Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök

10 bin Euroluk bir “VIP” koltukta 90 dakikada neler gördüm neler

İnsan hayatında bazı şeyler vardır.
İngilizce buna “Once in a life experience” denir.
Yani “Hayatta bir kere yaşanabilecek deneyimler…”
Geçen pazar akşamı işte böyle bir deneyim yaşadım.

BU BAŞLIĞA GICIK OLABİLİRSİNİZ AMA
GICIKLIĞIMI MAKUL ŞEKİLDE İZAH EDECEĞİM

10 bin Euro rakamı bazı insanları “gıcık edebilir.”
Haksız da değiller.
Neticede 450 bin TL demek bu.
90 dakika için asgari ücretin 14 katı.
Bunu biliyorum, ama yine de öyle ifade edeceğim:
Böyle diyorum ki, çünkü ancak üzerinde adımın “SR ERTUĞRUL ÖZKÖK” olarak yazıldığı 450 bin TL’lik bu koltukta oturduğum takdirde yaşayabileceğim şeylerdi bunlar.
O nedenle gıcık olsanız bile okumaya çalışın.
Anlattığım zaman daha iyi anlayacaksınız.

c97bdcb7-1580-45ce-8021-4dcf24c9a956.jpg

BİR EL CLASSICO’DA BONUS
OLARAK NE GÖREBİLİRSİNİZ

Geçen pazar akşamı bir futbolsever için rüya sayılabilecek bir derbiyi izlemeye davetliydim.
Bütün dünyada “El Classico” olarak bilinen “Barcelona-Real Madrid” derbisi.
Maçı “Spotify Nou Camp” adı verilen bu statta izledim.
Üstelik de “bonus” olarak bir şampiyonluk kutlaması vardı.
Barcelona, Real Madrid’i 2-0 yenerek 14 puan farkla La Liga şampiyonu oldu ve daha lig bitmeden kupası maçtan sonra gözümüzün önünde verildi.
Ama ben bu “bir defalık deneyimin” hikâyesine baştan başlayayım.

PAZAR GECESİ 600 MİLYON KİŞİNİN
SEYRETTİĞİ BU STADI KİM İNŞA EDİYOR

Barcelona’nın pazar günkü bu maçını dünyada 600 milyona yakın insan seyretti.
Bu 600 milyon insanın seyrettiği Nou Camp Stadı’nı bir Türk şirketi adeta yeniden yaratıyor.
Yeniden yaratıyor diyorum, çünkü çok zor bir proje.
Eski stadın bir bölümü tarihi eser statüsüne giriyor.
O bölüm korunarak etrafında yeni bir mimari tasarım ve buna uygun mühendislik becerisi gerçekleşiyor.
Bu binayı yapan Türk şirketi “Limak.”
Her zaman yazıyorum ve ömrüm yettikçe yazmaya devam edeceğim.

e9318891-71f2-4e10-b20b-4c733e2395d6.jpg

BANA BİR TÜRK OLARAK
GURUR VEREN TÜRK ŞİRKETLERİ

Türk şirketlerinin, Türk markalarının başarıları benim için büyük gurur ve övünç kaynağı.
O nedenle gelebilecek hiçbir eleştiriyi umursamadan böyle şirketlerimizi, markalarımızı övmeye devam edeceğim.
Tıpkı Aselsan’ın, TUSAŞ’ın, Roketsan’ın, Bayraktar’ın savunma sanayi alanındaki başarıları gibi.
İşte bu büyük derbiye Limak’ın davetlisi olarak gittim.

BU STADI İNŞA EDEN ŞİRKETİN YÖNETİM
KURULU BAŞKANI BİR TÜRK KADINI

Gururumun bir başka nedeni de şuydu:
Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanı bir Türk kadını.
Ebru Özdemir…
Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu bir mühendis.
Yani 600 milyon kişinin seyrettiği o stadı, başında mühendis bir Türk kadının bulunduğu bir Türk şirketi adeta yeniden yaratıyor.
640x360-ef1e9a94-47f2-49ab-99d7-b4326a1abbb3.jpg
Limak’ın yönetim kurulunun üyelerinden 4’ü oradaydı.
Onursal Başkan Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyeleri Batuhan Özdemir ile şirketin iki kurucu ortağından biri olan Sezai Bacaksız’ın oğlu Turhan Serdar Bacaksız.
Ayrıca şirketin en önemli yöneticilerinden biri olan ve hâlen Barcelona Projesi’nin başında görev yapan Reşit Yıldız da bize Nou Camp hakkında çok ilginç bilgiler verdi.
Kısaca ilk ayrıcalığımız, Barcelona’ya onların daveti ile gitmekti.

