Raziye Özdemir Tüfekçi
ChatGPT Kafası
Çevreyi korumak denildiğinde akla hala ilk olarak geri dönüşüm kutuları, bez çantalar ya da su tasarrufu geliyor. Oysa günümüz dünyasında çevresel etkinin önemli bir kısmı artık dijital alışkanlıklarımızda saklı. İşte tam bu noktada, fark edilmeden büyük bir katkı sunan bir araç var: ChatGPT.
Öncelikle en somut faydadan başlayalım. ChatGPT sayesinde artık gereksiz müsvedde kağıtlar, defter araları, deneme-yanılma çıktıları neredeyse tarihe karışıyor. Bir metni yazmak, düzeltmek, yeniden kurgulamak için sayfalarca kağıt harcamıyoruz. Dijital ortamda üretiyor, düzenliyor ve son haline getiriyoruz. Bu, doğrudan ağaç kesiminin ve kağıt üretimi için harcanan su ve enerjinin azalması anlamına geliyor.
Bir diğer önemli nokta; zaman ve enerji tasarrufu. Bir bilgiye ulaşmak için onlarca e-posta atmak, cevap beklemek, tekrar sormak yerine çoğu zaman ChatGPT’ye sorup saniyeler içinde yanıt alıyoruz. E-postalar sadece zihinsel yük değil; aynı zamanda veri merkezlerinde depolanan, iletilen ve enerji tüketen dijital atıklar. Her gönderilen mail, küçük de olsa bir karbon izi bırakıyor. Bu döngüyü kısalttıkça, elektronik ortamdaki görünmez karbon ayak izimizi de küçültmüş oluyoruz.
ChatGPT’nin sunduğu bir başka çevresel katkı ise çoklu yazılım ihtiyacını azaltması. Photoshop, Word, metin editörleri, fikir panoları… Hepsi ayrı ayrı enerji tüketen, cihazları yoran, güncellemelerle dijital yük oluşturan uygulamalar. ChatGPT, birçok kullanıcı için bu uygulamalara güçlü bir alternatif ya da tamamlayıcı haline geliyor. Daha az program, daha az işlem gücü, daha az elektrik tüketimi.
Üstelik mesele sadece enerji değil; verimlilik. Bir işi daha kısa sürede tamamlamak, bilgisayarın açık kalma süresini azaltmak demek. Bu da bireysel ölçekte küçük ama toplumsal ölçekte ciddi bir tasarruf anlamına geliyor. Kısacası ChatGPT, “daha azla daha çok üretme” fikrini dijital dünyada mümkün kılıyor.
Belki de en kıymetli katkısı şu: ChatGPT, çevre bilinci hakkında içerik üretmeyi, bilgiye ulaşmayı ve farkındalık yaratmayı kolaylaştırıyor. Deniz kirliliğinden karbon ayak izine, sürdürülebilir yaşamdan dijital temizlik alışkanlıklarına kadar pek çok konuda insanların daha hızlı öğrenmesini sağlıyor. Bilgiye erişim kolaylaştıkça, sorumluluk da yayılıyor.
Elbette yapay zeka da enerji kullanıyor; bunu yok sayamayız. Ancak mesele “hiç enerji harcamamak” değil, daha az zararla daha çok fayda üretmek. Doğru ve bilinçli kullanıldığında ChatGPT, dijital dünyanın yükünü hafifleten araçlardan biri haline geliyor.
Bazen çevreyi korumak, bir ağacı dikmekten değil; bir kağıdı hiç kullanmamaktan başlar.
Ve bazen en yeşil adım, sessizce atılır.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.