Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında savcı mütalaasını açıkladı... 3 isim için tahliye talebi

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında savcı mütalaasını açıkladı... 3 isim için tahliye talebi

Aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılandığı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası, üçüncü duruşma günüyle devam ediyor. Tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıklayan duruşma savcısı; Gülşah Ocak, Ferit Tutşi ve Çağdaş Ateş’in tahliyesini talep etti. Öte yandan CHP’li başkanlar dahil diğer 13 ismin tutukluluğunun devamı talep edildi.

Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No’lu Duruşma Salonu'nda İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada, şubat ayında yapılan ara değerlendirme ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz isim, ara kararın açıklandığı 27 Şubat'ta ise aralarında İSFALT ve BELTAŞ çalışanlarının olduğu yedi isim hakkında tahliye kararı verildi. Celse aradında ise eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali tahliye oldu. 

Dava; Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 16 sanığın tutukluluğu ile görülmeye devam ediyor. 

3 İSİM İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Bugün duruşmanın başlamasıyla birlikte savcı tutukluluklara ilişkin mütalaasını verdi. Duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaasında; Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Personeli Gülşah Ocak ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tahliyesini talep etti.

CHP’li Başkanlar dahil diğer 13 ismin tutukluluğunun devamı talep edildi.

“ÖMRÜMÜN KALANINI BAŞKALARI GİBİ UTANÇ İÇERİSİNDE GEÇİRECEK HİÇBİR İŞ YAPMADIM”

Duruşma, tutuklu isimlerin mütalaaya karşı tahliye talepleri ile devam ediyor. 

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Yılmaz, “Ben mahkemenizde yargılamaktan korkmuyorum, kaçmıyorum. Hiçbir zaman maddi kazanç kaygısı içerisinde olmadım. Ben ahlaki değerleri olan, yıllarca vergisini ödemiş, toplum menfaati, ülkesi için çalışmış, topluma değer katmış, sevilen, sayılan bir adamım. Ben kendimi itibarsızlaştıracak, ailemin başını öne eğecek, ömrümün kalan kısmını başkaları gibi utanç içerisinde geçirecek hiçbir iş yapmadım. Ben bu süreçte ne yazık ki devlet babanın adaletini hissetmedim” dedi.

“98 YAŞINDAKİ ANNEM BENİ YURT DIŞINDA BİLİYOR"

Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben ihaleye fesat karıştırmadım. Ben evrakta sahtecilik yapmadım. Ben suç örgütüne yardım etmedim. Ben yıllardır suç örgütleriyle mücadele etmiş bir adamım. Ben kamuya zarara uğratacak, kamuyu dolandıracak hiçbir suç işlemedim. Benim annem 98 yaşında. Şu anda benim hapiste tutuklu olduğumu bilmiyor. Benim yurt dışında olduğumu biliyor. Annem cumhuriyet kadınıdır. Lakabı da ‘hükümet’tir. Eğer buradan birisi gitse anneme, ‘Senin oğlun Ali Rıza Yılmaz bu suçu işlemiştir. Bunları yapmıştır’ dese annem ‘Ona söyleyin. Bir daha benim kapıma gelmesin. Ona sütümü haram ediyorum’ der. Ben böyle bir gelenekten, böyle bir aile terbiyesinden geliyorum. Dolayısıyla benim bu suçları işlemem mümkün değildir.”

“10 AYDIR TUTUKLUYUM, YATARIMI YATTIM”

Daha sonra kürsüye gelen, Rıza Akpolat'ın eniştesi Burak Kangal da üzerine atılı suçlamaları redderek, “10 aydır buradayım, yatarımı da yattım. Annemi kaybettim, babam kolon kanseri oldu, hala tedavisi devam ediyor. Burada olduğum süreçte de demans hastalığı başlamış. Babamı, kızımı 10 aydır görmedim. Kızım beni Amerika’da çalışıyor biliyor. Eşim tek başına uğraşıyor. Kızıma her akşam masal okuyan bir babaydım. İlkokula başladı yanında olamadım. Okuma yazma öğrenirken yanında olmak isterdim” dedi.

“HAKKIMDAKİ ÇELİŞKİLİ İFADELER NEDENİYLE 10 AYDIR TUTUKLUYUM”

Ardından, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin tahliye talebinde bulundu. Tekin, sözlerine, “Gözaltına alındığımdan itibaren verdiğim ifadelerin hiçbirinde çelişki yok. Tutarlı ifade verdim, hiçbir zaman da şüpheye düşmedim. Ama benimle ilgili ifade veren kişilerin ifadelerindeki çelişkiyi hepimiz gördük. Ben bu çelişkilerden söz etmek istiyorum çünkü 10 aydır tutukluyum. Eylem 62’de Adıyaman Belediyesi'ndeki tüm sanıklar dinlendi ve deliller toplandı. Sanıklar beni tanımadıklarını, benimle görüşme yapmadıklarını ifade etti” diyerek başladı. 

“21 KİŞİ İÇİN YAPILMIŞ CEZAEVİNDE 70 KİŞİ KALINIR MI? NEYİN SUÇUNU İŞLEDİK DE BUNLARI YAŞIYORUZ?”

Celal Tekin, şöyle devam etti:

“Kaldığımız koğuşta, bir metre kare yer düşmüyor bize. İnsanların üstüne basmadan yürümeye çalışıyoruz. Bu nasıl bir vicdansızlık, biz neyin suçunu işledik de bunları yaşıyoruz? Orada yatan herkese yazık. 21 kişi için yapılmış cezaevinde 70 kişi yatılır mı? Bu neyin vicdansızlığı? Bize mezar verseniz orada yatmaya razıyız. ‘Tekim’ derim en azından. İşlediğimiz suç ne? 170 bin lira için insana bu kadar eziyet edilir mi? Yazık bize.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.