ac693417-3bf9-42f5-b1d8-a45e62525cec.jpg

10 BİN DOLARLIK DAVETİYENİN
ÜZERİNDE NELER YAZIYORDU

Ama 10 bin dolarlık koltuğun asıl davet sahibi başkasıydı.
Önce şunu söyleyeyim:
Bize verilen bir bilet değil, bir davetiyeydi ve üzerinde aynen şu yazıyordu:
“Başkanlık Locası Davetiyesi:
FC Barcelona Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, SR Ertuğrul Özkök’ü Spotify Nou Camp Locası’ndan şu maçı izlemeye davet ediyor:
FC Barcelona-Real Madrid”
Yani bu davetiye ile maçı Kulüp Başkanı Joan Laporta’nın da bulunduğu locadan izliyorsunuz.

6d4e9386-0fdf-4892-8c07-a9dc5a1ed35f.jpg

12.500 EUROLUK EN PAHALI
YERDE KİMLER OTURUYOR

Hemen belirteyim, bu, o maçın en pahalı yeri değil.
En pahalı bölge, takımların yedek kulübelerinin hemen üstünde, futbolcuların eşlerinin de maçı seyrettikleri küçük bir bölüm.
Oranın fiyatı 12.500 Euro.

BİZDEN DE İMTİYAZLI “SOCI”LER
YILDA KAÇ PARA ÖDÜYOR

Diyeceksiniz ki sıradan bir taraftar bu maçı kaç paraya izliyor.
Orada sistem biraz karışık.
Çünkü stadın bir de “Soci” denilen kombine biletleri var.
Bunlar kulübün resmî üyesi insanların sahip olduğu kombine biletler.
Bir anlamda “babadan oğula” geçen, miras yoluyla devam eden sezonluk kombine biletleri bunlar ve fiyatları çok ucuz.
Yıllık 800-1200 Euro arası.
Ama bunların sayıları sınırlı.

İYİ DE KARDEŞİM TARAFTAR
KAÇA SEYREDİYOR BU MAÇI

Vatandaş taraftara gelince, onu da söyleyeyim…
(*) Bu maç için en ucuz biletler 319-500 Euro arası.
(*
) İyi yan tribünler 700-800 Euro.
(*) VIP başlangıç biletleri 1650-1750 Euro.
(*
) VIP Premium 2450-2750 Euro.

ONDAN SONRA BİZİM GİBİ
“MUTLU MİNİK AZINLIK” GELİYOR

Ondan sonra ise bizim gibi “mutlu minik azınlık” geliyor.
Yani bu maçı Başkan Laporta’nın beş altı sıra üstünde seyretme şansına sahip çok mutlu bir minicik azınlık…
Şimdi geleyim, o 10 bin Euroluk koltukta oturma sayesinde gördüklerime ve yaşadıklarıma…

İLK ADIM İLK FARK: MAVİ HALI
VE KIRMIZI PERDELİ GİRİŞ

Stat henüz tamamlanmadı.
O nedenle bizim girdiğimiz yerler bile geçici bir düzendi.
Ama mavi bir halıdan ve devasa kırmızı perdelerin altından geçerek geldik “Başkan Locası’na…”
Size gönderilen davetiyede yer ve numara yok.
Orada özel bir resepsiyonda size nerede oturacağınız gösteriliyor.
Oradan “Başkanlık Lounge’ı” denilen geniş bölüme geçiyorsunuz.

0775ae8a-edb3-4ee7-8261-5b6e0f57455b.jpg

BAŞKAN LOCASINDA GUSTO ŞOKU:
BİR “NOBU” ŞEFİ KARŞILIYOR BİZİ

Daha girerken ilk şaşkınlığımı yaşıyorum.
Çünkü girişte beni, dünyanın en ünlü Uzak Doğu restoranlarından biri olan “Nobu’nun” küçük bir açık mutfağı karşılıyor.
Yani ünlü şef Matsuhisa ve Robert De Niro’nun restoranı…
Nobu şefleri size orada gözünüzün önünde suşi ve saşimiler hazırlıyor.
Bugüne kadar F1 Grand Prix, EuroLeague, Şampiyonlar Ligi finallerinin VIP lounge’larına girdim.
Hayatımda ilk defa böyle büyük bir markanın “Başkan Locası’nda” yaptığı servise tanık oluyorum.

