ediyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:
“15 Temmuz gecesi Meclis’teydik. Özgür Bey de gelmişti. Kürsüye çıkıp konuşma yapacaktı ama ceketi yoktu. Ahmet Gündoğdu Bey kendi ceketini verdi. Özgür Bey de ceketi giyince, ‘Kadere bak, Millî Görüş ceketini giymek de varmış’ dedi. Güzel bir konuşma yaptı. O gece hep birlikte Meclis’i savunduk.”

KEMAL BEY KAYIPKEN BİZ HEP
BİRLİKTE MECLİSİ SAVUNDUK

Bu cümleye dikkat:
“O gece hep birlikte Meclis’i savunduk.”
Evet, o gece F-16’lar milletin temsilcilerinin kalbini bombalarken o çatının altında 80 AKP’li, 16 CHP’li, 10 MHP’li milletvekili vardı.
O gece o 106 milletvekili Yüce Meclis’i “Gazi Meclis” yapan kahramanlardı.
Ve o çatının altında direnişe ilk koşanlardan biri CHP’nin bugünkü seçilmiş genel başkanıydı…
Yani bugün TBMM Başkanının resmî program dışına attığı siyasetçi…
O gece Özgür Özel “Kaderde Millî Görüş gömleği giymek de varmış” diye şaka yapıyordu.
O direnirken, partisinin genel başkanı ortada yoktu ve şimdi çıkmış, kaybettiği kurultayda seçilen bu insanları “FETÖ’cülükle” suçluyor.
Evet, Meclis’in gazi olduğu gece başkanı olan Kahraman’dan, bugünkü başkana böyle dolaylı bir mesaj var.

0x0-tbmmde-15-temmuz-toreni-ismail-kahram.jpg

MAYIS AYI ANKETİNİN
EN İLGİNÇ SORUSU

İşte tam bunlara bakarken Panaroma’nın Mayıs ayı anketi önüme geldi.
Sadece abonelerine gönderildiği için ayrıntıları veremiyorum.
Ama birkaç genel rakamı paylaşmadan edemeyeceğim.
Bu ayki anketin en ilginç sorularından biri şu:
“Sizce muhalefetin adayı kim olmalıdır?”
Soru ankete katılan herkese sorulmuş.
Yani buna Cumhur İttifakı’na oy verenler de dâhil.
İki; soru açık uçlu sorulmuş.
Yani insanların aklına gelen adayı söylemeleri istenmiş.

“ADAY KILIÇDAROĞLU OLMALI”
DİYENLERİN HEPSİ ŞU: YÜZDE 1.9

Şimdi dikkat.
CHP’den 4 kişinin adını vermiş ankete katılanlar.
Bunlardan üçü Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel.
Üçü de Kılıçdaroğlu’nun hedefi olan insanlar.
Ankete katılanların yüzde 41’i bu üç adayın adını vermiş.
Peki “Kılıçdaroğlu olmalıdır” diyenlerin oranı?
Yüzde 1.9…
Evet, “Milletin Temsilcilerinin” bulunduğu TBMM Başkanının “resmen” genel başkan diye tanıdığı Kılıçdaroğlu’na milletin asıl sahiplerinin verdiği oy bu.
Yüzde 1.9…
Ve bu şahıs kendi oluşturduğu kurulları bile toplayamıyor, kaybederim korkusu yüzünden.

İKTİDAR MEDYASINA SESLENMEK
İSTİYORUM: DOĞRU YAPMIYORSUNUZ

Bu yazdıklarımı TBMM Başkanının da okumasını işte bu nedenle istiyorum.
Aynı zamanda bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na dakikalarca canlı yayınla destek veren, onun partili arkadaşlarına attığı hayasız iftiraları dakikalarca yayınlayan iktidar medyasını yöneten arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum.
Doğru yapmıyorsunuz, yanlış yerde duruyorsunuz, yanlış insanı destekliyorsunuz.
Ama en önemlisi şu.
Ona verdiğiniz desteğin millette hiçbir karşılığı yok ve sonuç alamazsınız.

BUNCA YARGI DARBESİ, MANİPÜLASYON
VE İFTİRAYA RAĞMEN CHP GERİLEMİYOR

Panaroma anketi Mayıs sonuçları aylardır yazdığım şu durumu bir kere daha ortaya koydu.
AKP ve CHP oyları yüzde 35’te kemikleşti.
Geçen ay AKP 1.2 puan öndeydi.
Bu ay bu fark 0.4 puana düşmüş.
Yani bunca yargı baskısı, iktidar medyasının bunca iftirası, Kılıçdaroğlu takımının partiyi yıpratmak için bunca çabasına rağmen CHP gerilemiyor.

LİDER PERFORMANSI DEĞERLENDİRMESİ
ÖZGÜR ÖZEL YÜZDE 37.4 İLE İLK SIRADA

Ekrem İmamoğlu aynı yerde duruyor.
Seçilmiş belediyelere yönelik davaların “hukuki” olduğuna inananlar yüzde 10 seviyesine indi.
Ve parti genel başkanlarının performansları değerlendirmesinde Özgür Özel yüzde 37.4’le yine birinci durumda.
En önemlisi de “Türkiye daha kötüye gidiyor” diyenlerin oranı Mayıs ayında 4 puan birden artarak yüzde 65.2’ye dayanmış.

