Naim Babüroğlu

Naim Babüroğlu

ABD yeni bir devlet istiyor

27 Ekim 1918... Birinci Dünya Savaşı sonunda, ateşkes antlaşması imzalanacaktır. Osmanlı Denizcilik Bakanı Rauf Orbay ile İngiltere’nin Akdeniz Donanması Komutanı Amiral Sir Somsert Calthorpe başkanlığındaki heyet görüşmelere başlar. Osmanlı heyeti, İstanbul’a şu telgrafı çeker: “Bu metni bizim kabul etme imkânımız yok. Bu metin üzerinde tek tek değişiklik yapma şansımız da yok... İzin verin İstanbul’a dönelim...” ★★★ 29 Ekim 1918... İstanbul’dan, Padişah Vahdettin’den cevap gelir: “Sultan 6’ncı Mehmet Vahdettin’in talimatı: Koşullar ne kadar ağır olursa olsun, bir an önce ateşkes anlaşmasını imzalayın...” ★★★ Padişahtan gelen bu talimat üzerine, heyet Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalar. Seçilen imza yeri, tarihle hesaplaşmanın sembolüydü... Yunanistan’ın Limni Adası Mondros Limanı’nda, Agamemnon adlı İngiliz savaş gemisinde... ★★★ Agamemnon, üç bin yıl önce aynı coğrafyada Truva’yı istila eden Aka’ların komutanının adıydı. Ateşkes heyeti başkanları, imza şerefine, şampanya kadehlerini kaldırırlar. Osmanlı’nın idam fermanının şerefine... ★★★ Heyet Başkanı Rauf Orbay, İstanbul’a döndüğünde sonuçtan çok gururlu olduğunu söyler. Osmanlı Devleti’nin idam fermanı, Türk kamuoyuna büyük bir başarı olarak tanıtılır. Osmanlı Mebusan Meclisi, antlaşmayı oybirliğiyle onaylar. Osmanlı PTT’si, antlaşma için anma pulları çıkarır. ★★★ Kutlamalardan 14 gün sonra 13 Kasım 1918... Osmanlı’nın başkenti İstanbul, fiilen işgal edilir. ★★★ Padişah ve Başbakan, örnek bir konukseverlik sergiler. Deniz Kurmay Albay Ali Rıza Bey’le, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Reşat Hikmet Bey, işgalcilerin amiral gemisine gider. Osmanlı Devleti adına, işgal donanmasına “Hoş geldiniz” derler. Fatih Sultan Mehmet’in emanetini işgal ettiler ya, kusur etmemek gerek... ★★★ Türk İstiklal Savaşı Zaferi... Truva’nın intikamının alınışı... Sevr Antlaşması’nın çöpe atılması... Ve yeni bir devlet... Batının hazmedemediği bir Cumhuriyet... ★★★ Gel zaman, git zaman... Yıl 2014... ABD’nin en etkili ve ünlü Dışişleri Bakanı Kissinger, şunu söyler: “1919-1920 yıllarında, ittifaklarla kurulan ulusal sınırlar, bir bütün olarak yıkılmalıdır.” Yani, Türkiye dahil Orta Doğu haritası değişmelidir... ★★★ Ve 2003’te Irak işgaliyle düğmeye basılır. Sözde “Arap Baharı” fırtınası estirilir. ★★★ 24 Temmuz 2012... ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın gönderdiği bir eposta dikkat çekicidir. İsrail istihbaratının, Suriye’deki iç savaş hakkındaki değerlendirmesi yer alır: “Eğer Esad rejimi devrilirse, İran Orta Doğu’daki yegâne müttefikini kaybedecek ve tecrit olacak. Aynı zamanda, bölgede İran’ı da içine alacak şekilde Şiilerle Sünni çoğunluk arasında mezhep savaşını körükleyecek...” Esad devrildi, demek ki sıra mezhep savaşında... ★★★ 7 Ekim 2023... HAMAS, Gazze’den İsrail’e geniş kapsamlı bir saldırı düzenler. Bu saldırı, tümüyle İsrail’in büyük hedefine hizmet eder. Orta Doğu’nun 11 Eylül’üdür. İsrail ve ABD, bu saldırıyı meşru savunma konumuna çekerler. Ve İsrail, ABD’nin desteğiyle Orta Doğu’nun haritasını değiştirecek, savaş kurallarına aykırı saldırılar düzenler. Suriye’nin güneyini, Gazze’yi ve Lübnan’ın güneyini işgal eder. ★★★ 8 Aralık 2024... Esad devrilir. ABD, İsrail ve İngiltere’nin eğittiği Suriye El Kaidesi HTŞ lideri El Şara (Colani) Suriye yönetiminin başına getirilir. Suriye, ABD ve İsrail’in ön bahçesi olur. Esad döneminde İran’ın dostu olan Suriye, El Şara’yla birlikte İran’ın düşmanı olur. ★★★ Mayıs 2015... Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, ABD’yi ziyaret eder. Başkan Obama ve ardından Başkan Yardımcısı Biden ile görüşür. Görüşmede Biden, Barzani’ye ABD’nin hedefini bir cümleyle özetler:  “İkimizin de ömrü, Kürdistan’ın bağımsızlığını kendi gözlerimizle görmeye yetecek.” ★★★ 4 Haziran 2015... İsrail ve Suudi Arabistan bir plan üzerinde anlaşırlar. ABD Washington’da CFR (Dış İlişkiler Konseyi) toplantısında, iki ülke temsilcisi planı açıklar: “Suudi Arabistan ve İsrail, bağımsız bir ‘Büyük Kürdistan’ projesini desteklemektedir. Kürdistan, bölgede İsrail ve Suudi Arabistan’ın ortak hasmı İran’dan, Türkiye’den ve Suriye’den alınacak topraklar üzerinde kurulacağı için, iki ülke de (İsrail ve Suudi Arabistan) bundan memnuniyet duyacaktır...” ★★★ Ve 2026... ABD/İsrail’in İran’a saldırısı başlar. 7 Ekim 2023’ün kahramanı HAMAS hiç yoktur... Çünkü, görevini çok iyi yapmıştır. ★★★ 18 Mart 2026... ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, nihayet yüz yıldır özlem duydukları projeyi açıklar: “Türkiye’de başlayan süreç, Kürtlerin yaşadığı 4 büyük ülke arasındaki yanlış anlamaların tüm parçalarını kapsıyor. Herkesi bir araya getirme ve Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine imkân tanıma fırsatı...” Yani, Irak, Suriye, İran ve Türkiye’den koparılacak topraklarla, SEVR’de çöpe atılan Kürt Devleti’nin kurulması... Irak ve Suriye ayağı tamamlandı... İran ve Türkiye ayağı kaldı, diyor Barrack... ★★★ Ve şimdi soru şu: Sağır sultan bile, “Papa Pulu” haritasını, PKK terör örgütü haritasını ezberlemişken... TBMM çatısı altında kurulan “Komisyon”, Tom Barrack’ın bu hedefini öngöremedi mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.