80152258-b16b-4f00-949a-4c45bdb83a4d.jpg

HARİKA BİR “CORTADOR DE JAMON”
VE HARİKA BİR “PATA NEGRA”

Tabii burası Katalunya…
İspanya’nın bir parçası.
Bir köşede müthiş bir “İberico Jamon’u” (İberik jambonu) bekliyor sizi.
Üstelik “Pata Negra” (siyah toynaklı) denilen en üst kalitesi…
Bonus olarak da harika bir “Cortador de Jamon”.
Yani jambon kesicisi…
Özel bir mekanizmaya yerleştirilmiş jambonu ince ince kesiyor.
Döner kesiciliği gibi “jamon kesiciliği” de gerçek bir sanat.

GECENİN SÜRPRİZİ: 2.5 MİLYAR İNSANIN
DİNLEDİĞİ OLIVIA RODRIGO KARŞIMDA

Salona girdikten sonra karşıma bir başka sürpriz çıkıyor.
Amerika’nın Küba asıllı genç süper starı Olivia Rodrigo…
“Driver’s License” şarkısı sadece Spotify’da 2 milyar 900 milyon kere dinlenmiş bir star.
Bu derbinin özel davetlisi o.
Ve onun adına sınırlı sayıda forma üretilmiş.
Bir köşede o sergileniyor.

UPPER CİHANGİR’E NAZİRE OLSUN
DİYE GÖNDERDİĞİM RS FORMASI

Barcelona daha önce yine böyle bir maçta Rolling Stones’u özel konuk olarak ağırlamıştı.
O özel gün için hazırlanan sınırlı sayıda formalardan biri de bende.
O forma bugün çok kıymetli ve benim şahsi müzemde başköşede duruyor.
Ara sıra fotoğrafını çekip sırf nazire olsun diye “Upper Cihangir”in en büyük Rolling Stones hastası, meslektaşım Tuğrul Yılmaz’a gönderiyorum.
Bundan önce gittiğimde ona da bir tane alacaktım ama maalesef tükenmişti.
Mesleki dayanışma ve teselli arzusu ile ona Londra’dan bir “Oasis” tişörtü almıştım.

BAŞKAN LOCASINA
NE GİYİP GİRDİM

Tabii bu locada özel davetli olarak bulunmanın en büyük ayrıcalığı, bu efsane küresel takımın efsane başkanı Joan Laporta ile sohbet etme imkânı.
Şimdi biraz geriye gideceğim.
Bu bölüme girebilmek için ceket şartı var.
Ya takım elbise ya da bir blazer giymeniz gerekiyor…
Ben de Abdullah Kiğılı’dan aldığım ve yıllardır giydiğim lacivert kolej blazerimi giydim.

bb1d789b-2d4d-4ddc-9b8d-00349203b1ef.jpg

BAŞKAN LAPORTA ÖZEL SEÇTİĞİM
KRAVATIMI GÖRÜNCE NE DİYOR

Gitmeden önce bu karşılaşma anını düşünerek kendime Barcelona renklerinden oluşan bir kravat seçtim.
İspanya’da desteklediğim takım Real Madrid ama Fransız kültür geleneği icabı, “Noblesse oblige” (Asalet bunu gerektirir) diyerek Barcelona renklerinden oluşan bir kravat tercih ettim.
Nitekim daha ilk karşılaşmamızda Başkan Laporta kravatımı tutarak, “Benimkinden daha Barcelona renkleri” dedi…

ASLINDA FORMA VEYA KULÜP
SEMBOLÜ TAŞIYAN KIYAFET YASAK

Kravatımı o renklerden seçtim ama orada bir şeyi öğrendim.
Locaya girmesi yasak kıyafetler varmış.
(*) Eşofman
(*
) Spor kıyafeti
(*) Sandalet veya parmak arası terlik
(*
) Kısa pantolon
(*) Yırtık pantolon
(*
) Forma veya kulüp sembolleri taşıyan kıyafetler.
Merak ettim, acaba benim Barcelona renkleri taşıyan kravatım bu kapsama giriyor muydu…
Ama başkanın kravatı da aynı renklerden olduğu için sormadım.

