Naim Babüroğlu
Bir mektup ve iç cephe
Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz öncesi Mart 1922’de Meclis’te bir konuşma yapar. Ve der ki: “Şimdi efendiler, düşmana taarruz için verilmiş olan kesin kararımızı uygulamaya başlamadan önce, hazırlamak ve tamamlamak zorunda bulunduğumuz savaş araçlarının ne olduğunu bilginize sunayım... Birincisi, en önemlisi ve asıl olanı doğrudan doğruya milletin kendisidir. İkinci araç, milleti temsil eden Meclis. Üçüncü araç, ordumuzdur... Kolay anlaşılması için şöyle diyeyim: İç ve görünürdeki cephe... Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir. Görünürdeki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir. Fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çöküşüdür. Bu gerçeği bizden çok daha iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır...” ★★★ Evet... Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, “İç Cephe”yi böyle anlatır. Milli birliği ve toplumsal düzeni, cephedeki başarıdan daha önemli görür. *** Mesela... Osmanlı Devleti’nde, liyakatin yerini adam kayırmacılığın alması ve hukukun kişilere göre uygulanması toplumda derin bir güvensizlik yarattı. Bu durum, toplumun devlete olan bağlılığını zayıflattı ve iç cephe sarsıldı. Sonuç, 620 yıllık koca Osmanlı Devleti tarih sahnesinden silindi. ★★★ Fransız Devrimi’nden önce, Fransa’da halk adalete güvenini tamamen kaybetmişti. Mahkemeler ayrıcalıklı sınıfların lehine çalışıyor, sıradan insanlar için adalet ulaşılmaz hâle geliyordu. Bu durum, toplumun devlete olan bağlılığını yok etti ve iç cephe çöktü. Sonuç, monarşinin yıkılması oldu. ★★★ Adaletin olmadığı bir ülkede, toplum devlete sırtını döner. Ortak değerler zayıflar... Ve iç cephe çöker. ★★★ Gelelim bugüne... Dünya Adalet Projesi’nin (World Justice Project-WJP) 2025 “Hukukun Üstünlüğü Endeksi”ne göre: Türkiye, hukukun üstünlüğünde, 143 ülke arasında 118’inci sırada yer aldı. 2015’te 80’inci sıradaydı. 10 yılda, 38 sıra geriledi. ★★★ Çin, Sırbistan, Kenya, Belarus, Lübnan, Angola, Honduras Türkiye’den iyi durumda... Rusya ise, Türkiye’nin sadece bir sıra gerisinde, 119’uncu sırada. ★★★ Dünyada kişi başına düşen gelir ile, hukukun üstünlüğü karşılaştırıldığında... Genel olarak, hukukun üstünlüğü yüksek olan ülkelerde, kişi başına düşen gelir seviyesi de yüksektir. Hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu ülkelerde ise, kişi başına gelir düzeyi daha düşüktür. ★★★ Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Yeni Zelanda, Almanya, Lüksemburg, “Hukukun Üstünlüğü”nde en iyi durumda olan ülkeler. Refah düzeyi en yüksek olan ülkeler de bunlar... ★★★ Venezuela, Afganistan, Haiti, Sudan, “Hukukun Üstünlüğü”nde en kötü durumda... Açlıktan ve yokluktan kırılan insanlar, bu ülkelerde... Özetle... Adalete güvensizlik, ekonominin damarlarını da kurutur, açlık ve sefalete de sürükler. ★★★ Ve bir mektup... Necati Özkan’dan... Kandıra 2 No.lu F Tipi Cezaevi. “Ben Necati Özkan, size sorumlu vatandaş olmanın mecburi adresi haline getirilen bir yerden, cezaevinden yazıyorum. Ahlaka veya kanunlara aykırı bir davranışım olduğu için değil, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın dört seçim kampanyasını profesyonelce yönettiğim ve hepsi de zaferle sonuçlandığı için hedef seçildim. Aleyhimdeki örgüt üyeliği iddiasına kanıt olarak gösterilen görüşme ve temasların tamamı, profesyonelce yaptığım siyasi danışmanlığın olağan gereğidir. Kanıt olarak sunulan HTS kayıtları ve MASAK raporu gibi belgeler benim masumiyetimi gösterirken, gizli ve açık tanıkların hakikat dışı ve çelişkili beyanları hukuki dayanakmış gibi yansıtılıyor. Hakkımdaki casusluk iddiasında ise, hangi gizli bilgilerin, hangi yolla temin edilerek, kime, neyin karşılığında ve nasıl verildiğine dair tek bir kanıt ortaya konulamamıştır... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 68 sayfalık vaka anlatımında beni suçlayan tek bir tanık ifadesi, tek bir rapor, tek bir kayıt veya kanıt yoktur...” ★★★ Evet, mektubunda öyle yazıyor Necati Özkan... Liderlere, adaylara ve partilere iletişim danışmanlığı yaptı. Yurt dışında da, çok sayıda adayın kampanyasına destek oldu. Avrupa Siyasi Danışmanlar Derneği’nin başkanlığını yaptı. 2010’da, Aristoteles Uluslararası Siyasi İletişim Büyük Ödülü’nü kazandı. Türkiye’de, Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın yurt dışı tanıtım kampanyasında kazandığı iki ödülü var. 2017’de Washington merkezli Compol dergisi tarafından alanında dünyanın en etkili 100 iletişim profesyoneli arasında gösterildi. 23 Mart 2025’te, tutuklandı ve o günden bugüne cezaevinde... ★★★ ABD’nin stratejisi sonucu, bölgede büyük risklerle yüz yüze kalan bir Türkiye’de... İç cephenin güçlü tutulması, yaşamsal önemdedir. Bu dönemde, Türkiye’nin hiç olmadığı kadar, iç cephenin güçlendirilmesine ihtiyacı vardır. Güçlü iç cephe ise, ancak adaletin adım attığı yerde filizlenir.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.