HER 10 VATANDAŞTAN 7’Sİ “ÜLKE
DAHA KÖTÜYE GİDİYOR” DİYOR

Ne demek bu?
Bu ülkede yaşayan her 10 vatandaştan 7’ye yakını “Ülke daha kötüye gidiyor” diye düşünüyor.
Panaroma’nın Mayıs ayı anketine çok dikkatle ve ayrıntılı baktım.
Bu tablo bana şunu söylüyor:
Bu ülkenin giderek derinleşen maddi ve manevi sorunlarını AKP ve Güçlendirilmiş Başkanlık Hükümeti Sistemi tek başına çözemiyor ve çözemeyecek.

YÜZDE 35 BANDINDA İKİ PARTİNİN
OLMASI TÜRKİYE İÇİN ŞANS

Yüzde 35 bandında iki partinin bulunması çok önemli.
Bu demektir ki halkın yüzde 70’i, çözümü Avrupa gibi “aşırı uçlarda” aramıyor.
Ama bu tablo derin sorunların da ancak bu yüzde 70’in en azından bazı temel konularda “mutabakatı” ile çözülebileceğini gösteriyor.
Yani adalet, meşruiyet, demokrasi, özgürlük, liyakat…
Bunlar şart.

ERDOĞAN SONRASI NORMALLEŞME
ERDOĞAN DÖNEMİNDE BAŞLAMALI

Ve Türk halkı “Erdoğan sonrası” rejimin ne olması, normalleşmenin nasıl sağlanacağı konusunda gerekli sinyallerini de bu araştırmalarda veriyor.
Ben şunu diyorum.
Normalleşme için yüzde 35’lik bu iki partinin birlikte hareket etmesi şart.
Bu yüzde 35’lik iki parti, ya el ele, ya da biri iktidarda biri muhalefette, ama demokrasinin temel prensiplerinde anlaşarak bu ülkeyi uçurur.
Ama Erdoğan sonrası normalleşme, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde başlamalı.
Hepimiz için en iyisi budur.
Hem de Avrupa gibi ırkçı ve aşırı sağ tehditler altında kalmadan başarırız bunu.

DÜN SİLİVRİ’DE BİR İTİRAFÇI
DAHA İTİRAFINI GERİ ALDI

Dün Silivri’de bir itirafçı daha “Baskı altında aldılar” diye ifadesini geri çekti.
İddianameler daha şimdiden çöktü.
AKP’nin yargıda, bunu artık şahsi meselesi hâline getirenleri bir kenara iterek, bu temelsiz davaları en azından tutuksuz yargıya çevirerek, geleceğin barışmış Türkiye’si için ilk temel taşlarını koymasını hâlâ umutla bekleyenlerdenim.
Bu ülke intikam, kin ve nefret duygularından, hesaplaşma ve “dava” saplantılarından çok çekti.
Ülkemizi seviyorsak vazgeçelim artık bunlardan.
Sadece “kendi dava arkadaşlarımızla” değil, bu ülkenin öteki yüzde 50’si ile de aynı yollarda yürümeye, aynı yağmurlarda ıslanmaya hazırlayalım ruhlarımızı.
Bizim neslimiz artık 70’li yaşlarda.
Kendimizi bırakıp, genç nesilleri düşünelim.

TİMUR SOYKAN’IN “14’ÜNCÜ
YENİLGİ” TEORİSİ İLGİNÇ

Son sözüm iktidar medyasına…
Arkadaşlar; CHP’nin milletin gözünde güvenoyu almış Özgür Özel ve arkadaşlarını yıpratmak için Kemal Kılıçdaroğlu’ndan medet ummanız çok yanlış ve çok trajik.
Büyük bir çaresizliğin ifadesi bu…
Timur Soykan son paylaşımında çok çarpıcı bir şey söyledi.
“Kılıçdaroğlu CHP’ye 13 seçim kaybettirdi. Şimdi 14’üncü seçimi de AKP’ye kaybettirecek…”

İKTİDAR MEDYASINDAKİ
ARKADAŞLAR UYMAYIN BU ADAMA

Bir iktidar muhalifi “Ee ne güzel bırakalım kaybettirsin” diyebilir mi…
Hayır diyemez ve dememeli…
Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu, bu kin ve öfkesiyle, bu ihtirası ile 14’üncü defa ancak demokrasiye, adalet duygusuna, özgürlüğümüze, yani bütün millete, hepimize kaybettirir.
Çünkü o sadece kurultayda kendisini 276 oy farkı ile yenenlere değil, bütün Türkiye’ye düşman.
Hepimizden intikam almak isteyen bir canavara dönüştü…
Ona uymanın hiçbirimize yararı yok…

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ’UN
İSVEÇ’TEN YÖNETTİĞİ KRİZ

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş dün bir dış gezi için İsveç’teydi.
TBMM’deki bu krizi oradan yönetti.
Yazıma ona hitaben bir eleştiri ile başlamıştım.
Ama dün akşam üzeri sabahki kararından döndü ve Özgür Özel’in bugün grup toplantısını CHP salonunda yapmasına karar verdi…
Bunu okuyunca yazımı değiştirdim.
TBMM Başkanı doğru olanı yaptı.
Bu Kemal Kılıçdaroğlu’nun anketlerden sonra “Gazi Meclis’teki” ilk hezimetiydi.
Ve AKP’de de TBMM’nin itibarını koruma konusunda ilk uyanış hareketiydi.
Kılıçdaroğlu ikinci hezimete de bugün grup toplantısında uğrayacak.
Bundan da eminim.
Merak etmeyin.
Her şey güzel olacak…

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.