93a74759-866b-48ab-b134-0a5228ab7268.jpg

LAPORTA’NIN KARİYERİ AZİZ
YILDIRIM’A BENZİYOR

Barcelona Başkanı ilginç bir başkan.
Onun da Aziz Yıldırım gibi bir kariyeri var.
2003-2010 arasında başkanlık yaptı.
Sonra 2021’de yeniden başkan seçildi.
Kulübün 140 bin üyesi var. Tüzükte belirtilen şartları yerine getiren her üye oy kullanabiliyor.
Son seçimde 50 bin üye oy kullanmış.
Lounge’da davetlisi olarak bulunan herkesle sohbet ediyor.
Çok samimi.

LAPORTA 4 TÜRK GAZETECİSİNE
“SİZ DE AİLEDEN SAYILIRSINIZ”

Ama onunla Limak’ın davetlisi olarak konuşmanın da bir ayrıcalığı var.
Nihat Özdemir’le samimi bir sohbet yaparken, benimle birlikte orada bulunan Hürriyet’ten Fatih Çekirge, TV sunucusu İsmail Küçükkaya ve Patronlar Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla’ya “Siz de bizim aileden sayılırsınız” diyor.
Ama itiraf edeyim, gecenin büyük konusu benim kravat oluyor.
Anlayacağınız bu özel başkanlık davetiyesi, 10 bin dolarlık koltuk ve özel kravat sayesinde birden bütün kapılar bize açılıyor.
“10 bin Euroluk minik azınlık” imtiyazları burada da bitmedi.
Devam ediyorum.

d8a5c8ab-7b7c-49a7-a9c6-0ef3cbd3b9ae.jpg

DERBİ GÜNÜNDE SOYUNMA
ODASINA GİRME AYRICALIĞI

O gece derbi günüydü.
Ama takımın çim zemini, teknik direktörün oturduğu yer ve yedek kulübesi de bize açıldı.
Dahası geçici soyunma odalarına girip, orada bir zamanlar Messi’nin, bugün Lamine Yamal’ın, Pedri’nin, Lewandowski’nin; gelseydi Arda Güler’in, Mbappe’nin oturacağı koltuklarda oturup hatıra fotoğrafı çektirdik.

1616cd73-8f7e-4e1e-aa69-316f9bfd9ae4.jpg

NİHAT ÖZDEMİR ZEMİNDEN BİR
TUTAM ÇİMİ ALIP ÇEKİYOR VE

Orada ilginç bir an yaşadık.
Nihat Özdemir Nou Camp’ın yeni hâlini anlatırken bir ara diz çöküp stadın zemininden bir parça çimi tutup çekti.
Ama bir tek çim çıkmadı.
O zeminin altında 2 metreye yakın bir altyapı boşluğu varmış.
Çim 365 gün 24 saat 15 derecede korunuyormuş.
Yani yazın serinletilip, kışın ısıtılıyormuş.
Muazzam bir drenaj sistemi varmış.

9f935746-f1b0-43ce-8885-f2ead95b4e88.jpg

CANLI YAYINLARDA EN
SEVDİĞİM YERİ GÖRDÜM

Büyük derbi maçlarının canlı yayınlarında en sevdiğim an, takımların soyunma odalarından sahaya giden tüneldeki görüntüleridir.
O nedenle hep 10 dakika önce açarım televizyonu.
Burada da o halı döşenmiş merdivenli yere girdik ve üç gazeteci orada poz verdik.
Benim saklayacağım karelerden biri olacak bu.

1ef1c6a0-19b9-4959-8621-f92af1e3021e.jpg

105 BİN KİŞİLİK DEVASA STAT
KAÇ DAKİKADA BOŞALACAK

Bittiğinde 105 bin kişilik bir stat olacak.
Tabii böyle olunca insanın aklına şu soru geliyor:
Bu stat acil bir durumda nasıl boşalır?
Proje Koordinatörü Reşit Yıldız kesin bir bilgi veriyor:
“Tam 11 dakikada tamamen boşalacak şekilde tasarlandı.”

HER TUVALETE BİRER KİŞİ KONUP
AYNI ANDA SİFON ÇEKTİRİLMİŞ

Böyle zamanlarda hep merak ettiğim bir şey var.
Kadınlar tuvaleti…
Özellikle bir kadın tuvaletinin önüne gidip fotoğraf çektirdim.
Bunun hesaplanması da özel olarak yapılıyormuş.
Devre aralarında önünde kuyruk olmayacak şekilde hesaplanıyormuş.
Bu arada çok ilginç bir deneyimden söz etti.
Tuvaletlerin hepsine birer insan yerleştirip aynı saniyede sifonlar çektirilerek bir tatbikat yapılmış.
Bunun görünmeyen kısımlardaki su sistemlerini nasıl etkilediği incelenmiş.

camp-nou-3.jpg

15 BLOĞUN ARASINA KONAN DEV
SÜSPANSİYONLAR NEREDEN ESİNLENDİ

En dikkatimi çeken şeylerden biri, stadı oluşturan bloklar arasına yerleştirilen hidrolik süspansiyonlar oldu.
Barcelona büyük bir deprem bölgesi değil.
Ama 2000 yılda bir olabilecek bir deprem ihtimali üzerinden stadı oluşturan 15 blok arasına süspansiyonlar yerleştirilmiş.
Deprem anında blokların birbirine vurup dengeyi bozmasını engelleyen bloklarmış bunlar.
Bu sistem, Çanakkale Köprüsü’nde kullanılan bir sistemden hareketle tasarlanmış.
Orada da köprü ile kuleler arasına böyle bir sistem yerleştirilmiş.

STADIN İNŞASINDA EN KRİTİK
“10 MİLİMETRE ANI” NE ZAMAN

Stadın inşasında en kritik ve en önemli an henüz gelmemiş.
O an, stadın tepesine yerleştirilecek olan kapalı kubbenin montajının yapılacağı anmış.
Bunun tahmin edemeyeceğimiz kadar hassas bir an olduğunu söylüyorlar.
Çünkü 50 dönüm genişliğinde bir kubbe çatıya çıkarılacak.
Bunun 10 milimetre hassasiyetle yerleştirilmesi gerekiyormuş.
Kubbe önce stadın zeminine monte edilecekmiş. Oradan özel bir kaldırma sistemi ile tepeye taşınıp yerleştirilecekmiş.
Bu arada bana gurur veren bir şeyi daha öğreniyorum.
Bu kubbeyi de bir Türk şirketi olan ÇİMTAŞ yapıyormuş.

BİR DİJİTAL LABİRENTE
SIĞDIRILAN DİJİTAL HAFIZA

Şimdi geliyorum bana en heyecan veren yerlerden birine…
Kulübün Dijital Müzesi’ne.
32 Euro karşılığı gezilen çok etkileyici bir müze burası.
Büyük ölçüde dijital bir gözle hazırlanmış.
Adeta dijital bir labirent.
İçinde kayboluyorsunuz.
Bu arada bir gözlemimi aktarayım. Dijital labirentte kaybolmak, gerçek bir labirenttekinden daha kolay ve çıkışı daha zormuş.
Ama kulübün bütün hafızası burada.
O müzeyi gezerken iki kişinin Barcelona hafızasında ne kadar büyük yeri olduğunu anlıyorsunuz.
Johan Cruyff ve Leo Messi…

174b59d7-4164-44d1-8a2f-2ba3b206cb27.jpg

BİR FENERBAHÇELİ
OLARAK EN HÜZÜNLÜ ANIM

Tabii bu stadı bir Fenerbahçeli olarak gezerken aklınız bir yandan da kulübünüzde.
Üstelik burayı Fenerbahçe’nin eski bir Yönetim Kurulu Başkanı olan Nihat Özdemir’le geziyorsunuz.
En hüzünlü anım, Barcelona’nın kazandığı La Liga, Kral Kupası ve Avrupa şampiyonluklarından gelen kupaların sergilendiği yerdi.
İnsan bu kupaları seyrederken tabii ki aklına bir gece önce Galatasaray’ın yaptığı kutlamalar geliyor.
Bu da buruk bir tat bırakıyor…

YENİ “NOU CAMP”I, FENERBAHÇE
STADINI İNŞA EDEN BİRİ YAPIYOR

Ama şunu da düşünüyorsunuz.
Bu muazzam stadı bir Türk şirketi inşa ediyor.
Ve bu şirketin onursal başkanı, bir zamanlar Türk futbol tarihinde stat devrimi olan Fenerbahçe Chobani Arena’yı inşa eden Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun üyesiydi.

JOAN LAPORTA İLE AZİZ
YILDIRIM’IN ORTAK YANI

Laporta gibi, eğer seçilirse Aziz Yıldırım da ikinci defa yönetime gelmiş olacak.
Laporta bu döneme adını Nou Camp’ı yeniden inşa eden başkan olarak geçecek.
Ayrıca stadın yanına Barcelona basketbol takımı için NBA büyüklüğünde bir basket arenası inşa edilecek.
Umarım Aziz Bey de bizim futbol ve basket sahalarımız için aynı başarıya imza atar.

LAS VEGAS SPHERE’İNİ
ANDIRAN 360 DERECE TARİH

Bu arada 360 derece bir dijital ekran deneyimi var.
Biraz Las Vegas’ın “Sphere”ini andıran bir deneyim bu.
Gerçekten insanın tüylerini diken diken eden bir kulüp hafızası geçiyor gözünüzün önünden.
Yeni Nou Camp’ta bu müzenin daha büyüğü ve teknolojik olarak çok daha ileri bir hâli hazırlanıyormuş.

KULÜBÜN BİLET VE FORMA
SATIŞINDAN GELEN PARA

(*) Kulübün sadece bu müzeyi ve stadı yılda 2 milyona yakın insan geziyormuş ve kulübe 80 milyon Euro’ya yakın gelir getiriyormuş.
(*
) Kulübün maç günü bilet satışlarından yılda elde ettiği gelir 120-160 milyon Euro civarındaymış.
Stat 105 bin kişiye çıkarılınca bu gelirin 200-250 milyon Euro bandına çıkacağı hesaplanıyor.
(*) Kulübün bu miktarda bir başka gelir kaynağı daha var.
Forma satışları.
Yılına göre 180 milyon Euro’ya kadar çıkıyormuş.

ba.jpg

SPOTIFY İSMİNİ STADIN ÜZERİNE
KOYMAK İÇİN NE KADAR VERİYOR

Stadın adı “Spotify Nou Camp…”
Tarihte ilk defa bir müzik şirketi böyle bir kulübe bu çapta sponsor oluyor.
Bir Spotify kullanıcısı olarak çok merak ettiğim konulardan biri, ne kadar sponsorluk ödendiğiydi.
Yılda 20 milyon Euro ödüyorlarmış.
Bu paketin tamamı 280 milyon Euro’ymuş.

ÇOCUKLARIN NEREDEYSE TAMAMININ
SIRTINDA LAMİNE YAMAL FORMASI VAR

Barcelona’da kaldığım 2 gün boyunca gerek şehirde gerek statta gözlemlediğim bir şey var.
Özellikle çocukların sırtındaki formaların neredeyse tamamında “Lamine Yamal 10” ismi vardı.
Statta da çok büyük ağırlıktaydı.

10-lamined.jpg

LAMİNE YAMAL FORMASI
KULÜBE NE KAZANDIRDI

Yani Lamine Yamal büyük bir hızla yeni “Messi” olmaya doğru gidiyor.
2025’te forma çıktığında ilk 2 günde 70 bin Yamal forması satılmış.
Bundan elde edilen gelir 12 milyon Euro’ymuş.
Ama aynı yıl dünyada satılan Lamine Yamal forma sayısı 1.3 milyonmuş.
Elde edilen gelirin de 80 milyon Euro olduğu yazılıyor.

BEN KAÇ NUMARALI
FORMA İSTEDİM

Geliyorum “10 bin dolarlık minik azınlık imtiyazının” sonuna…
Orada bizlere de birer forma ve boyun atkısı hediye edildi…
Hepimizden beden ölçülerimiz ve hangi numarayı istediğimiz soruldu.
Fatih Çekirge ve İsmail Küçükkaya “10” numara istedi. Toygun Atilla ise 8 numarayı tercih etti.
Yani “Messi’nin numarasını…”
Bilin bakalım ben kaç numara istedim?
“35…”
Yorumu İzmir’e bırakıyorum.
Bu arada ligde kalmayı başaran Karşıyaka Basketbol takımını da kutluyorum.
Vallahi aynı gece sevinç gösterileri, La Liga şampiyonluğunu kazanan Barcelona’dan daha tutkuluydu.

UMARIM NİYE OMBUDSMANI ÇILDIRTACAK
BÖYLE BİR BAŞLIK ATTIM ANLAMIŞSINIZDIR

Son cümlelerim şu olacak.
Biliyorum, “gıcık” bir başlık attım.
Ama bu başlığın çok gerçekçi bir anlamı vardı.
Kendi paramla gitseydim bu başkanlık imtiyazlarına sahip olamazdım.
Ne sadece başkanlık davetiyesi ne de sadece Limak daveti yeterdi.
Başkan Laporta ve Limak birlikte bu imkânı sağladı bize.
Ve geriye işte bu “10 bin Euroluk bu fotoroman” kaldı…
Yani bana gıcık olun, ama yazdıklarımı da anlamaya çalışın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.